Haftanın Özeti: 195

Genel Gündem

15 Temmuz 2016‘daki darbe girişiminin 5 gün sonrasında yürürlüğe giren Olağanüstü Hal (OHAL) 18 Temmuz itibarıyla sonlandırıldı. Öte yandan hükümet tarafından OHAL dönemindeki bazı uygulamaların yasa haline getirilmesine dair bir taslak hazırlandı. Yasa teklifine göre, örneğin toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süresi 4 güne çıkacak ve gerek görüldüğü takdirde iki kez uzatılabilecek.

Her devrin popüler konusu olan bedelli askerlikte somut gelişmeler yaşandı. 31 Aralık 1993 ve öncesinde doğanları kapsayan bedelli askerlik düzenlemesinin de yer aldığı torba yasa 23 Temmuz’da Meclis’te görüşülecek. Teklife göre şartları karşılayanlar 15 bin TL ödeyerek 28 gün temel askerlik eğitimi alacak. Türkiye’de bedelli askerliğe dair birkaç not:

  • Türkiye’de yaşayanlara yönelik ilk bedelli uygulaması 1987’de Turgut Özal döneminde çıkarıldı. Düzenlemeden 18 bin 433 kişi yararlandı.
  • 1992’de 35 bin 111 kişi, 1999’da 72 bin 290 kişi, 2011’de 69 bin 73 kişi ve 2014’te 203 bin 824 kişi bedelli askerlikten yararlandı.
  • Şu anda 570 bin 422 yoklama kaçağı, 56 bin 947 bakaya, 5 bin 772 de firari var.
Jandarma Gn. K.

2018 FIFA Dünya Kupası‘nın şampiyonu, finalde Hırvatistan’ı 4-2 yenen Fransa oldu. Bu yıl ilk kez kullanılan video hakem uygulaması final maçında da ‘kendini gösterdi’ ve 35. dakikada Fransa lehine penaltı kararı verilmesini sağladı. Söz konusu şampiyonluğun ülke futboluna maddi katkısı da olacak tabii. Fransa Futbol Federasyonu, FIFA’dan gelecek 32,5 milyon Avro’luk primin yüzde 30’unu futbolculara dağıtacak, kalanı da altyapı çalışmalarına harcayacak. Federasyonun, bu kupanın rüzgarıyla 2018-2019 sezonunda 100 milyon Avro’nun üzerinde sponsorluk geliri elde edeceği de düşünülüyor. Maddiyata girmişken, turnuva boyunca sadece Fransa’da 690 milyon Avro değerinde bahis oynandığı bilgisini de ekleyelim. Geleceğe bir not daha: Finalin ardından en çok konuşulan konulardan biri de Fransa Milli Takımı’ndaki 14 futbolcunun Afrika kökenli olmasıydı.

Fransız futbolcular hakiki kupayı kaldırdılar ama onu sadece 15 dakikalığına elde tutabildiler. FIFA’nın aldığı karara göre şampiyon takım evine kupanın bir kopyasıyla dönüyor. Kupa töreninde 15 dakikanın ardından, 18 karat altından oluşan 6,175 kilogram ağırlığındaki hakiki kupa yetkililere teslim ediliyor ve yerine kopyası veriliyor. İlk dönemlerde şampiyon takımın kupayı 4 yıl müzede saklama hakkı vardı ama bir önceki cümlenin can alıcı noktasının da etkisiyle yaşanan hırsızlık olayları FIFA’nın böyle bir kural getirmesine sebep oldu. Çalınma tehlikesine karşı evde yastık altında saklanan veya çalınıp bir bahçede toprağa gömülü halde bulunan kupa hikayeleri alanı da vereni de tedirgin eder elbette.

😍🥇🏆 @raphaelvarane #FiersdetreBleus

A post shared by Equipe de France de Football (@equipedefrance) on

Futbolcular neden yarış arabası koltuklarında oturuyor? Jalopnik editörleri de kameralar yedek kulübesini gösterdiğinde akıllara gelen bu sorunun peşine düşmüş ve cevabı Alman koltuk üreticisi Recaro‘da bulmuş. Futbol meraklıları biliyordur elbette ama hikaye 1990’lara dayanıyor: Recaro’nun o dönemdeki sahibi aynı zamanda Alman futbol takımlarından Kaiserslautern‘in yönetim kurulunda görev yapıyor. Takımın teknik direktörü olan -bizim de yakından tanıdığımız- Karl Heinz Feldkamp da bel ağrılarından şikayetçi. Patron, Feldkamp için fabrikadan getirdiği yarış arabası koltuğunu yedek kulübesindeki oturakların yanına koyuyor. Sonrası merak, sonrası heves. Recaro bugün 70 futbol takımına o koltuklardan üretiyor.

