İnternet kullanıcıları olarak devasa veri ekonomisinin neresindeyiz?

Bir grup ekonomist, veri ekonomisindeki rolümüzü yeniden tasarlamamız ve kendimizi edilgen veri sağlayıcıları olarak görmekten vazgeçmemiz gerektiğine inanıyor.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Facebook ve Google gibi çevrimiçi hizmetlerin ücretsiz olduğunu düşünüyorsanız bir kez daha düşünün. Bu hizmetler, şirketlerin devasa reklam hasılatlarına dönüştürdüğü kişisel verilerimiz biçiminde birer fiyat etiketine sahip. Aslında biz kullanıcılar mahremiyetimiz ve dağılan dikkatlerimiz ile ödeme yapıyoruz. Ne demişler, “Eğer ürün bedavaysa ürün sensin.”

The Economist‘in deyimiyle ‘yeni petrol’ü kişisel verilerimiz oluşturuyor. Arabalardan elektrik santrallerine kadar her şey nesnelerin nternetine katıldıkça, çevrimdışı dünya da bir veri madeni haline geliyor. Bizler veri bakımından zengin kaynaklar için ekstra petabayt‘lar yaratıyoruz. Şirketler bu verileri kullanarak otomatik ulaşım ağları veya sadece birkaç insan gerektiren fabrikalar gibi yeni hizmetleri çalıştıracak algoritmaları eğitebiliyor.

Bu durum, insanların yeni yeni tartışmaya başladığı birtakım soruları beraberinde getiriyor:

  • “Verinin mümkün kıldığı otomasyon toplu iş kayıplarına ve gelir eşitsizliğinde artışa neden olacak mı?”
  • “Alphabet, Amazon ve Facebook gibi veri açısından zengin belirli şirketler yeni ekonomiyi egemenlikleri altına alacak mı?”
  • “Bizlerin kullanıcılar olarak verilerimizi sunduğumuz bu takas ekonomisi adil mi?
  • “Bu durum veri açısından avantajlı konumdakilerin yarışı baltalamasına sebep olup yeni girişimlerin ortaya çıkmasını engelliyor mu?”

Imanol Arrieta Ibarra, Leonard Goff, Diego Jiménez Hernández, Jaron Lanier ve Glen Weyl adlı ekonomistler tarafından yayımlanan yeni bir makale, veri ekonomisindeki rolümüzü yeniden tasarlamamız gerektiğini öne sürüyor. Edilgen veri sağlayıcıları olmaktan ziyade kendimizi yeni veri servetinin yaratıcıları olarak görmeye başlamalıyız. Kendimizi birer internet kullanıcısından ziyade şirketlerin otomatikleşmiş ekonomiyi kurmasına yardım eden birer işçi olarak tanımlamalıyız. Makalenin özetinde “Dijital ekonomide kullanıcı verileri, kurumların gönüllü bireyleri gözlemleyerek elde ettiği sermaye muamelesi görür. Bu da kullanıcıların veri üretmedeki rolünün göz ardı edilmesine sebep olur” yazıyor.

Microsoft Research araştırmacılarından Glen Weyl, Fast Company ile gerçekleştirdiği bir röportajda yapay zekanın doğasını yanlış anlamaya meyilli olduğumuzu belirtiyor. Aslında insanların yerini alan makineler değil. İnsan ürünlerini alıp bunları diğer sistemleri çalıştırmak için kullanan şey sistemler. Biz kullanıcılar sistemleri üretiyoruz fakat bütün ekonomik değer bu sistemlere sahip olan kişilere gidiyor. Weyl “Bu takasın farkında olan ve sistemleri üreten insanlara itibar eden bir topluma ihtiyacımız var. Böylece ödüllendirilmesi gereken kişiler ödüllendirilir, adil bir gelir dağılımı elde etmiş oluruz ve sadece birkaç büyük şirket sahibi her şeyi ellerinde tutmuş olmaz” diyor.

Google, Facebook ve Amazon gibi internet şirketleri, ‘eser sahibini saymamak’ ve fikri mülkiyet hakkına saygısızlık etmek yüzünden sıkça eleştiriliyor. Mesela YouTube’un sanatçılara neredeyse hiçbir şey ödemeden eserlerini yayınlamasını düşünün. Weyl bu durumu “Büyük şirketler ücretsiz bilgi akışını engellediği gerekçesiyle fikri mülkiyet hakkının kötü bir şey olduğunu savunuyorlar fakat kendi platformlarının egemenliğini koruyan fikri mülkiyet hakkını ayrı tutuyorlar. İnsanların yaptığı katkı ile hakların birbiriyle orantılı olduğu daha dengeli bir sisteme ihtiyacımız var” diyor.

“Şeffaf bir veri piyasası oluşturulmalı”

Veri servetini nasıl dağıtmamız gerektiğine dair somut öneriler sunmayan makale, bunun bilgisayar uzmanları ve çalışma ekonomistlerinin yeni fikirler üzerinde tartışması için bir fırsat olduğunu öne sürüyor. Veriye nasıl değer biçeceğimiz gibi birkaç önemli sorunumuz var. Şu anda fiyat belirlemek için gerçek bir piyasa yok. Daha önce Meeco ve CitizenMe gibi girişimler internet kullanıcıları adına veriyi paraya çevirme teşebbüslerinde bulunmuştu. Ayrıca günümüzde antitröst yasa ve fikri mülkiyet kanunlarını yeniden düzenleme düşünceleri tartışılıyor. Weyl, şeffaf bir veri piyasası oluşturmanın günümüzün büyük veri devleri de dahil herkesin işine yarayacağını söylüyor. Eğer makinelerle kurduğumuz etkileşimden para kazanabilirsek, ‘otonom gelecek’ düşüncesi daha az korkutucu hale gelebilir.

Kaynak: Fast Company

Aralarında Glen Weyl'in de bulunduğu bir grup ekonomist yakın zamanda bir makale yayımladı. Makalenin özünde, veri ekonomisindeki rolümüzü yeniden tasarlamamız, edilgen veri sağlayıcıları olmaktan ziyade kendimizi yeni veri servetinin yaratıcıları olarak görmeye başlamamız gerektiğinden bahsediliyor. Ayrıca Weyl, şeffaf bir veri piyasası oluşturmanın günümüzün büyük veri devleri de dahil herkesin işine yarayacağını söylüyor.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...