İnsanbiçimcilik teknolojiye olan güveni artırıyor

Konuk yazarımız Elçin Hancı, teknolojinin günlük hayata dahil edilmesi sürecinde insanbiçimciliğin rolüne dikkat çekiyor.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Sosyal medyada sarhoş ahtapot fotoğraflarına denk geleniniz olmuştur. Kavga etmeye hazır gibi duran bu ‘ahtapot’, aslında sadece kapıya çivilenmiş bir askı. Fakat birçoğumuz otomatik olarak çivileri bir çift göze, askılıkları ise ahtapotun birer koluna benzetiyoruz. Bunun sebebi ise bu objenin sosyal ipuçları barındırması. Sıradan bir objeye insanlar tarafindan sosyal işaretler atfedilmesine insanbiçimcilik ya da daha bilinen ismiyle antropomorfizm deniyor.

Bugün günlük hayatımızın içindeki teknolojik yapıların da benzer şekilde değerlendirildiğini görmek mümkün. Google’da her aramasına ‘lütfen’ ile başlayıp ‘teşekkür ederim’ ile bitiren İngiliz büyükanne bu duruma güzel bir örnek. CASA (Computer as Social Actor) paradigması, 1996 yılında bilgisayarların kullanıcıları tarafından birer sosyal aktör olarak algılandığı hipotezini ortaya atmış ve bu hipotez günümüze kadar birçok bilimsel çalışmayla kanıtlamıştır. Örneğin, yapılan bir deneyde, sesli bir şekilde kullanıcıları ile iletişime geçen bilgisayarlar, kadın sesiyle konuştuğunda aşk ve ilişkiler gibi konularda, erkek sesiyle konuştuğunda ise teknik konularda daha bilgilendirici bulunmuşlar. Bir başka deyişle, kullanıcılar kendi günlük yaşamlarındaki insana dair saptamalarını bilgisayarlara atfetmişlerdir.

Arkadaş canlısı otonom araçlar

Peki insanların teknolojik cihazlara birer sosyal aktör gibi davranmaları neden önemli? İnsan-teknoloji etkileşimi alanındaki güncel çalışmalar gösteriyor ki, teknolojik cihazlara atfedilen bu sosyal ipuçları, kullanıcıların gelişen teknolojiye karşı güveninin gelişmesinde büyük rol oynuyor.

Örneğin otonom (sürücüsüz) araçları ele alalım. Bu alandaki çalışmaların birçoğu teknolojik gelişmelere odaklanırken, otonom araçlarla seyahat edecek yolcuların duygu durumları üzerinde yeterince kafa yorulmuyor. Sizce otonom aracın içerisinde seyahat edecek insanlar, bu durumdan psikolojik olarak nasıl etkileniyor? Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, bu araçların antropomorfik özelliklerini artırmak, aracın içinde seyahat edenlerin güvenini artırıyor. 2014 yılında yapılan bir deneyde katılımcılar bir sürüş simülatörü kullanarak otonom araç kullanma deneyimi yaşıyor. Bir grup katılımcının süreceği araca isim verilip bir cinsiyet atfediliyor ve aracın antropomorfik özellikleri manipüle ediliyor. Diğer gruptaki katılımcılara ise araçları hakkında böyle bir bilgi verilmiyor. Antromorfik özelliklerle daha insansı değerlendirilen araçları sürenler onu daha arkadaş canlısı buluyor ve sıradan otonom araçlara kıyasla daha konforlu ve güvenli bir yolculuk yaptıklarını rapor ediyor.

Teknoloji ne kadar insansılaşmalı?

İsim, cinsiyet, tutum gibi sosyal öğelerin otonom araç ve robot gibi teknolojik yapılara atfedilmesi kullanıcıların teknolojiye karşı güvenini artırsa da, bu konuda dengeyi bulabilmek önemli. Bir robotla sohbet ederken, onun hareketsiz durmak yerine daha insansı bir şekilde jest ve mimik kullanması katılımcıların hoşuna giderken, ayırt edilemeyecek ölçüde insana benzeyen robotlarla etkileşim, beklenenin aksine kullanıcıların onlara karşı güven duygusunu zedeliyor.

Görünen o ki, kullanıcıların gelişen teknolojiyi günlük hayatlarına adapte edebilmelerinde teknolojiye güven duymaları çok önemli. Antropomorfizm ise güven duygusunun gelişmesi noktasında üzerinde çalışılabilecek, dikkata değer bir faktör. Peki teknolojiye güven hangi aşamadan sonra aşırılaşmaya başlıyor? Ve teknolojiye aşırı güven biz kullanıcılar için neden kötü? O da bir sonraki yazının konusu olsun.

Yazar hakkında: Elçin Hancı, Türkiye’de psikoloji okuduktan sonra sosyal psikoloji yüksek lisansı için Hollanda’ya gitti. Yaklaşık bir yıldır “İnsan – Teknoloji Etkileşimi” alanında doktora çalışmalarına Hollanda’nın tebessüm şehri Eindhoven’da devam eden Elçin, insan doğasına dair öğrendiklerini teknolojiyle harmanlıyor.

Kullanıcıların gelişen teknolojiyi günlük hayatlarına adapte edebilmelerinde teknolojiye güven duymaları çok önemli. Antropomorfizm (insanbiçimcilik) ise güven duygusunun gelişmesi noktasında üzerinde çalışılabilecek, dikkata değer bir faktör.

İnsan-teknoloji etkileşimi alanındaki güncel çalışmalar gösteriyor ki, teknolojik cihazlara atfedilen bu sosyal ipuçları, kullanıcıların gelişen teknolojiye karşı güveninin gelişmesinde büyük rol oynuyor.

1 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...