Dünya ekonomisinin gündemini ABD Başkanı Donald Trump‘ın başlattığı ticaret savaşları meşgul ediyor. Bunun ne kadar etkisi var bilinmez ama konunun taraflarından biri olan Avrupa Birliği, Japonya ile oldukça kapsamlı bir ticaret ve stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. ‘Dünyanın en büyük ikili ticaret anlaşması‘ olarak anılan bu hamleyle karşılıklı olarak şirketlerin ödediği gümrük vergilerinin önemli bir bölümü ortadan kalkacak. E-ticaret, tarım, finansal hizmetler, ulaştırma ve iletişim alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin bu pazarlara erişimi genişleyecek. Önceki hafta AB Komisyonu Başkanı Donald Tusk, Trump’a “Müttefiklerinizin kıymetini bilin çünkü sayıları pek de fazla değil” diye seslenmişti.

Avrupa Birliği ve ticaret demişken, referandumla AB’den ayrılan İngiltere’de bu ayrılığın nasıl bir sonuca bağlanacağı konusu henüz netleşmiş değil.

Yine Avrupa‘yı merkezine alan bir haber. İran’la vizesiz seyahat anlaşması olan Sırbistan, bu özelliğiyle İran’dan kaçış güzergahı haline gelmiş. Daha doğrusu, Avrupa Birliği ülkelerine geçiş için bir durak denilebilir zira buraya gelen İranlıların çoğu daha ileriye gitme hayalleri kuruyor. DW o yolun yolcularıyla konuşmuş.

ABD’nin Florida eyaletinde sıradan bir trafik çevirmesinde polisin durdurduğu sürücü, telefonunun kilidini açmayı reddedince 6 ay hapse mahkum edildi. Arabada iki adet cep telefonu bulan polisler, birinin ekranında “Aman Tanrım, yoksa buldular mı?” şeklinde bir mesaj görünce William Montanez adlı şahıstan telefonun kilidini açmasını istedi. Montanez bu talebi reddetti. Polis bu cihazlar için arama emri çıkardı. Belgede telefonların ’20 gramdan az esrar bulundurmak’ ve ‘uyuşturucu teçhizatı bulundurmak’ suçlarına dair kanıt barındırdığı ifade edildi. Ancak şahıs bu suçları zaten kabul etmişti. Polislerin daha fazla kanıta ihtiyacı yoktu. Mahkemeye çıkarılan Montanez orada da şifreyi unuttuğu gerekçesiyle telefonu açmaya yanaşmayınca hapis cezası geldi.

Küba sonunda vatandaşlarına mobil internet sağlamaya başladı. 11,5 milyon nüfuslu komünist Karayip ülkesi, 2018’in sonuna kadar bu hizmetin ülke çapına yayılmasını hedefliyor. Böylece yaklaşık 5 milyon kişinin yıl sonunda mobil internete erişebileceği düşünülüyor. Reuters‘a göre 2013’e kadar Küba’da internete girmenin tek yolu, yurt dışından gelen misafirleri için bağlantı sunan otellere gitmekti. Pek de hızlı olmayan bu hizmet için vatandaşların saatlik 2 Dolar ödemesi gerekiyordu. Yakın zamanda devlet 400 farklı noktadan kablosuz internet hizmeti sunmaya başlamış, birçok internet kafe de açılmıştı.

Dünya Halleri‘nde de sıkça bahsi geçen Çin’in vatandaşlık puanı uygulaması tartışma yaratmaya devam ediyor. Pekin’de prestijli bir koleje girmeye hak kazanan öğrenci, babasının devletin kara listesinde olması gerekçesiyle okula kabul edilmeme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Babanın kara listeye giriş sebebi ise bir bankaya 200 bin Yuan (145 bin TL) borçlu olması ve ödemelere ilişkin puanının düşük kalması. Ülkede vatandaşlık puanı uygulamasına karşı çıkanlar da var, destekleyenler de. Daha önce bir mahkeme, özel okullara kredi notu kötü olan kişilerin çocuklarını almamaları önerisinde bulunmuştu.

Tayland‘da antrenörleriyle birlikte mağarada mahsur kalan 12 çocuğu kurtarma çalışmalarına dünyanın pek çok yerinden yardım teklifi gelmişti. O tekliflerden birinin sahibi de, kendi mühendislerine yaptırdığı mini denizaltıyla çocukları çıkarmayı planlayan Elon Musk idi. Ekibin kurtarılmasında önemli rol oynayan dalgıçlardan biri olan Vern Unsworth bir halkla ilişkiler kampanyası şeklinde tanımladığı bu çabanın hiçbir şekilde işe yarama ihtimalinin olmadığını söyledi. Buna sinirlenen Musk, nedendir bilinmez, Unsworth’tan ‘pedo herif‘ şeklinde bahsetti ve aldığı tepkiler sonrasında da kendisinden özür diledi.

