Haftanın Özeti: 43

17 –23 Ağustos 2015 tarihleri arasında Türkiye ve dünyadan haber, site, yazılım, donanım, cihaz, video ve trendler.
Garanti Bankası’nın desteğiyle Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan haftalık özetler, genel gündemin koşturmacasında gözden kaçan ancak haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri sıralar. Bu sayımızda 6 kategoride, 95 haber sizi bekliyor.

Genel Gündem

  • Yakın geçmişte yaşadığımız -genellikle tatsız olaylarda- sosyal medyanın faydası kadar zararını da gördük. Bilgiyi düşünce hızında yaymak için harika bir araç olan mecralar ne yazık ki doğru / yanlış filtresine sahip değil. Bunun için hala biz kullanıcıların çaba ve zekasına ihtiyaç var. Avrupa Gazetecilik Merkezi (EJC) tarafından geçtiğimiz sene duyurulan ve internetteki bilgiyi doğrulama yöntemlerini ele alan ‘Verification Handbook’ kitapçığı Türkiye Korsan Parti Hareketi öncülüğünde ve Mehmet Atakan Foça’nın editörlüğünde ‘Doğrulama El Kitabı‘ ismiyle Türkçeye kazandırıldı. (#KesinBilgi #Yayalım).

Saniyede 73 bin kare kaydeden bir kamera gözünden namludan çıkan kurşun.

Gepostet von M. Serdar Kuzuloğlu am Donnerstag, 20. August 2015

  • Quora’da ‘insanların hayatta çok geç öğrendiği dersler‘ başlıklı bir diziye göz gezdiriyordum. 10 maddeden oluşan katkılardan birini çevirip aktarmak istedim:
    1. Zaman zannettiğinizden çok daha hızlı geçer.
    2. Bedenine gençken iyi bakmazsan o da yaşlılığında sana bakmaz. Yaşlandıkça küçülürsün ve hareketlerin kısıtlanır.
    3. Cinsellik ve güzellik gelip geçer ama samimiyet ve dostluklar kalır.
    4. İnsanlar hayattaki her şeyden daha önemlidir. Hiçbir hobi, kitap, iş yaşlandığın zaman insanlarla geçirdiğin zaman kadar önemli olmayacak.
    5. Para önemlidir ve akar gider. Gençlik çağında yaşlılık için (finansal açıdan) kendini hazırlamazsan yaşlılıkta pişman olursun.
    6. Gençliğinde (iyi ya da kötü) neyin tohumunu ektiysen meyvesini yaşlılıkta verir.
    7. Kıskançlık çarçur edilmiş bir duygudur. Bazı arkadaşlarınız senden daha başarılı olacak, nefret ettiklerin yükselecek, gençler senden daha atik ve zeki olacak. Bunları erdemlice kabul et.
    8. Taksitleri azalmış olsa da bir hevesle aldığın koca evin yaşlandıkça sana büyük gelir. Temizliğinden bakımına kadar derde dönüşür. Sahip oldukların sana sahip olur.
    9. Yaşlılığında yaptığın hatalardan çok yapmadıklarından pişmanlık duyacaksın. Öpmediğin kız, çıkmadığın seyahat… Eğer fırsatın varsa hemen yap. Bir daha olmayabilir.
    10. Uyanabildiğin her gün senin için zaferdir!

  • Uyuşturucu dünyanın tartışmasız en karlı ‘işi’. O kadar büyük bir gelir sunuyor ki üretiminden satışına kadar akla-hayale gelmedik her türlü yöntem, bütçeye bakılmaksızın gerçeğe dönüşüyor (baronlarının hapisten kaçışı bile başlı başına bir proje). Motherboard sitesi kimi zaman haberlerin satır aralarında kalan bir ayrıntının üstüne gitmiş. Uyuşturucu nakliyatında kullanılan denizaltılar. Her seferinde 175 milyon dolarlık kokaini sınır polisi, gümrük muhafaza ve sahil güvenlik botlarından kurtarabilmek adına yapılanlar mühendislik açısından bile hayret verici. Uzun fakat altın değerinde bir yazı. Belgeseliyse aşağıda.

