Haftanın Özeti: 195

Bilim, Yazılım, Donanım

Qualcomm, önümüzdeki bahar döneminde piyasaya sunulacak bazı telefonlarda kullanılacak ultrasonik parmak izi okuyucusunu tanıttı. Bu teknolojinin Samsung’un yeni telefonu Galaxy S10‘da kullanılması bekleniyor ancak iki taraftan da konuya dair bir açıklama gelmedi. Ultrasonik parmak izi okuyucusu, üzerindeki parmağa ses dalgaları göndererek girinti ve çıkıntılarını yansıyan ses dalgalarıyla ölçüyor. Bu teknolojiyi günümüzde kullanılan parmak izi okuyucularından ayıran özelliği ise camın altından çalışabilmesi. Pek çok üretici telefonun ön yüzündeki butonu kaldırmak ve müşterilere daha büyük bir ekran sunmak istiyor ama bu mevcut parmak izi okuyucusunu da kaldırmak anlamına geldiği için pek uygulanmıyor. Qualcomm’un yeni teknolojisinin en güzel özelliklerinden biri de ıslak parmakla da kullanılabilmesi. Sadece yüzde 1 hata oranı bulunan ultrasonik parmak izi okuyucusunun gecikme süresi ise 250 milisaniye.

Fransa göçmenleri ve yurt dışından gelen yetenekli öğrencileri kucaklayan politikalarıyla, dünyanın yeni teknoloji lideri olmaya aday. ABD uzun süredir dünyada teknolojinin merkezi olarak pek çok farklı ülkeden öğrenci, göçmen ve mültecinin geldiği, eğitim aldığı ve şirketler kurduğu bir merkez oldu. Bugün büyük ABD şirketlerinin yönetiminde göçmen ailelerin çocukları ya da eğitim almak için gelip ülkeye yerleşen kişiler bulunuyor. Daha küçük çaplı olsa da benzer bir durum İngiltere için de geçerliydi. Ancak Donald Trump’ın politikaları ve Brexit hamlesi bu iki ülkenin yurt dışından gelen kalifiye eleman kaynağını hızla kesti. Bu noktada Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron‘un göçmenlerin işe alınmasını kolaylaştıran reformları ülkeyi girişimcilerin gözdesi haline getirdi. Sadece çalışanlar değil gelecek vadeden öğrenciler de Fransa’nın teknoloji merkezi olarak gelişimine katkıda bulunuyor. Ülkedeki doktora öğrencilerinin yüzde 41’i Fransız değil. Ayrıca San Francisco körfezindeki fahiş kiralar ve ABD’de yabancı yatırımcıların girişimlerine karşı gelişen olumsuz tutumlar pek çok yatırımcının şirketini Silikon Vadisi‘nin dışına taşımak istemesine sebep oluyor.

Daha önce kişisel bilgileri çalmaya ya da büyük şirketlerin güvenlik önlemlerini alt etmeye çalışan, bu denemelerde de kısmen başarılı olan hacker’lar şimdi de gözünü benzin istasyonlarına dikti. Geçmişte benzin istasyonlarındaki kredi kartı okuyucularından kart bilgisi çalmaya çalışan hacker’lar olmuştu ancak yeni saldırıların amacı para değil benzin çalmak. Detroit polisi, tek bir istasyonundan toplam bin 800 Dolar değerinde benzin çalındığını açıkladı. Yetkililer hırsızların pompanın kontrolünü ele geçirmek için uzaktan kumanda edilen bir cihaz kullandığını düşünüyor. En az 10 adet arabanın deposu bu saldırı esnasında dolduruldu. Bu münferit bir olay değil elbette.

Adobe‘nin en çok kullanılan programlarından biri olan Photoshop‘un tam sürümü iPad‘e geliyor. 2019’da gerçekleşmesi beklenen bu hamle hem cihazı daha işlevsel hale getirecek hem de Adobe’nin potansiyel kullanıcılarının alternatif uygulamalara yönelmesinin önünü kesecek.

Daha önce Google‘da çip üretim ekibine yardımcı olan Shariar Rabii artık Facebook Başkan Yardımcısı olarak görev yapacak. Bu hamle, Facebook’un tıpkı rakipleri Apple, Google ve Amazon gibi kendi çiplerini üretmeyi hedeflediğini gösteriyor. Nisan ayında çip tasarımı için bir ekip kurduğunu açıklayan şirketin geliştirdiği çipleri büyük veri merkezlerinde ya da yapay zeka çalışmalarında kullanabileceği düşünülüyor.

