İklim değişikliği zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptı

İklim simülasyon modeli ile yapılan bir çalışma, son 50 yıldaki 1 derecelik ortalama sıcaklık artışının özellikle fakir ülkeleri kötü etkilediğini belirledi

Haber Özeti

Tam Sürüm

Birçok akademik çalışma, iklim değişikliğinden en kötü etkilenecek ülkelerin fakir ülkeler olacağını tahmin ediyordu. Yeni bir analiz, bunun zaten on yıllardır yaşanan bir gerçek olduğunu ortaya koyuyor. 1961-2010 arasında artan sıcaklıklar, dünyanın en fakir ülkelerinde gayrisafi yurt içi hasılayı yüzde 17 ila yüzde 31 oranında azalttı. Bu durum, zengin ve fakir ülkelerin ekonomik üretimi arasındaki farkı yüzde 25 oranında artırdı. Küresel ısınmanın olmadığı bir senaryoda ise bu fark azalma eğilimindeydi.

Tüm bunlar ortalama sıcaklıklarda 1 derecelik artış olduğu için yaşandı. 2030’a kadar bu artışın 1,5 dereceye, yüzyılın sonunda ise 4 derceye kadar çıkabileceği düşünülüyor.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik, en az karbon dioksit üreten ülkelerin en kötü ekonomilere sahip olması ile daha da arttı. Kişi başına karbon salınımının 300 tonu aştığı en zengin 19 ülkeden 14’ü ekonomik olarak kazanç elde etti. Bu ülkelerde kişi başına ekonomik üretim yüzde 13 arttı.

Sıcak ülkelerde etkiler daha kötü hissedildi

Araştırmacılar çalışmayı, ülkelerin ekonomik büyüme oranlarını, dünyanın son yıllarda daha sıcak olmadığı bir simülasyon modeliyle karşılaştırarak gerçekleştirdi. Daha fakir ülkelerde sıcaklık artışının etkileri daha sert oldu çünkü bu ülkeler zaten genel olarak Afrika, Güney Asya ve Orta Amerika gibi sıcak bölgelerde bulunuyor. Bu gibi bölgelerde sıcaklık artışı çalışma verimliliğini ve tarım ürünlerinin verimini düşürürken şiddet, suç, intihar, hastalık ve ölüm oranlarını artırıyor. Bu etkiler daha önce birçok farklı çalışmada kanıtlanmıştı. Buna ek olarak, bu ülkeler, sıcaklıkla gelen bu tehlikelerle mücadele etmek için yeni araçlar, altyapılar ve programlara yatıracak paraya da sahip değiller.

Öte yandan, soğuk ya da ılıman iklimlerde sıcaklığın biraz artması, üretkenliğin ve tarım veriminin artmasını sağlıyor. Örneğin Norveç’te havanın ısınması ile gayrisafi yurt içi hasıla, sıcaklığın artmadığı senaryoya göre yüzde 34 artış gösterdi. Ama Hindistan’da sıcaklığın artması, ülkenin normalde yaşayacağı yüzde 31’lik büyümenin önüne geçti.

1991-2010 yılları arasında ülkelerin kişi başına düşen milli gelirindeki değişim.

Tabii ki bu veriler zengin ülkelerin tamamen güvende olduğu anlamına gelmiyor. ABD’nin birçok bölgesinde şimdiden iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olayları yaşanmaya başladı. Fırtınalar, kuraklıklar, orman yangınları gibi olaylar ülkenin ekonomisine büyük zarar veriyor. Önümüzdeki yıllarda birçok ülkenin benzer sorunlar yaşayacağı öngörülüyor. Sadece Kanada ve Rusya gibi bazı çok soğuk ülkeler sıcaklık artışından hala fayda sağlayabilir.

Etkiler ülke içinde de kendini gösterecek

İklim modellemesinin sonuçları daha net hale geldikçe iklim değişikliğinin ülke içinde de dramatik etkilere sebep olabileceği görülüyor. 2017’de yapılan bir çalışmada ABD’nin güneyinin yüksek salınım senaryolarında daha fazla sorun yaşayacağı ve ülkede kuzeye ve batıya doğru önemli bir servet kayması yaşanacağı bunun da ülkedeki ekonomik eşitsizliği artıracağı sonucuna ulaşılmıştı. Benzer durumlar güneyi ile kuzeyi arasında hissedilir sıcaklık farkı olan birçok ülkede de gerçekleşecektir.

Bu oldukça değişken ekonomik sonuçlar, ülkelerin ve bölgelerin bir araya gelerek yaklaşmakta olan tehlikelere nasıl yanıt vereceğini (ya da vermeyeceğini) belirleyerek siyasi ortamı daha da karmaşıklaştırabilir.

Kaynak: Technology Review

Birçok akademik çalışma, iklim değişikliğinden en kötü etkilenecek ülkelerin fakir ülkeler olacağını tahmin ediyordu. Yeni bir analiz, bunun zaten on yıllardır yaşanan bir gerçek olduğunu ortaya koyuyor. 1961-2010 arasında artan sıcaklıklar, dünyanın en fakir ülkelerinde gayrisafi yurt içi hasılayı yüzde 17 ila yüzde 31 oranında azalttı. Bu durum, zengin ve fakir ülkelerin ekonomik üretimi arasındaki farkı yüzde 25 oranında artırdı. Küresel ısınmanın olmadığı bir senaryoda ise bu fark azalma eğilimindeydi.

2 Yorum

  • […] Bütün bu hengame içinde sürekli unuttuğumuz ancak çeşitli bilimsel bulgular ve doğal afetlerle hafızamızın tazelendiği bir gerçek var: küresel ısınma ve iklim değişikliği. Birçok akademik çalışma, iklim değişikliğinden en kötü etkilenecek ülkelerin fakir ülkeler olacağını tahmin ediyordu. Yeni bir analiz, bunun zaten on yıllardır yaşanan bir gerçek olduğunu ortaya koyuyor. 1961-2010 arasında artan sıcaklıklar, dünyanın en fakir ülkelerinde gayrisafi yurt içi hasılayı yüzde 17 ila yüzde 31 oranında azalttı. Bu durum, zengin ve fakir ülkelerin ekonomik üretimi arasındaki farkı yüzde 25 oranında artırdı. Küresel ısınmanın olmadığı bir senaryoda ise bu fark azalma eğilimindeydi. […]

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...

Dünya Halleri sitesi 6 Ağustos 2019 tarihinde yayın hayatını noktalamıştır.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Dünya Halleri sitesi 6 Ağustos 2019 tarihinde yayın hayatını noktalamıştır.

Birçok akademik çalışma, iklim değişikliğinden en kötü etkilenecek ülkelerin fakir ülkeler olacağını tahmin ediyordu. Yeni bir analiz, bunun zaten on yıllardır yaşanan bir gerçek olduğunu ortaya koyuyor. 1961-2010 arasında artan sıcaklıklar, dünyanın en fakir ülkelerinde gayrisafi yurt içi hasılayı yüzde 17 ila yüzde 31 oranında azalttı. Bu durum, zengin ve fakir ülkelerin ekonomik üretimi arasındaki farkı yüzde 25 oranında artırdı. Küresel ısınmanın olmadığı bir senaryoda ise bu fark azalma eğilimindeydi.