Tayland’ın komşu ülkesi Endonezya‘da bir kişinin, izinsiz girdiği lisanslı timsah çiftliğinde timsahlar tarafından öldürülmesiyle galeyana gelen bölge halkı 292 timsahı katletti. Ülkede bu hayvanlar koruma altında ve öldürülmeleri durumunda suçlular hapis cezası alabiliyor.

Ürdün‘deki Shubayqa 1 adlı antik yerleşim yerinde araştırma yapan arkeologlar, 14 bin 400 yıl öncesine ait ekmek kalıntıları buldu. İncelenen 24 kalıntıda arpa, siyez buğdayı ve yulaf gibi tahılların pişirilmeden önce öğütüldüğü, elekten geçirildiği ve yoğurulduğuna dair kanıtlar bulundu. Bunlar Avrupa ve Türkiye’de bulunan Neolitik Çağ‘a ait ekmek kalıntılarıyla benzerlik gösteriyor. Yani benzer yiyecekler, tarım başlamadan önce de tüketiliyordu. Araştırmacılar, yabani tahıllardan üretilen ekmeğin, avcı-toplayıcı toplulukları bu tahılları yetiştirmeye teşvik etmiş olabileceğini düşünüyor.

Kuşlar gökyüzünde uçarken ardında iz bıraksa nasıl bir görüntü oluşurdu? Bu sorunun peşinden giden ve 5 yıl boyunca kuşların hareketlerini fotoğraflamak için çaba sarf eden Barselonalı fotoğrafçı Xavi Bou sonunda görünmeyeni görünür kılmayı başardığını söylüyor. Çektiği videolardan yüksek çözünürlüklü kareler elde eden Bou bunları tek bir fotoğraf karesi oluşturacak şekilde üst üste diziyor.

Araştırma ve danışmanlık şirketi Konda, Hayat Tarzları araştırmasından yola çıkarak “Türkiye zamanını nasıl kullanıyor?” başlıklı bir grafik hazırladı. Türkiye genelinde 36 ilde 5 bin 793 kişiyle hanelerinde yüz yüze görüşerek yapılan araştırma, toplumun gündelik pratiklerine ve değerlerine daha yakından bakabilmeyi amaçlıyor. Endişeli Modernler, Mazbut Modernler, Muhafazakar Modernler, Uzaktakiler, Ortadakiler, Mahallenin Gençleri, Dini Muhafazakarlar, Kırsal Gelenekçiler ve Hayata Tutunanlar şeklinde 9 ayrı kümedeki kişilerin günlerini nasıl geçirdiklerini gösteren çalışmadan bazı notlar:

  • Nüfustaki oranı yüzde 9 olan Endişeli Modernler, günde ortalama 3,5 saatle interneti en fazla kullanan ve günde ortalama 1,5 saatle sosyalleşmeye en fazla zaman ayıran küme.
  • Nüfustaki oranı yüzde 11 olan Mahallenin Gençleri, internetten alışverişe en meraklı ikinci küme. Günde ortalama 1,5 saatini eğitime, 2,5 saatini televizyona ve internete ayırıyor.
  • Sosyal medya kullanmayanların nüfustaki oranı yüzde 35. Günde yaklaşık 4 saat televizyon izliyorlar. Eğitime ayırdıkları zaman ise yarım saatten az.
  • Evliler bekarlara kıyasla televizyona daha çok, internete daha az zaman ayırıyor.
  • Emekliler günün 9 saatini uyuyarak, 4,5 saatini televizyon izleyerek geçiriyor. Eğitime ayırdıkları süre yok denecek kadar az.
  • Türkiye genelinde ise akşam saatlerinde toplumun yarıya yakını televizyon seyrediyor. İnternete en çok 22:00 – 23:00 arasında giriliyor. 02:00 – 03:00 arasında uyanık olanların oranı yüzde 5.

Hatırlatma: Hafta özetimiz toplam 5 sayfadan oluşuyor.Diğer kategorilere ait gelişmelere aşağıdaki listeden geçebilirsiniz.

Özet Başlıkları

  1. Türkiye ve dünyadan güncel gelişmeler.
  2. Bilim, teknoloji, yazılım, donanım.
  3. Dijital girişimler, yatırımlar, web siteleri.
  4. Dikkat çeken tasarımlar, inovatif ürün ve hizmetler.
  5. Sinema, TV, kültür/sanat gelişmeleri.

3 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz: