Kanser araştırması sırasında tesadüfen obezite engelleyici protein keşfedildi

Kanserle birlikte artan bir proteini inceleyen bilimciler, hayvanların yağ seviyesini üçte bir oranında azaltan güçlü bir metabolik düzenleyici keşfetti.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Birçok kanser türünde üretiminin arttığı görülen bir proteini inceleyen bilimciler, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde hayvanların yağ seviyesini üçte bir oranında azaltan güçlü bir metabolik düzenleyici keşfetti. Fibroblast büyüme faktörleri (FGF’ler) memeliler de dahil birçok farklı organizmada bulunan önemli proteinler olarak biliniyor. FGF ailesinin üç üyesi BP1, BP2 ve BP3, diğer FGF proteinlerine bağlanarak onların aktivitesini artırdıkları için ‘refakatçi protein’ olarak biliniyorlar.

Georgetown Üniversitesi’nden Anton Wellstein, BP1 proteininin çeşitli kanser türlerine sahip kişilerde yüksek miktarda görülmesi sebebiyle yıllardır bu protein üzerine çalışıyordu. BP1’deki artışın FGF’lerin biyolojik etkilerini artırdığı bunun da kanser hücrelerinin çoğalmasına yardımcı olduğu düşünülüyordu.

Şeker ve yağın depolanmasında etkili

Yakın zamanda Wellstein ve ekibi BP3 proteininin etkilerini incelemeye başladı ve bu proteinin üç adet FGF proteinine bağlandığını keşfetti. Bu üç proteinin de metabolik aktiviteleri düzenlediği biliniyor. Özellikle FGF19 ve FGF 21 vücudun şeker ve yağları nasıl kullanıp depolayacağını belirliyor.

Wellstein “BP3’ün metabolik kontrole önemli bir katkısı olduğunu keşfettik. Daha fazla BP3 refakatçi proteini olan kişilerde FGF19 ve FGF21’in etkileri artıyor. Bu da BP3’ü karbonhidrat ve lipit metabolizmasının önemli bir faktörü haline getiriyor. Bu durum, şehirdeki yolcuları alacak daha fazla taksi olması gibi bir durum.” diyor.

Wellstein aşırı BP3 seviyesinin vücudun metabolizmasını hızlandırdığını ve karaciğerde işlenen şeker ve yağın enerji için kullanılmasına ve depolanmamasına yol açtığını öne sürüyor. Bu hipotezi denemek için araştırmacılar farklı fare modellerinde farklı BP3 seviyelerinin etkilerini inceledi.

Obez farelerde yağın üçte biri yakıldı

Öncelikle bir fare modelinde hiç BP3 üretilmemesi sağlandı. Bu farelerin anormal glikoz toleransına ve düşük seviyede trigliserite sahip olduğu görüldü. Bu durum hayvanların ciddi anlamda işlevsiz bir metabolizmaya sahip olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar daha sonra farelerin obez olması durumunda BP3 seviyesinin artırılmasının ne gibi bir etkisi olacağını inceledi. Bu deneyde hayvanların artan BP3 seviyesine olağanüstü şekilde olumlu yanıt verdiği görüldü. Obez farelerde hipoglisemik belirtilerin ve karaciğerdeki yap miktarının azaldığı görüldü. Bunun yanı sıra hayvanların toplam yağ miktarının yüzde 30’dan fazla düşüş gösterdiği kaydedildi.

Wellstein “18 gün süren BP3 tedavisinin obez farelerde yap miktarını üçte bir azaltmak için yeterli olduğunu gördük.” dedi. Benzer bir uygulamanın insanlarda denenmesi için daha fazla çalışma yapılması gerekiyor. Ancak bu araştırma, bu doğal proteinin çok ciddi bir potansiyeli olduğunu gösteriyor.

Kaynak: New Atlas

Birçok kanser türünde üretiminin arttığı görülen bir proteini inceleyen bilimciler, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde hayvanların yağ seviyesini üçte bir oranında azaltan güçlü bir metabolik düzenleyici keşfetti. BP3 adı verilen protein vücudun şeker ve yağları nasıl kullanıp depolayacağını belirleyen FGF19 ve FGF 21 proteinlerine bağlanarak bunların etkisini artırıyor. Böylece şeker ve yağ depolanmadan enerjiye dönüştürülüyor. Obez fareler üzerinde yapılan deneylerde, BP3 proteininin artırılmasıyla, 18 günde farenin yağ miktarının üçte bir azaldığı görüldü. Bu proteinin obezite tedavisinde kullanılabileceği düşünülüyor.

2 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

    • Özellikle şempazelerle yüzde 98 aynı genleri taşıyoruz. Bu da bize vücutlarımızın vereceği tepkilerin benzer olacağını gösteriyor. Yani bazı şeyleri anlamak için bu deney sonuçları çok önemli.

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...