İklim konusunda geri dönülmez noktaya yaklaşıyoruz

Uluslararası bilimcilerden oluşan bir ekip, insanlığın iklim değişikliği ile mücadelede ciddi eylemlerde bulunması gereken bir dizi tarih açıkladı.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Uluslararası bilimcilerden oluşan bir ekip, insanlığın iklim değişikliği ile mücadelede 2015 Paris Anlaşması’nın şartlarını yakalayabilmesi için ciddi eylemlerde bulunması gereken bir dizi tarih açıkladı. Muhtemel bir felaketin önlenmesi için bu tarihlerden önce gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Çalışmayı gerçekleştiren ekip bu geri dönüşü olmayan noktaların (GDON) konu hakkındaki tartışmalara bilgi sağlamasını ve hala vakit varken iklim değişikliği tehlikesinin azaltılmasına yardımcı olmasını ümit ediyor.

Aralık 2015’te 195 ülkenin imzaladığı ve yasal sorumluluk veren küresel iklim anlaşması kamuoyunda Paris Anlaşması olarak biliniyor. Anlaşmaya imza atan ülkeler, endüstriyelleşme öncesi döneme göre küresel ortalama sıcaklık artışını 2100 yılına kadar toplamda 2 santigratta tutmak için birlikte çalışıyor. Anlaşma ayrıca toplam sıcaklık artışını 1,5 santigratta tutmak için de hedefler belirlemişti ancak bu hedefler her geçen gün daha uzak hale geliyor.

Paris’te konulan hedefler iklim değişikliğinin potansiyel zararlarını azaltmayı amaçlıyor. Eriyen kutup buz tabakaları, kuraklıklar ve seller gibi doğa olayları, iklim değişikliği sebebiyle artması beklenen felaketler arasında yer alıyor.

“Çok az zamanımız kaldı”

Hollanda Utrecht Üniversitesinden Henk Dijkstra “Çalışmamızda iklim değişikliğine müdahale için net tarihler belirledik. Çok ciddi önlemler alınsa dahi Paris hedeflerine ulaşmak için önümüzde çok az zaman kaldığı sonucuna ulaştık.” şeklinde konuştu.

Çalışma Hollanda ve Birleşik Krallık bilimcilerinin ortak çalışmasıyla hazırlandı. Geri dönüşü olmayan noktalar, iklim değişikliğinin en kötü etkilerini engellemek için yapılacak bir şey kalmayan noktalar olarak belirlendi. Ekip, belirlenen eşiklerin doğruluk oranının yüzde 67 olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar birçok iklim modelinden alınan verilerle GDON’ları belirledi. Bu işlem sırasında insanların yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak karbon salınımını nasıl azaltabileceği dikkate alındı.

Yenilenebilir enerjiye geçiş hızı kritik

Bir dizi GDON ortalama bir senaryo ile yenilenebilir enerji kullanımının her yıl yüzde 2 oranına arttığını varsayıyor. Diğer GDON ise bu oranın yüzde 5 olması durumunda oluşacak sonuçları hesaba katıyor. Sonuçlara göre ortalama yaklaşımı takip ederek yüzyılın sonunda küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmamız mümkün değil. Ancak karbon salınımı her yıl yüzde 5 oranında azaltılırsa, dünya hükumetlerinin bu alanda müdahale için 2027 yılına kadar vakti var. Bu tarihten sonra salınımlarda yıllık yüzde 5’lik azalma bile bizi 1,5 derecenin üzerindeki sıcaklık artışından korumayacak.

Daha gerçekçi bir tahminle, 2100 yılına kadar 2 derecelik sıcaklık artışını engellemek için yenilenebilir enerji kullanımının yüzde 2 oranında arttığı senaryoda 2035 yılına kadar vaktimiz var. Eğer yenilenebilir enerjiye geçiş yılda yüzde 5 oranında olursa, GDON 2045 yılına erteleniyor.

Tarihler müdahaleleri hızlandırabilir

Makalenin yazarları GDON’ların negatif salınım teknolojileri ile 6 ila 10 yıl ertelenebileceğini söylüyor. Bu teknolojiler atmosferde halihazırda yer alan sera gazlarının temizlenmesini içeriyor. Araştırmacılar bu şekilde tarihler sunulmasının, dünya genelinde politikacıları harekete geçirmek için yararlı olacağını düşünüyor.

Bulguları detaylı bir şekilde anlatan makale Earth System Dynamics dergisinde yayımlandı.

Kaynak: New Atlas

Uluslararası bilimcilerden oluşan bir ekip, insanlığın iklim değişikliği ile mücadelede 2015 Paris Anlaşması'nın şartlarını yakalayabilmesi için ciddi eylemlerde bulunması gereken bir dizi tarih açıkladı. Muhtemel bir felaketin önlenmesi için bu tarihlerden önce gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Buna göre yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yılda yüzde 2 oranında artarsa, 2100'e kadar yaşanacak ortalama sıcaklık artışını 1,5 derecede tutmak mümkün değil. 2100'e kadar en fazla 2 derecelik sıcaklık artışı için ise yenilenebilir enerjiye geçmenin yanı sıra karbon salınımının yüzde 5 oranında azaltılması gerekiyor. Bu ortalamaları 2027 yılına kadar yakalayamadığımız taktirde yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmamız, havadaki mevcut sera gazlarını temizlememiz ya da karbon salınımını engelleyici önlemler almamız gerekiyor.

1 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...