[box type=”info”]Garanti Bankası’nın desteğiyle Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan haftalık özetler, genel gündemin koşturmacasında gözünüzden kaçan ancak haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri sıralar.[/box]
Genel Gündem
- Kanada Parlamentosu milli marştaki ‘bütün oğullar’ ifadesini cinsiyetçi ve ayrımcı olduğu gerekçesiyle ‘hepimiz’ olarak değiştirdi. 219’a karşı 79 oyla kabul edilen tasarı 2010 yılında çoğunluğu oluşturan muhafazakar tarafından reddedilmişti. Daha kapsayıcı ve kucaklayıcı bir marş hedefiyle yapılan değişiklik dünyada ilk değil. Daha evvel Avusturya da benzer şekilde ‘oğullar’ ifadesinin yanına ‘kızlar’ ekleyerek marşının cinsiyetini nötrlemişti.

- Türkiye’nin en seçkin özel liselerinde okumak isteyen öğrencilerin TEOG’da üstün başarı göstermeleri yetmiyor, ailelerinin de ödeme konusunda aynı başarıyı sergileyebilmeleri gerekiyor. Sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından liselerin yıllık öğrenim ücretleri de açıklandı. Yatılı seçenek tercih edildiği takdirde fiyatı 100 bin lirayı bulan Robert Kolej’in başı çektiği ücret tablosu ‘ev bark satmadan çocuk okutulmaz’ demenin kibar bir şekli olmuş.

- Noktalama işaretleri yüzünden kırılan sınav notlarının intikamını milenyum kuşağı alıyor. Nokta, virgül, soru işareti gibi en popülerlerinden noktalı virgül gibi hiçbir zaman tam anlaşılamamış olanlarına kadar onlarca nefes dostu, emektar işaret toplumun havalı olmayan kesmine kaldı. Peki ne oldu da milyonlar tarafından apansız terk edildiler? Dil üzerine yüzden fazla kitabı bulunan David Crystal bu dönüşüme sebep olanları tane tane anlatmış.

- Hapishanelere yasadışı yollardan sokulan telefonların çoğu işlerini duvarlar ardından da yönetmenin peşinde olan organize suç örgütlerini işaret ediyor. Pahalılığı ile meşhur hapishane telefonuna ucuz bir alternatif olması sebebiyle aileleri ve arkadaşları ile irtibatı koparmak istemeyen mahkumların da tercih ettiği yasaklı teknoloji hapishane yönetiminin ‘telefon koklayan köpekler’e olan ihtiyacını kuvvetlendiriyor. Cep telefonunuzun nasıl koktuğunu ya da köpeklerin akıl almaz yöntemlerle gizlenen telefonları bulmak için nasıl eğitildiğini merak ediyorsanız buradan buyrun.

- Moğolistan Ulusal Posta Servisi dünyada bir ilke imza atarak [highlight]sayılar ve cadde isimleri gibi öğelerden oluşan bildiğimiz adres sistemini terk edip adreslerin 3 kelimelik serilerden oluştuğu What3Word sitemine geçiş yapıyor[/highlight]. İngiliz girişimi What3Words, nüfusunun yüzde 75’inin halen geçerli bir yazışma adresine sahip olmadığı dünyamızda, banka hesabı açmaktan posta servislerinden faydalanmaya ya da acil bir durumda ulaşılabilir olmaya kadar pek çok modern nimeti imkansız kılan bildiğimiz adres sistemine bir alternatif olma niteliği taşıyor. 3 kelime sistemi 3 adet hatırlaması kolay kelimeden oluşturulan ve her biri benzersiz olan öbeklere GPS koordinatları tanınması mantığına dayanıyor. Her bir kelime öbeği harita üzerinde 9 metrekarelik bir alana karşılık geliyor. Örneğin ”Birleşik Devletler Büyük Elçiliği Denver Caddesi #3 11. Mikro Bölge Ulan Batur 14190 Moğolistan” adresi şuna dönüşüyor: constants.stuffy.activism. Çok daha pratik olduğu kesin. Yeni sistemin varoşlar gibi yoğun yerleşime sahip olduğu halde haritalanmamış bölgeler ya da Moğolistan kırsalı gibi seyrek nüfuslanmış bölgelerde yaşayan kişilerin pek çok temel servis ve hizmetten faydalanmasının önünü açacağına inanılıyor.

- Millward Brown tarafından Bloomberg ve Kantar Worldpanel’den alınan bilgilerin yanı sıra 3 milyon tüketicinin görüşleri ile hazırlanan dünyanın en değerli 10 markası listesi açıklandı. Listede teknoloji şirketlerinin çoğunlukta olduğu görülürken McDonalds listedeki tek restoran zinciri, VISA da tek finans şirketi oldu. Liste şu şekilde:
- Google.
- Apple.
- Microsoft.
- AT&T.
- Facebook.
- VISA.
- Amazon.
- Verizon.
- McDonald’s.
- IBM.