Microsoft, aylık 300 milyon kullanıcısı olan Skype‘ın yeni masaüstü sürümünü duyurdu. HD görüntü, 24 kişiye kadar ekran paylaşımı, @mention desteği, daha önce gönderilmiş dosyaların kolay bulunmasına yönelik galeri özelliği, paylaşımlarda limitin 300 MB’a çıkarılması gibi yeniliklerle gelen Skype 8.0‘a bu yaz başka özelliklerin de eklenmesi bekleniyor. Okundu bilgisi de onlardan biri olacak. Skype 7.0 ise 1 Eylül’e kadar kullanılabilecek.

2 bin 400’den fazla kişi ve kurum ölümcül otonom silahların geliştirilmesi, üretilmesi, ticareti ya da kullanımına dair faaliyetlerde yer almayacaklarını belirten bir bildiriye imza attı. 90 farklı ülkeden gelen imzacılar ayrıca hükümetlerin bu tarz silahları yasa dışı hale getirmesi için de talepte bulundu. Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk ile yapay zeka teknolojilerinin öncülerinden DeepMind kurucuları Demis Hassabis, Shane Legg ve Mustafa Süleyman da “İnsan hayatına son verme kararı asla bir makineye bırakılmamalıdır” diyen bildiriyi imzalayanlar arasında. Aynı isimler geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler’e gönderilen ve otonom silah sistemlerinin düzenlenmesini talep eden mektuba imza atmıştı.

Öte yandan robotların askerlik eğitimi hızlanarak devam ediyor. Amerikan Ordusu ve Carnegie Mellon Üniversitesi Robotik Enstitüsü, otonom robotlarla askerler arasındaki takım ruhunu geliştirmek üzerine çalışmalar yürütüyor. Araştırmayı yürüten ekibe göre bunun yolu da robotların özgün davranış biçimleri geliştirmesi ve karar alabilir duruma gelmesinden geçiyor.

Aramızda ev işlerini robotlara devredeceği günü iple çekenler vardır muhtemelen. Birçok teknoloji şirketi insanlara günlük işlerinde yardımcı olacak robotlar geliştirmek için çalışıyor ancak bu süreçte ev ortamında denemeler yapma gerekliliği ortaya çıkıyor. MIT Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka Laboratuvarı (CSAIL) ev robotlarını işletecek yapay zekayı eğitmek için VirtualHome adlı sanal ev projesini geliştirdi. Böylece deneme süreci hiçbir ev eşyası zarar görmeden gerçekleşiyor. VirtualHome, görünüş olarak popüler bilgisayar oyunu The Sims‘e çok benziyor. Tasarlanan karakter oyundakine benzer bir evde dolaşıyor ve kendisine verilen görevleri yerine getiriyor. Diğer odadan bir eşya getirmek, kahve hazırlamak ya da yemek pişirmek gibi yeri geldiğinde insanı yoran görevler yani.

Yapay zekadan bahsediyoruz madem, meraklısı için Türkçeye yeni çevrilmiş bir kitabı da araya sıkıştıralım. Bu disiplinin kurucuları arasında yer alan ve halen Stanford‘da dersler vermeyi sürdüren Nils J. Nilsson‘ın kitabı “Yapay Zeka: Geçmişi ve Geleceği” adıyla ve Mehmet Doğan çevirisiyle Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi tarafından basıldı. 695 sayfa kendileri.

O kadar yapay zeka dedik, Çin’in hiç lafı geçmedi hayret. Yayımlanan rapora göre ülkedeki yapay zeka piyasasının 2018 sonuna kadar yüzde 75 oranında büyümesi öngörülüyor.

Birleşik Krallık‘ta biyoloji ve tıp alanlarındaki etik konularda analizler yapıp raporlar hazırlayan Nuffield Biyoetik Konseyi (NCB) adlı bağımsız kuruluş, Salı günü insanlarda genom düzenleme ve üreme konuları hakkında toplumsal ve etik konulara odaklanan bir rapor yayımladı. Rapora göre insan embriyosu, spermi ya da yumurtasının düzenlenmesi yeni doğacak kişinin refahını tehlikeye atmadığı ve toplumda dezavantaj, ayrımcılık ve ötekileştirmeyi artırmadığı sürece ahlaki açıdan kabul edilebilir bir eylem. Tabii bu işlemleri gerçekleştirmeden önce güvenlik standartlarını belirlemek için daha fazla araştırma yapılması ve toplumsal tartışma ortamı oluşturulması tavsiye ediliyor. Özel tasarım bebeklerin doğması için hala önümüzde yıllar var ancak insan embriyosunun düzenlenmesine NCB tarafından yeşil ışık yakılması bu teknolojinin hayatlarımızın bir parçası olacağı günün bir adım daha yaklaştığı anlamına geliyor.

