Kuzey Amerika’da son 20 yılda antidepresan kullanımı oldukça arttı. Bunun sebeplerinden birisi de doktorların antidepresan ilaçları, anksiyete, ağrı ve uykusuzluk gibi depresyon dışı rahatsızlıkların tedavisi için kullanması olabilir.
McGill Üniversitesi doktora öğrencilerinden Jenna Wong’un yaptığı araştırma çerçevesinde Kanada’nın Quebec şehrinde elektronik tıbbi kayıtlar ve toplum temelli, servis başına ücretlendirme yapan iki şehir hastanesinde görev alan temel bakım doktorları tarafından kullanılan ilaç reçete sistemi incelendi.
Araştırmada Ocak 2006 ve Eylül 2015 arası, yetişkinler için yazılan, monoamin oksidaz inhibitörleri dışındaki tüm antidepresanlar incelendi. Çalışmaya katılan doktorların yazdıkları her antidepresan için listeden en az bir endikasyon seçmesi ya da listede olmayan bir endikasyonu el ile girmesi gerekiyordu.
Yüzde 45’i amacı dışında kullanılıyor
Çalışma boyunca 158 doktor 19 bin 734 hastaya toplam 101 bin 759 antidepresan yazdı. Ancak bu ilaçların sadece yüzde 55’i depresyon için yazılmıştı. Kalan ilaçların yüzde 18,5’i anksiyete bozukluğu, yüzde 10’u uykusuzluk, yüzde 6’sı ağrı ve yüzde 4’ü panik bozukluk için yazıldı. Buna ek olarak, yazılan antidepresanların yüzde 29’u (depresyon dışı sebepler için yazılanların yüzde 66’sı) özellikle uykusuzluk ve ağrı gibi, ilacın üzerinde belirtilen dışında bir endikasyon için yazılmıştı.
Doktorların hastalara antidepresan yazma sebepleri arasında migren, menopoz, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve sindirim sistemi rahatsızlıkları gibi antidepresanla tedavi edilmeyen rahatsızlıklar da bulunuyor.
Çalışmayı gerçekleştiren araştırmacılar Amerikan Tıp Birliği Dergisi’ne yazdıkları yazıda “Sadece antidepresan reçetelerine bakarak, bu ilaçların depresyon tedavisi için kullanılmadığını ve amacı dışında antidepresan kullanımı için kanıt göstermenin mecburi olması gerektiğini görebiliyoruz.” diyerek yetkilileri bu alanda düzenleme yapmaya çağırdılar.


Bir yanıt yazın