13,5 milyar yıllık yıldız

Astronomlar, bugüne kadar keşfedilmiş en eski yıldızlardan birini, Güneş sistemimizin de içinde bulunduğu bölgede keşfetti.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Normalde evrimi yaşamla ilişkilendiriyoruz ama yıldızlar da benzer bir süreçten geçiyor. Büyük Patlama’nın ardından oluşan ilk yıldızlar genellikle hafif elementlerden oluşuyordu, daha sonra oluşanlar ise gittikçe daha da ağır metaller içermeye başladı. Şimdi astronomlar bugüne kadar tespit edilmiş en eski yıldızlardan birini keşfetti. Bu yıldızın Dünya’ya yakın olması, içinde bulunduğumuz galaktik bölgenin sandığımızdan çok daha yaşlı olabileceğini gösteriyor.

Metal yoğunluğu yıldızın yaşını gösteriyor

Evrendeki ilk yıldızlar, 13,6 milyar yıl önce, Büyük Patlama’dan sadece 180 milyon yıl sonra ortaya çıktı. İlk nesil yıldızlar genellikle hidrojen, helyum ve küçük bir miktar lityumdan oluşuyordu. Daha sonra füzyonla, ilk ağır metaller oluştu. Bu yıldızlar sonunda patlayıp bir süpernovaya sebep olunca, ağır elementler de evrene yayıldı.

Bir sonraki nesil yıldızlar, bu madde bulutlarının bir araya gelmesiyle oluştu. Yani daha ağır metallerden oluşuyorlardı ve kendileri, daha da ağır metaller ürettiler. Bu döngü bu şekilde devam etti ve her yeni nesil yıldız daha ağır metal içeriğe sahip oldu. Biz de yıldızların metalikliğine bakarak yıldızın yaşını belirleyebiliyoruz.

Sadece 20-30 yıl öncesine kadar, ilk yıldızların yakıtlarını tamamen tükettiği ve çoktan patladığı düşünülüyordu. Ancak son dönemlerde astronotlar 25 kadar ‘ultra-metalsiz’ yıldızlar keşfetti. Bu yıldızların, evrenin bilinen en eski yıldızlarını oluşturuyor ve çoğu Güneş büyüklüğünde.

İçinde bulunduğumuz bölge düşündüğümüzden yaşlı

Yeni keşfedilen ve 2MASS J18082002–5104378 B adı verilen antik yıldız ise çok daha küçük; Güneş’in kütlesinin sadece yüzde 14’ü boyutunda. Ayrıca bilinen en düşük metalliğe sahip. Yıldızda bulunan metal konsantrasyonu, Merkür gezegeni ile aynı miktarda. Araştırmacılar bunun sebebinin, bu yıldızın ikinci nesil bir yıldız olmasından kaynaklandığını söylüyor. Karşılaştıracak olursak Güneş’in yaklaşık 100 bininci nesil bir yıldız olduğu düşünülüyor çünkü Güneş’te Jüpiter’in 14 katı kadar metal bulunuyor.

Araştırma yazısının yazarlarından Andrew Casey “Bulgular çok önemli çünkü ilk kez çok eski, düşük kütleli yıldızların bugüne kadar kendilerini yok etmeden yaşayabildiğini gördük.” diyor.

Ultra metalsiz yıldız aslında bilinen en eski yıldız değil. 2014’te Sloan Sky Survey tarafından keşfedilen bir yıldızın daha yaşlı olduğu düşünülüyor. Ancak bu yıldızın Samanyolu galaksisinde, bizim de içinde bulunduğumuz ince disk bölgesinde yer alması, bu bölgenin daha önce düşündüğümüzden 3 milyar yıl daha yaşlı olabileceği anlamına geliyor.

Araştırmacılar bu keşfin, gelecekte daha yaşlı yıldızların bulunabileceği, hatta ilk nesil bir yıldıza bil rastlayabileceğimiz anlamına geldiğini söylüyor.

Kaynak: New Atlas

Normalde evrimi yaşamla ilişkilendiriyoruz ama yıldızlar da benzer bir süreçten geçiyor. Büyük Patlama'nın ardından oluşan ilk yıldızlar genellikle hafif elementlerden oluşuyordu, daha sonra oluşanlar ise gittikçe daha da ağır metaller içermeye başladı. Şimdi astronomlar bugüne kadar tespit edilmiş en eski yıldızlardan birini keşfetti. Bu yıldızın Dünya'ya yakın olması, içinde bulunduğumuz galaktik bölgenin sandığımızdan çok daha yaşlı olabileceğini gösteriyor.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...