Haftanın Özeti: 212

Tasarım, İnovasyon

Birleşmiş Milletler’in tahminlerine göre 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyarın üzerine çıkacak. Bu durum, gıda ihtiyacının 2013’e göre yüzde 50 artmasına yol açacak. İhtiyaçların karşılanabilmesi için tarımın daha verimli hale getirilmesi gerekiyor. Tarımda büyük veri kullanımıyla aynı miktarda topraktan daha fazla ürün elde edilerek, artan nüfusla gelmesi beklenen gıda krizi engellenmeye çalışılıyor. Geçmişte geleneksel yollarla toplanan verilerden çok daha fazlası teknolojik cihazlarla toplanıyor. Bu cihazların üretilmesinin yanı sıra, toplanan verilerin anlamlandırılması ve verimin artırılmasında kullanılması için şirketler yeni çözümler geliştiriyor.

Cape Town Üniversitesi‘nden araştırmacı Suzanne Lambert insan idrarı ve canlı bakterileri kullanarak farklı şekil, boyut ve sertlikte yapı malzemesi üretti. Bu malzemenin, bin derece ateşte pişirilen ve karbondioksit yayılmasına sebep olan tuğlalara alternatif olabileceği düşünülüyor. Konuyu tamamen bir geri dönüşüm çabası olarak gören Lambert, üretim sürecinde oluşan yan ürünlerin de gübre olarak kullanılabileceğini söylüyor.

İş ve yatırım dünyasının ünlü isimlerinden Richard Branson iklime etkisi 5 kat daha az olan ancak fiyatı da bugünün fiyatlarının iki katını aşmayan bir klima üreten girişimcilere toplam 3 milyon Dolar vereceğini açıkladı. Küresel Soğuma Ödülü olarak adlandırılan bu projenin amacı, klima kullanımının çevreye verdiği zararı azaltmak ve böylece iklim değişikliğinin etkilerini durdurmak. 2019 yılında 10 girişime, düşük enerji tüketimli klima üretmeleri için 200 bin Dolar destek verilecek. Bu girişimlerin ürettiği prototipler laboratuvar ortamında farklı sıcaklıklarda test edildikten sonra kazanan model 1 milyon Dolar’lık yatırımın sahibi olacak.

Gelecekte çatılardaki güneş panellerinin iki görevi olacak: Hem güneşten enerji elde etmek hem de evi soğutmak. Bilimciler bu iki teknolojiyi birleştiren bir cihaz geliştirdi. Yeni cihaz henüz prototip olsa da dünyanın enerji ihtiyacını çözme alanında önemli bir adım. Üstünde enerji üreten panel, altında da ışınımsal soğuma gerçekleştiren malzeme bulunan iki parçalı cihaz henüz çok küçük ve kullanılan malzemelerin pahalı olması sebebiyle daha büyüğünün yapılması çok maliyetli olacak. Şimdilik, geleceğin evleri için güzel bir hayal.

Geleceğin evi deyince sizin aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama Ori adlı robotik mobilya üreticisinin aklında şöyle şeyler var:

Çin’de, İkinci Dünya Savaşı sırasında kullanılan bir taş ocağına inşa edilen Shimao Wonderland InterContinental adlı otel 20 Kasım’da açılıyor. 12 yılda yapılan 18 katlı otelin sadece iki katı yer seviyesinin üstünde. Bina ayrıca kendi jeotermal ve güneş enerjisi sistemleriyle günlük enerji ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlandı.

Robert Sabuda adlı ‘kitap sanatçısı’ Leonardo da Vinci Robot Topluluğu ile bir araya gelerek bir çizim makinesi üretti. Da Vinci‘nin Robot Şövalye olarak adlandırılan, oturup kalkabilen ve misafirlere sarılan ‘robotunun’ çizim de yapabildiği iddiasından esinlenerek geliştirilen Drawmaton adlı bu makine, şu anda Kickstarter üzerinden fon topluyor. Bir zırh giydirilen Robot Şövalye’nin 1495’te Milano’da sergilendiği, makaralar ve kablolar yardımıyla hareket ettiği söyleniyor. Haziran 2019’da gönderimlerinin yapılması hedeflenen Drawmaton kiti lazerle kesilmiş ahşap ve metal parçalardan oluşuyor. Kullanıcı bu parçaları kendisi birleştiriyor.

Aurora Flight Sciences 10 yıl süren geliştirme aşamasının ardından, güneş enerjisiyle çalışan tam ölçekli otonom hava aracı Odysseus‘u tanıttı. Aylarca havada kalabilecek şekilde tasarlanan Odysseus ilk test uçuşunu 2019’da yapacak. Bu hava aracı, geliştirilmekte olan bir dizi Yüksek İrtifa Yalancı Uydu (HAPS) tasarımından sadece biri. HAPS’lar geleneksel insansız hava araçlarıyla uydular arasındaki boşluğu doldurmak için geliştiriliyor. Teoride bu tam otonom hava araçları sonsuza dek uçabilir. Güneş enerjisiyle çalışan ve 20 kilometre yükseklikte uçan araçlar bulutlardan, rüzgardan ve ticari uçaklardan etkilenmiyor.

Ford, market zinciri Walmart ve teslimat uygulaması Postmates ile iş birliğine giderek Miami’de otonom araçlarla gıda alışverişi teslimatı yapacağını açıkladı. Ford 2018’in Şubat ayından bu yana Miami’de otonom araç programını test ediyordu. Bu bölgede Walmart’ın evlere servis hizmeti de oldukça popüler. Bu hizmette kullanılacak araçların tam otonom olmayacağının altını çizmek gerek. Tıpkı Domino’s iş birliğinde olduğu gibi Ford’un bu programında kullanılan araçlarda da her zaman sürücü koltuğunda biri oturacak. Ancak aracın camları siyah filmle kaplanarak içeride bir insan olduğunun görülmesi engellenecek. Burada hedef, insanların sürücüsüz araçlara ve otonom teslimata yaklaşımını gözlemlemek.

Hemen her yeni teknolojinin şöyle bir uğramakla yükümlü olduğu iki sektör var diyebiliriz: Porno ve seks ticareti. Otonom araçlar da bu zorunluluğa tabi görünüyor. Surrey Üniversitesi Turizm Bölümü’nden araştırmacılar, otonom araçlar üzerine çalışmaya başladıklarında, bu teknolojinin otel ve restoranları nasıl etkileyeceğini bulmaya çalışıyordu: “İnsanlar arabalarında uyumaya başlayınca yol kenarındaki oteller bu durumdan etkilenecek. Belki yemek hizmeti veren arabalar ortaya çıkacak ve restoranların işleri azalacak. Tüm bunlar arabada uyumanın ve yemek yemenin dışında ne gibi etkinlikler yapılabileceğini düşünmemize neden oldu.” Varılan nokta tabii ki mobil genelevler.

Hatırlatma: Hafta özetimiz toplam 5 sayfadan oluşuyor.Diğer kategorilere ait gelişmelere aşağıdaki listeden geçebilirsiniz.

Özet Başlıkları

  1. Türkiye ve dünyadan güncel gelişmeler.
  2. Bilim, teknoloji, yazılım, donanım.
  3. Dijital girişimler, yatırımlar, web siteleri.
  4. Dikkat çeken tasarımlar, inovatif ürün ve hizmetler.
  5. Sinema, TV, kültür/sanat gelişmeleri.

5 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz: