Sadece robotların çalıştığı bir dünya

Robotlar her geçen gün yeni bir işi başarıyla yaparken, işini kaybetme korkusu yaşayan insanlığın bu konu üzerine düşünüp kararlar alması gerekiyor.
  • Robotların gitgide yayılması hem işimizi kolaylaştırıyor hem de işimizi kaybetme korkusu yaşatıyor.
  • Önümüzdeki 30 yıl içinde tüm işlerin yarısını robotların yapması bekleniyor. Kuzey Avrupa ülkeleri konuyla ilgili düzenlemeler hazırlığında.

Businesswoman Surrounded by Robots

Bilimciler ve teknoloji şirketleri her gün yeni robotlar üretmek için çalışıyor. Bu robotların asıl amacı bizim işlerimizi kolaylaştırmak, daha rahat yaşamamızı sağlamak. Ancak üretilen her bir robot, insanların işlerini elinden alacak, çalışmasına gerek bırakmayacak noktaya kadar geliştirilebilir. Hatta yapay zeka ve makine öğrenimi ile kendi başına bu noktaya ulaşabilir. Peki insanların çalışmadığı bu noktada tam olarak ne olacak?

Bu sorunun cevabında iki farklı yaklaşım ve iki farklı sonuç var. Distopik bir gelecekte, büyük teknoloji şirketleri tüm robotları, haliyle tüm iş gücünü elinde bulunduracak ve iş bulamayan insanlar sefalet içinde yaşayacak. Tam tersi, ütopik bir gelecek hayal ettiğimizde ise -üretim maliyetinin sıfıra yaklaşması sebebiyle- para neredeyse kullanılmaz -anlamsız- olacak ve insanlar kendilerine hizmet eden robotlar sayesinde refah içinde yaşayacak.

Robotların tüm işleri ele geçirdiği bir dünya tasvir eden ‘Dünyadaki Son İş’ adlı kısa animasyon bardağın boş tarafına bakmayı tercih edenlerden.

Distopik ve ütopik bu iki uç örneğin tam bu şekilde gerçekleşme ihtimali düşük. Ancak gelecekte bu iki ihtimalden birisine daha yakın olacağımız aşikar. Bunun hangi ihtimal olduğuna karar vermek de bizim elimizde.

Makineler hızla yayılıyor

Bilim insanları, önümüzdeki 30 yıl içinde tüm işlerin yüzde 50’sinin robotlar tarafından yapılacağını öngörüyor. 10 yıl önce makinelerin yapabileceğini hayal bile edemediğimiz işlerde bugün sadece makineler kullanılıyor. Teknoloji özellikle internetin getirdiği iletişim imkanları ve bilgiye erişim kolaylığı sayesinde pek çok farklı altyapıyla yetişmiş bilim insanı dünyanın diğer ucundaki gelişmeleri anında takip edip geliştirebiliyor. Haliyle teknolojinin gelişim hızı tahmin edilemez bir hal alıyor.

Otonom araçlar ile birlikte şoförler, evlere servis yapan robotlar/drone’lar ile birlikte kuryeler ya da gelişmiş 3D yazıcılar ile birlikte fabrika işçileri yakın gelecekte işlerini kaybedebilir. Küçük çocuklarla, gerçek öğretmenlerden daha iyi iletişim kuran robotlar bile mevcut. Bu mesleklere sahip olan insanlar “Artık çalışmam gerekmiyor” diyerek sevinmeli mi yoksa “İşsiz kalacağım” diyerek üzülmeli mi? Buna biraz da devlet politikaları karar verecek.

Avrupalılar çözüm üretiyor

Kuzey Avrupa bu alanda yaptığı çalışmalarla önü çekiyor. İsveç günlük en fazla çalışma süresinin 6 saati geçmemesi için denemeler yapıyor. Finlandiya ise tüm vatandaşlarına aylık temel bir gelir sunarak işsizliği problem olmaktan çıkarmayı amaçlıyor. Devletin, robotlar sebebiyle işsiz kalanlara maaş ödemesi ya da bu vatandaşların ihtiyaçlarını karşılaması, alınacak vergilerle mümkün olabilir. Ancak robotları üreten ve geliştiren teknoloji şirketleri her gün daha da güçlü hale gelirken, devletin bu iş gücünü elinde bulunduran bir şirketi yüksek vergiler vermeye zorlaması ne kadar gerçekçi bir hedef olur o da tartışılır.