  • Geçen hafta Youtube’a yüklenen (2014 yılında kaydedilmiş) bir video internetteki etkisini bu hafta yarattı. Lokal anesteziyle beyin ameliyatı geçiren Ambrož Bajec-Lapajne adlı opera sanatçısı operasyon boyunca eser seslendiriyor. Kesinlikle hayatımda izlediğim en fantastik videolardan biri.

  • Sigarayı bırakmak isteyenlerin en büyük evhamlarından biri kilo alma korkusu. Çok da haksız sayılmazlar zira çoğu tiryaki bu yeni hayatına 10 kilo fazlayla devam ediyor. Penn State Tıp Fakültesi tarafından 12 bin 204 denek üstünde yapılan bir araştırmaya göre kilo almanın tek sorumlusu sigarayı bırakma değil. Çoğu insan yaşlanma ve hareketsizliğe bağlı olarak her sene ortalama yarım kilo zaten alıyor. Tiryakilerdeki şişmanlama etkisini belirleyen etken sigara içme seviyesi. Günde 15 taneden az içenlerde sigarayı bırakma sonrası kilo alma çok nadir görülüyor. Ancak 25 sigaradan fazla içenlerde kilo alma kaçınılmaz oluyor.
  • Bir ahtapot bir karidesi nasıl yakalar biliyor musunuz? Aynen insanların avladığı hemcinsleri gibi; dostça, kardeşçe yaklaşarak. Berkeley Üniversitesi öğrencileri sayesinde öğrenmiş olduk.

  • Sunumlarımda bazen zaman ve kültürel kodların değerlere nasıl etki ettiğinden bahsediyorum. Buna yönelik en çarpıcı örneklerden biri geçen sene Gazeteci Esther Honig tarafından ortaya çıkarılmıştı. Bir kıza ait fotoğrafı 19 farklı ülkeden grafik sanatçılarına yollayarak rötuşlarla ‘güzelleştirmesini’ istemişti. Ortaya 19 apayrı sonuç çıkmıştı. Benzer bir çalışma bu hafta Shutterstock arşivinden bir kadın fotoğrafı üstünde 18 ülkeden 18 grafik sanatçısıyla gerçekleştirildi. Ortaya yine 18 farklı kadın çıktı (ipin ucu en çok İtalya ve Çin’de kaçmış). Aşağıdaki galeride gördüğünüz ilk kare kadının orijinal fotoğrafı. Devamında ülkelerin yorumları sıralanıyor. Özetle: nasıl olursanız olun birileri için gayet güzelsiniz.

  • The Economist dergisi 30 değişkene dayanarak hazırladığı ‘Dünyanın en yaşanabilir şehirleri’ başlıklı geleneksel endeksinin 2015 sürümünü yayınladı. (Türkiye’den hiçbir şehrin yer almadığı) 100 satırlık listenin ilk sırasında aynen geçen sene olduğu gibi Avustralya’nın Melbourne şehri yer aldı. Sürekli terör ve savaşla anılan Tel Aviv’in 77. sırada da olsa listede yer almış olması ilginç.
  • Büyük çıkarımlar yapmak için basit şeylere odaklanmak az akla gelen ama faydalı bir yöntem. Marcin Wichary eline geçen Türkçe F klavyeli daktiloya bakarak öyle çıkarımlar yapmış ki ‘insan gerçekten hayret ediyor’. Tevfik Uyar da sağolsun bu uzun makaleyi Türkçeye çevirmiş (bir F klavye kullanıcısı olarak ekstra keyif aldığım doğrudur).

daktilo

  • Ortadoğu’nun nabzını tutma görevini üstlenen Al Monitor sitesinde (Kasım 2014 tarihli) ilginç bir dosyaya denk geldim: Türkler neden -kendileri dahil- kimseden hoşlanmıyor? Üstüne kafa yormakta fayda var. Bu kategoriyi söz konusu araştırmadan bir alıntıyla kapatalım.

Muhtelif küresel ‘kişiler arası güven’ araştırmaları Türkiye’nin dünyanın en güvensiz toplumlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, 2008 tarihli Dünya Değerler Araştırması’nda Türkiye kişiler arası güven anketinde 60 ülke arasından sonuncu durumda. Öyle ki, Türk toplumunun sadece yüzde 4.9’u “Diğer insanlara çoğunlukla güvenilebilir” diyor ki, bu oran sadece 20 yıl önce korkunç bir soykırım yaşamış olan Ruanda ile aynı düzeyde.

27 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...