Otomobil sahipliği kökten değişebilir

Otonom araçlar yaygınlaşmaya başladığında daha fazla kişinin araç paylaşımına yöneleceği ve araç sahibi olmanın lüks olacağı düşünülüyor.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Otonom araç teknolojisinin gelecekte hayatımıza girmesi artık kaçınılmaz bir gerçek gibi duruyor. Peki kendimiz kullanmadığımız otomobilleri gelecekte de satın almaya devam edecek miyiz? Yoksa ihtiyacımız oldukça kiralayacak mıyız? Peki başkalarıyla paylaşacak mıyız? Bu konular hakkında 5 farklı seçimimiz olacak gibi duruyor.

1- Satın almak

Otomobil satın almanın ve bir otomobilin tek sahibi olmanın gelecekte de var olacağı düşünülüyor. Ancak bu durum yavaş yavaş bir lüks haline gelebilir. Bu yüzden bu seçenek daha çok yüksek kaliteli lüks araçlarda tercih edilecek. Bir Ferrari ya da Lamborghini satın alan birinin aracını başkalarıyla paylaşmak istemeyeceğini düşünürsek bu çözüm daha zengin kullanıcılar arasında popüler olacak gibi duruyor.

2- Kısmi mülkiyet

Fractional ownership olarak bilinen bu yöntem halihazırda özel jet uçağı şirketlerinde kullanılıyor. Kullanıcılar bir araç satın almak yerine şirketten hisse satın alıyor. Satın alınan hissenin büyüklüğüne göre çeşitli araçlara erişimi bulunuyor. Araçlar kullanılmadığı zamanlarda diğer hissedarlar tarafından kullanılıyor ya da şirketin garajında bekletiliyor. Araçların resmi sahibi üretici şirket olarak göründüğünden vergi ya da bakım masrafları da şirkete ait oluyor. Bu seçenek bir otomobil satın almaktan daha pahalı olacaktır ancak beğendiğiniz şirketin son model arabalarına erişebilmek verilen paranın karşılığını verecektir.

3- Satın al + paylaş

Otomobilini istediği zaman kullanmak isteyen ama diğer zamanlarda da başkalarının kullanımına sunmakta problem görmeyen kişiler bu yöntemi tercih edebilirler. Günümüzde otomobillerin ömrünün yüzde 94’ünü kullanılmadan bekleyerek geçirdiğini düşündüğümüzde bu yöntem sıradan kullanıcı için gayet mantıklı geliyor. Otonom aracınız sizi işe bıraktıktan sonra başkalarına hizmet edip size oturduğunuz yerden para kazandırabilir. Aracın kiralanması akıllı telefon uygulamaları ya da Uber ve Lyft gibi araç kiralama şirketleri aracılığıyla gerçekleşebilir.

4- Ulaşım hizmetleri

Uber ve Lyft gibi şirketler kendi araçlarına sahip olacak ve aylık ya da yıllık abonelik satacaklar. Siz dilediğiniz şirkete abone olabilir ve o şirketin otomobilleriyle seyahat edebilirsiniz. Bu yöntemin kısmi mülkiyetten farkı ise aynı anda sizinle birlikte başkalarının da seyahat etmesi ve sizin araç tercihinde bulunmamanız. Şirket her zaman size ayrılmış bir koltuğu olan bir aracı kapınıza gönderecek ancak bu araçta başka kişiler de seyahat ediyor olabilir ve bu araç en sevdiğiniz araç olmayabilir. Sizin için önemli olan gideceğiniz yere ulaşmaksa bu yöntemi tercih edebilirsiniz. Bunun toplu taşımadan farkı ise dilediğiniz zaman ve konforlu bir şekilde seyahat edebilmeniz olacak.

5- Yolculuk başına ödeme

Günümüzde kullandığımız taksilerin ya da Uber benzeri hizmetlerin sürücüsüz olanı. İhtiyacımız olduğunda bir şirketin sürücüsüz aracını çağırıp gittiğimiz mesafe kadar ödeme yapacağız. Düzenli olarak seyahat etmeyen kişiler için en uygun yöntem bu gibi görünüyor. Uber’in 9.6 milyar dolarlık Mercedes S-Serisi sedan siparişi verdiğini düşündüğümüzde bu yöntemin Uber tarafından sürücülü araçlarla birlikte de kullanılmaya başlayacağını söyleyebiliriz.

autonomous

Otonom araçların yaygınlaşması ile hem üreticilerin, hem araç paylaşım uygulamalarının hem de tüketicilerin talepleri doğrultusunda araç paylaşımına daha fazla önem verileceği düşünülüyor. Bazı lüks araçların yine tek bir kişi tarafından satın alınacağı düşünülse de halkın genelinin, şirketler tarafından sağlanan ortak araçlarda seyahat edeceği düşünülüyor.

3 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...