- Uzun tartışmaların ardından kaykayın olimpiyat sporu niteliği kazanmasına ramak kalmış gibi görünüyor. Uluslararası Olimpiyat Komitesi kaykay, tırmanma, sörf ve beyzbolun 2020 Tokyo Yaz Oyunları programına eklenmesi önerisinin destekleneceğini açıkladı. Komite son kararını Ağustos ayında Rio de Janeiro’da açıklayacak. Fakat Tokyo 2020’de gençliğe hitap eden, eşitlikçi ve yenilikçi sporların cesaretlendirilmesi hedefleniyor.

- Fransa’da düzenlenen Euro 2016 futbol şöleni Türkiye (Milli Takımı) için kelimenin tam anlamıyla kabusa dönüştü. İlk hafta oynanan karşılaşmada Hırvatistan karşısında alınan 1-0’lık yenilginin ardından bu hafta İspanya karşısında 3-0 mağlup olununca Türkiye birdenbire futbolcuların primlerini, Türkiye Futbol Federasyonu’nun 900 kişilik davetli kadrosunu, Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim’in maaşını; hatta kızının hamileliğini hatırladı ve yine acı, iç burkucu ve faydasız eylem ve tartışmalara vesile oldu.
https://www.youtube.com/watch?v=-pEN7fspV6o
- Eski FIFA Başkanı Sepp Blatter, Avrupa kupaları için yapılan kura çekimlerinde ayırt edilebilmesi için bazı topların buzdolabında soğutulması yöntemi ile hileye başvurulduğunu iddia etti. Blatter’ın açıklamalarına göre FIFA başkanları kürenin içinde şeklen birbirinden farksız görünen topların hangilerinin hangi takımı içerdiğini topların birbirinden farklı sıcaklıkları sayesinde anlayabiliyor ve eşleşmelerin kaderini değiştirebiliyordu. Saygınlık timsali olarak görülen bir kurumda minik kura toplarının telaşla buzdolabına dizildiği o an… Güven sorunumuzu derinleştiriyor.

- ‘Tanrı kraliçeyi korusun’ – özellikle de internetin iştahını kabartacak bir şey yaptığında. Britanya Kraliçesi Elizabeth’in halka açık doğum günü kutlamalarında giydiği yemyeşil takım, tonu ve canlılığı ile post prodüksiyonda kullanılan yeşil ekrana (green box) benzetilince internette tadına doyum olmayan bir fotoşop yarışı başladı. 90 yaşındaki İngiltere kraliçesinin her şeyi yansıtmaya hazır bir ekran gibi kullanılması internetin dokunulmazlara olan merhametsizliğinin en güzel örneklerinden biri haline geldi.

- Herkes ‘hamileyken aşerilen şeyler’ sohbetlerinde ‘toprak yedim’ diyerek konuyu kitleyen en az bir kadın tanır. Yani toprak yemeye duyulan kuvvetli istek (Geophagia) tarafından ele geçirilmiş insanlar aramızda. Hamilelerde, çocuklarda ve bazı kültürlerde sıkça görülen bu davranışın kökenleri ise hala araştırılıyor. Biyomedikal ve kültürel etkenleri gözeterek yapılan araştırmalar kesin bir sonuca ulaşabilmiş değilse de demir eksikliğine bağlı anemi, bazı minerallerin besinlerden yeterince alınamaması ya da mide sorunları gibi olası sebepler değerlendiriliyor. Bunun yanısıra beslenmenin ve yeme alışkanlıklarının ağırlıklı olarak ‘kültürel’ meseleler olduğu düşünülünce toprak yemenin mitsel yanına da odaklanmadan geçilemiyor. Topraktan bulaşan hastalıklar ve zehirli maddeler sebebiyle beraberinde ciddi riskler getiren bu tuhaf alışkanlık hakkında araştırmalar yürüten Sera Young “kimseye günde üç kaşık toprak yiyin diyemeyiz fakat bu konuda ne önerebileceğimizi kestirecek kadar iyi tanıdığımız bir davranış da sayılmaz” diyerek mevzunun acayipliğini perçinliyor.

- The World’s Best 50’nin lezzet avcı ve uzmanları 2016 yılı için Dünyanın En İyi 50 Restoranı listesini açıkladı. Türkiye’den herhangi bir restoranın listeye girememesi ile bayraklar çekmecede kaldı.

- Dünyanın en şiddetli iç savaşlarından birine sahne olan Suriye’de New York Times muhabiri Declan Walsh’ın kendi sesinden bir yol (ve savaş) hikayesi: Suriye’de Gördüklerim – tamamı İngilizce açıklamalı fotoğraf ve videolar eşliğinde.
- Türkiye İstatistik Kurumu Nisan 2016 Motorlu Kara Taşıtları bültenini yayınladı. İstatistiklere göre beyaz otomobillere özel bir ilgi gösterdik, benzin ve dizelden çok LPG’yi tercih ettik (yakıt türü bilinmeyen?? otomobil oranı %0,4) Renault ve Volkswagen en çok tercih ettiğimiz ilk iki marka oldu ve otomobilden sonra sırasıyla en çok kamyonet, motosiklet, traktör kaydettirdik. Özetle Nisan ayı istatistiklerine göre tercihimiz LPG’li beyaz bir Renault otomobilden yana oldu diyebiliriz.

Gelişmeler devam ediyor! Sıradaki sayfaya aşağıdan geçebilirsiniz.







Bir yanıt yazın