Hollandalı girişim Mosa Meat, laboratuvarda üretilen eti pahalı bir deney olmaktan çıkarıp satın alınabilir bir ticari ürün haline getirmeye hazırlanıyor. Kültürlenmiş hayvan hücrelerini geliştirmek için daha ileri teknikler kullanan şirketin hedefi laboratuvarda sürdürülebilir ve ucuz et ürünleri üretmek. Yakın zamanda 7,5 milyon Avro (yaklaşık 42,1 milyon TL) yatırım alan Mosa Meat, Google’ın kurucularından Sergey Brin tarafından da destekleniyor. Bu yatırımlar 2021’de tanesi 9 Avro (yaklaşık 50 TL) olan hamburgerlerin satışa sunulmasını sağlamak için kullanılacak. Sonraki 7 yıl boyunca maliyet düşürme çabaları devam edecek.

John Hopkins Üniversitesi liderliğinde yapılan bir araştırma işlenmiş et ürünlerinin ciddi psikolojik sorunlara yol açtığını ortaya koyuyor. Bu ürünlerin sağlık sorunlarına yol açtığı daha önce de sıkça gündeme geldi tabii ama bu araştırma bipolar bozuklukla ilişkilendirmesi açısından önemli.

Wyoming Üniversitesi‘nde yapılan bir araştırmada ise kırmızı acı biberlere yakıcı tadını veren kapsaisin maddesinin yağ hücrelerinin enerji yakmasını tetikleyerek zayıflama sağladığı görüldü. Hayvanlar üzerinde yapılan ilk çalışmalar, üretilen ilacın kilo kaybında etkili olduğunu, insülin hassasiyetini geliştirdiğini ve kahverengi yağın termojenezini tetiklediğini gösterdi. Tabii araştırma ekibi aynı etkinin çok fazla acı yiyerek sağlanamayacağına dair bir uyarı yapma ihtiyacı da hissetti.

Oxford Üniversitesi araştırmacılarının gerçekleştirdiği yeni bir çalışmada, ciddi şekilde yükseklik korkusu olan kişileri iyileştirmek için sanal gerçeklik tabanlı bir tedavi kullanıldı. Bu çalışma, sesli komutlara yanıt verebilen, bilgisayarda oluşturulmuş bir sanal terapist tarafından yönlendirilen tamamen otomatik bir tedavi yönteminin etkinliğini ilk kez ortaya koydu. Deney grubundaki katılımcılar iki haftalık sürede toplam 6 kez 30 dakikalık sanal gerçeklik seansına katıldı. Bu seanslarda Nic adlı sanal terapist tarafından yönlendirilen katılımcılar, normalde tehlikeli olduğunu düşündükleri bazı eylemleri sanal gerçeklik ortamında güven içinde yapmaları için teşvik edildi. Sonuçlar beklenmedik derecede etkileyiciydi. Katılımcıların yükseklik korkuları, tedavi görmeyen kontrol grubuna oranla ortalama yüzde 68 azaldı.

Bugünlerde çok fazla kişi kendini yalnız hissediyor ancak yalnızlığın tanımı biraz karmaşık. Çünkü sadece konuştuğunuz ya da tanıdığınız kişi sayısına bakarak yalnızlığı ölçmek mümkün değil. Etrafınızda çok fazla insan olsa da yalnız hissedebilirsiniz. Komedyen Robin Williams “Başıma gelebilecek en kötü şeyin yalnız kalmak olduğunu düşünürdüm. Öyle değilmiş. Hayatta başına gelebilecek en kötü şey sana yalnız hissettiren insanlarla bir arada olmakmışdemişti. Yalnızlık her üç yetişkinden birini etkileyen genel bir durum. Beyne ve bağışıklık sistemine zarar veriyor, depresyona ve intihara yol açabiliyor. Yalnızlık ayrıca erken ölüm riskini konusunda sigara içmek kadar etkili ve obeziteden daha tehlikeli. Yalnız hisseden kişiler diğerlerinin kolaylıkla başa çıktığı durumlarda daha fazla stresli hissediyor ve yeterince uyusalar dahi dinlenmiş hissetmiyorlar. Ayrıca nesiller boyunca aktarılan bir yalnızlık geni var. Bu gene sahip kişiler yalnız olmasalar bile toplumdan uzak hissettiklerinde daha fazla strese giriyorlar. Araştırmalar gösteriyor ki yalnızlık, sağlığın en büyük düşmanı.

Hatırlatma: Hafta özetimiz toplam 5 sayfadan oluşuyor.Diğer kategorilere ait gelişmelere aşağıdaki listeden geçebilirsiniz.

Özet Başlıkları

  1. Türkiye ve dünyadan güncel gelişmeler.
  2. Bilim, teknoloji, yazılım, donanım.
  3. Dijital girişimler, yatırımlar, web siteleri.
  4. Dikkat çeken tasarımlar, inovatif ürün ve hizmetler.
  5. Sinema, TV, kültür/sanat gelişmeleri.

3 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz: