Haftanın Özeti: 196

Genel Gündem

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, parti tüzüğünün kendisine verdiği yetkiye dayanarak kurultay kararı aldığını ve aday olmayacağını açıkladı. Yeniden aday olması yönündeki ikna çabalarının ardından açıklama yapan Akşener, kararının kesin olduğunu vurguladı. Son olarak dün yapılan ikna toplantısı sonrasında İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın tarafından Akşener’in görevinin başına döneceği duyuruldu.

Yunanistan’ın başkenti Atina yakınlarında başlayan ve uzun süre kontrol altına alınamayan orman yangınları sonucu en az 80 kişi hayatını kaybetti, 150’den fazla kişi de yaralandı. Yüzlerce ev ve araç da kullanılamaz duruma geldi. Eş zamanlı başlamaları kundaklama şüphesini de gündeme getirirken olayın yaşandığı bölgenin belediye başkanı yangınların eski model elektrik kablolarında yaşanan arızadan çıktığı yönünde bir açıklama yaptı. Kamu Düzeni Bakanı Nikos Kostas ise kasıt şüphesiyle soruşturma açıldığını duyurdu. Facia ardında pek çok dram bıraktı. Kurtuluş yolu bulamayan 26 kişinin yanmış bedenlerinin birbirlerine sarılmış halde bulunması gibi mesela. Yönetmen Theo Angelopoulos‘un evi de içindeki arşiv ve özel notlarla birlikte kül oldu. Ülkede 2007’de yaşanan büyük orman yangınında 60’tan fazla kişi hayatını kaybetmişti.

Önceki hafta vatandaşlarına mobil internet bağlantısı sağlayacağını duyuran Küba’da yeni bir anayasa değişikliği teklifi tartışılıyor. Teklif, ‘komünizm‘ kelimesinin anayasadan çıkarılmasını ve eşcinsel evliliğin önünün açılmasını öngörüyor. 86 yaşında Devlet Başkanlığı görevini bırakan ve halen Komünist Parti‘nin başında bulunan Raul Castro, anayasa değişikliğini öneren komisyonun da başkanlığını yürütüyor. Castro, gelecekte seçilecek başkanların göreve başlayacakları esnada 60 yaşın altında olmaları ve başkanlık için en fazla iki dönem görevde kalmaları gerektiğini düşünüyor. Yeni anayasa özel mülkiyeti tanıyacak ancak temel üretim araçlarının halkın sosyalist mülkiyetinde olması durumu devam edecek.

2011’de Japonya‘da yaşanan 9,0 şiddetindeki depremin etkisiyle Fukuşima‘da nükleer santral kazası meydana gelmiş ve arındırma çalışmalarının 30 – 40 yıl süreceği açıklanmıştı. Kazadan yıllar sonra bir grup Fransız nükleer fizikçi tarafından yapılan incelemelerde Kaliforniya‘daki üzüm bağlarından üretilen şaraplarda Fukuşima kökenli radyasyon izine rastlandı. Radyasyonun tehlikeli seviyede olmadığı açıklandı.

Japonya‘da mevsim normallerinin 10 derece üzerinde seyreden hava sıcaklığı can alıyor. Ülkenin başkenti Tokyo yakınlarındaki Kumagaya‘da termometreler Pazartesi günü 41 dereceyi gördü. Sadece hafta sonunda, çoğu yaşlı 11 kişi hayatını kaybetti. 9 Temmuz’dan sonraki dönemde hastanelere benzer şikayetlerle 10 binden fazla başvuru oldu. Bu arada sıcakların biraz farklı şekilde de can aldığını gösteren bir araştırma yayımlandı. Stanford Üniversitesi’nden Marshall Burke ABD ve Meksika’daki yaklaşık bir buçuk milyon intihar olayını inceleyerek sıcak havalarda intihar oranının artış gösterdiğini ortaya koydu. Araştırmanın tamamını pdf olarak şurada bulabilirsiniz.

Pazartesi günü Göteborg – İstanbul seferi için havalanmak üzere olan Türk Hava Yolları‘na ait uçakta ilginç bir olay yaşandı. 21 yaşındaki İsveçli öğrenci Elin Ersson, sınır dışı edilen Afganistanlı bir sığınmacının aynı uçakta olduğunu ve ülkesine gönderilirse muhtemelen öldürüleceğini öğrenince uçuşa engel olmaya çalıştı. Facebook hesabından canlı yayın yapan ve kızgın yolcularla mücadele eden Ersson, uzun süren tartışmaların ardından ‘başarılı oldu’ ve pilotun kararıyla söz konusu sığınmacıyla birlikte uçaktan indirildi. Bu davranışın suç sayılamayacağını belirten İsveç polisi ise yaşanan gecikmeden dolayı genç kadına dava açıp açmama kararının Türk Hava Yolları’na kalmış olduğunu söyledi.

Kıtlıkla boğuşan ve 12 milyonluk nüfusunun yarıdan fazlası açlık tehlikesiyle karşı karşıya olan Güney Sudan‘da milletvekillerine kendilerine araba almaları için 40 bin Dolar kredi verilmesi tepki topladı. 400 milletvekili için 16 milyon Dolar’ı bulan bu yardımın zaruri olduğuna ve 5 yıl sonra krediyi geri ödeyeceklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü “Milletvekillerinin motosikletle seyahat etmesini bekleyemezsinizşeklinde konuştu. Milletvekillerinin iki hafta önce Cumhurbaşkanı Salva Kiir‘in görev süresini 2021’e kadar uzatan karara imza atmış olmaları ve 2015’te yapılması gereken seçimlerin iç savaş gerekçesiyle yapılmadığı da küçük bir ayrıntı. 2013’te Kiir’in kendi yardımcısını görevden almasıyla başlayan çatışmalar iç savaşa dönüşmüş ve sonrasında kıtlık nedeniyle 4 milyona yakın Güney Sudanlı evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, üye devletlere uyarı mektubu göndererek aidatların ödenmesini istedi. BM gibi bir yapının parasız kalmaması gerektiğinin altını çizen Guterres, Haziran sonu itibarıyla yıllık bütçede 139 milyon Dolar açık olduğu bilgisini verdi. Tek tek isim verip rencide etmeyelim tabii ama 193 devletten 81’inin aidatlarını henüz ödemediği görülüyor. “Hayır yani o kadar aidat ödüyoruz da ne icraat var bilmiyoruz” diyecekler için:

Reklama harcadığım paranın yarısının boşa gittiğini biliyorum ama hangi yarısı olduğunu kestiremiyorumsözünün bir benzeri, mesai saatleri için arada bir de olsa akıllara geliyordur. Tabii herkesin iki kişilik iş yaptığı çılgın ofislerden veya üretim programının tıkır tıkır işlediği fabrikalar değil konumuz. Mesai saatlerinin verimli geçmediği, 3 saatte halledilebilecek işlerin tam güne yayıldığı, 30 dakika diye başlayan toplantıların 2 saatten önce bitmediği ve herkesin bir şekilde çok yoğun olduğu ofislerden bahsediyorum. Ortalama bir çalışanın günde sadece 2,5 saati üretken geçirdiğini gösteren bir araştırmadan esinlenen Yeni Zelandalı Perpetual Guardian adlı şirketin CEO’su ‘yeni bir şey’ deniyor. Çalışanlarından haftada 5 yerine 4 gün işe gelmelerini isteyen Andrew Barnes, 8 haftalık deneme sürecinin sonunda, aslında tahmin ettiği sonuçlarda karşılaştı: Personelin iş-yaşam dengesi yüzde 54’ten yüzde 78’e çıktı, stres azaldı. İş saatlerinde sosyal medya kullanımı azaldı, toplantı süreleri kısaldı. Çalışılmayan saatler iş performansını azaltmadı aksine küçük bir gelişme bile gözlendi. Barnes şimdi tamamen bu sisteme geçebilmek adına ülkedeki iş kanunlarında değişiklik yapılması için uğraş veriyor.

#naberdergi #umutsarikaya #işimdeyimgücümdeyim

A post shared by Naber Dergi (@naberdergi) on

Dünya Halleri‘nde vatandaşlık maaşı ile ilgili pek çok habere yer verdik. Umut veren örnekler de oldu, Finlandiya’daki gibi başarısızlıkla sonuçlananlar da. ABD’nin en büyük şehirlerinden Şikago da vatandaşlık maaşını deneyen şehirler arasına katılabilir. Tasarı onaylanırsa bin aileye aylık 500 Dolar ödenecek. Tweet’in altındaki tartışmalar da deneyin bir parçası gibi adeta.

Vatandaşlık maaşı dünyaya yayılmadıkça faturalarımızı ödeyebilmek için çalışmak zorundayız elbette. Çalışmak için de genellikle bir yerlere iddialı CV’ler göndermek icap ediyor. Yapılan bir araştırmaya göre o iddialı CV’ler gerçekleri biraz çarpıtıyor. Türkiye’den 18 yaş üstü bin 23 kişinin katıldığı araştırmada yöneticilerin iş tecrübesi, yabancı dil, unvan gibi konulardaki yanlış bilgileri kabul edilemez; hobi, isim ve yaşla ilgili olanları ise nispeten kabul edilebilir bulduğu ortaya çıktı. Yöneticileri en çok kızdıran yalan yüzde 87’yle eğitim bilgisine dair olanlar. Onu yüzde 84’le iş tecrübesi izliyor.

Eskişehir’de bekara ev kiralamayan ev sahibi ve emlakçıya toplam 3 bin TL para cezası kesildi. Evli olmadığı gerekçesiyle böyle bir muameleye maruz kalan bir çocuk annesi kadın savcılığa başvurdu. Savcılığın takipsizlik kararıyla şikayeti yönlendirdiği Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) iki taraftan da yazılı görüş talep etti. Yurt dışında yaşayan ve aynı binada 7 dairesi bulunan ev sahibi, apartmandaki aile ortamına zarar gelmemesi adına böyle davrandığı cevabını verdi. İnceleme sonrasında ev sahibine 2 bin TL, emlakçıya da bin TL ceza veren TİHEK tarafından yapılan açıklamada insanların evli, bekar veya dul diye ayrımcılığa tabi tutulamayacağı vurgulandı. Olayın “Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri” araştırmasında bir kez daha öğrenci başkenti seçilen Eskişehir’de yaşanması da ilginç tabii.

Türkiye İstatistik Kurumu 2017’ye dair Hanehalkı Bütçe Harcaması araştırmasını yayımladı. Buna göre Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 24,7 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı yüzde 19,7 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları aldı. En düşük pay ise yüzde 2,3 ile eğitim ve yüzde 2,2 ile sağlık harcamalarına gitti. Gelire göre sıralı yüzde 20’lik gruplar itibarıyla harcamaların dağılımına bakıldığında en düşük gelir grubu olan birinci yüzde 20’lik grupta yer alan hanehalkları, konut ve kira harcamalarına yüzde 31,9, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 28,6, ulaştırma harcamalarına yüzde 10,2 ve mobilya ve ev eşya harcamalarına yüzde 5,7 pay ayırdı. En yüksek gelir grubu olan beşinci yüzde 20’lik grupta yer alan hanehalklarının ise ulaştırmaya yüzde 23,9, konut ve kiraya yüzde 20,9, gıda ve alkolsüz içeceğe yüzde 14,6 ve lokanta ve otele yüzde 7,1 pay ayırdığı görülüyor.

Pazarlama Profesörü Dave Dubois tarafından yönetilen bir araştırma, siyasi eğilimlerin lüks ürün satın almaya etki ettiğini öne sürüyor. Araştırma kapsamında Ekim 2011 – Eylül 2012 arasında ABD’de gerçekleşen 22 bin otomobil satışı sırasında müşterilerden toplanan anket verileri incelendi. Yüksek sosyal statüye sahip Cumhuriyetçi Parti destekçilerinin, yüksek statüye sahip Demokrat Parti destekçilerine göre lüks araba satın almaya yüzde 9,8 daha yatkın olduğu görüldü. Tabii elde edilen sonuçlar şaşırtıcı değil hatta muhafazakar ve liberal değerlerle ilgili çoğu popüler stereotipi de destekler nitelikte.

Hatırlatma: Hafta özetimiz toplam 5 sayfadan oluşuyor.Diğer kategorilere ait gelişmelere aşağıdaki listeden geçebilirsiniz.

Özet Başlıkları

  1. Türkiye ve dünyadan güncel gelişmeler.
  2. Bilim, teknoloji, yazılım, donanım.
  3. Dijital girişimler, yatırımlar, web siteleri.
  4. Dikkat çeken tasarımlar, inovatif ürün ve hizmetler.
  5. Sinema, TV, kültür/sanat gelişmeleri.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

Dünya Halleri sitesi 6 Ağustos 2019 tarihinde yayın hayatını noktalamıştır.

Dünya Halleri sitesi 6 Ağustos 2019 tarihinde yayın hayatını noktalamıştır.