Tüm bu tartışmadan ulaşabileceğimiz sonuç, henüz başlarında olduğumuz robot/makine devrimi ya da kimilerinin deyimiyle 3. sanayi devrimi tam olarak hayatımıza yerleşmeden bunun düzenlemesinin yapılması ve bu süreç sonucunda gelir elde etme imkanı olmayan kişilere güvence sağlanması olabilir. Büyük şirketlerle iç içe olduğu, hatta bu şirketler tarafından finanse edildiği bilinen hükumetler bu konuda ne kadar istekli hareket eder onu kestirmek son derece zor.

Peki ya siz robotların, botların ve yapay zekanın kaçınılmaz yaygınlaşmasını nasıl yorumluyorsunuz?

7 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • evet devlet politikaları karar verecektir tabii ki ama “devlet” nasıl bir devlet olacak bu konuyu da açmalı fütürist arkadaşlar, illa ki devletler yönetim biçimleri gibi şeyler çok değişecektir, yeni kavramlar, yeni sorunlar… çok beğendiğim bir konu. teşekkürler.

  • Şu anki işler tehdit altında olabilir ama unutmamak lazım ki yeni sanayi devrimi yeni iş kolları da demek. Gerçi çok daha ilerisini düşünüp hepsinin otomasyon ile işlediğini düşünürsek asıl o zaman insan bu dünyada sadece çalışmak için var olmadığını fark edecek ve bir bilinç devrimi yaşanacak. O zamana kadar dış dünyaya ait herşeyi kontrol altına alan insan artık dışarıda keşfedecek birşey kalmayınca içine yönelecek ve henüz kimsenin açıklamaya dahi yeltenemediği insan ruhu, psikolojisi ve yaşam amacı gibi varoluşsal kavramları açıklamaya yönelecek. Şu anki dinler, kültler ve benzeri oluşum fertlerinin hepsinin kendilerini veya yollarını diğerlerinden üstün görmenin temelinde bu bilinçaltı yatmaktadır ki çok da haksız sayılmazlar. Maddeden kurtulmadan önce maddeyle ilişkiyi kesmek hakikaten güçlü irade gerektiren bir süreçtir.

  • […] Robotlar her geçen gün yeni bir işi başarıyla yaparken, işini kaybetme korkusu yaşayan insanlığın bu konu üzerine düşünüp kararlar alması gerekiyor. Önümüzdeki 30 yıl içinde tüm işlerin yarısını robotların yapması bekleniyor. Kuzey Avrupa ülkeleri konuyla ilgili düzenlemeler hazırlığında. […]

  • Sosyalist düzene yakın bir düzen için zemin oluşabilir. Zira çalışamayan işçi para kazanamaz , kazanamazsa satın alma yapamaz, satın almazsa üretilenlerin anlamı kalmaz. Ayrıca açlık ve acı devrim için en önemli iki araçtır. Eğer insanlar aç kalırsa ne fabrika ne de devlet kalır. Bu sebeple sosyalist bir yapı akla daha yatkın geliyor.

  • Benim fikrim, 2016 yili icin bir miktar utopik olsada devletler su politikayi takip edebilir:
    1. Etkili nufus planlamasi ve gocmenlik politikasi ile nufusu sabitleyip kontorl atlina alabilir
    2. 1. madde gerceklestigi zaman devletler ileriye donuk planlamalarini daha saglikli yapar mesela calislanlarini part-time calistirmak ancak full-time maasi vermek daha cok kendilerine vakit ayirmlarini saglamasi, daha etkili ve bagimsiz egitime erismelerini saglamalari ile daha ilerici bir neslin yetismesini saglamak.

    Evet 2016 yilina gore utopik ancak bunu Iskandinav ulkeleri kademeli olarak yapiyor (Bkz egitim devrimleri, nufus planlamasi, fon olusumu ve en son isvecin calisma saatini neredeyse part time a cekmesi [1.5 Part time :) ]

    bu iki madde etkili bir sekilde saglandigi surece dunya giderek eskisinden daha iyi bir yer haline gelecegini bir bilisim calisani olarak umut ediyorum.

    Sevgiler
    Gorkem

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...