Zihninizi bilgisayara yükler miydiniz?

İnsan zihninin bilgisayara aktarılabileceği düşüncesi uzun zamandır tartışılıyor. Bu işlem sonucunda ortaya çıkan dijital kişi tam olarak kim olurdu?

Haber Özeti

Tam Sürüm

Bir fütüristten duyabileceğiniz en fazla kafa yoran öngörülerden birisi de gelecekte beyninizin bir kopyasını bilgisayara aktarabileceğiniz düşüncesidir. Teknik detayları bir kenara bırakırsak (çünkü şu anda bunu nasıl başarabileceğimizi bilmiyoruz) zihni bilgisayar yüklemek etkileyici olduğu kadar da rahatsız edici bir düşünce olabilir. Eğer böyle bir seçenek sunulsa, kabul eder miydiniz?

Matrix’in ütopik versiyonu

Bilgisayarda yaşamak aslında o kadar da kötü olmayabilir. Sanal ortamı kendimiz için çok keyifli bir alan haline getirebiliriz. Hayatın tüm eğlenceli bölümleri, hatta daha fazlası yine erişilebilir olur. Matrix gibi bir ortamda yaşarız ancak robot yöneticiler ya da bir sıvının içinde bekletilen vücutlarımız olmadan.

Eninde sonunda yavaşlayıp zayıflayacak, hastalık kapacak hatta ölecek bir vücudumuz olmadan bu yeni dijital varlığımızın tek limiti içinde yaşadığımız bilgisayarın ömrü olurdu. Hatta tek bir cihaz olmak zorunda da değil. Bilgilerimiz geniş bir bilgisayar ağına yayılır ve bağımsız olarak dolaşırdı. Biz de dilediğimiz kadar yaşayabilirdik.

Kulağa güzel geliyor. Ama bu noktada işler biraz sarpa sarabilir.

Diyelim ki zihnimizi bir bilgisayar yüklemeyi kabul ettim: Dijital ortamda uyanan kişi yine ben mi olacağım yoksa benim birebir kopyam olan ama ‘ben’ olmayan başka birisi mi olacak? Tabii bu durum ben hala hayattaysam geçerli. Birdenbire ikiye bölünmüş bir benlik duygusu mu yaşayacağım? Ya da eğer öldüysem, o zaman sadece ölmüş olurum ve dijital versiyonum hayatına devam eder.

Henüz açıklaması yok

Bu konuda yeterince ikna edici bir açıklama üretilmiş değil. Bunun sebebi, benlik dediğimiz şeyin tam olarak ne olduğunu henüz bilimsel yöntemlerle açıklayamamış olmamız. Bu hala bir sır. Ama bu konu uzun zamandır felsefenin konusu olagelmiş bir tartışma konusu. Konu hakkında daha detaylı bir yazı okumak isteyenler Tim Urban’ın yazısına (İngilizce) göz atabilir. Daha çok görsel içeriklerle ilgilenenler ise aşağıdaki kısa filmi izleyebilir:

Kaynak: Singularity Hub

 

İnsan zihninin ve benlik kavramının tam olarak bilimsel bir tanımını yapabilirsek, zihnimizi bilgisayara aktarmanın bir yolunu da bulabiliriz. Ancak böyle bir durumda ortaya çıkan dijital kişi bizim çok iyi bir kopyamız mı olur yoksa benliğimiz iki farklı bedende mi yaşamaya başlar? Belki de bedenlerimize ihtiyacımız kalmayacağı için onları artık kullanmamaya başlarız. Bu konuyu işleyen 'Karl Brant'ın son anları' adlı kısa film (İngilizce) görülmeye değer.

https://www.youtube.com/watch?v=jFotiDbj-D4

3 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...