Sinema / TV / Kültür / Sanat
- 2011 yılında hayatını kaybeden Amy Winehouse‘un hayatını konu alan Amy adlı belgeseli bir hatırlatayım dedim. En az Montage of Heck kadar güzel.
- Müzik klipleri ve kanalları yokken insanları albüm almaya ne yöneltiyordu? Elbette albüm kapakları. Müzik tarihinin en çok konuşulan albüm kapaklarından biri kabul edilen Pink Floyd’un Dark Side of the Moon albümünün tasarımcısı Aubrey Powell süreçleri ve o dönemi anlatmış.

- ABD / San Francisco’daki Incline Galerisi‘nde ziyarete açılan After Life adlı sergi ölüm, kişilik ve geride kalanları teknolojiyle harmanlanan ilginç bir sunumla seyircilerine aktarıyor.
- Yapay zeka, algoritma ve görselliğin birleşiminden doğan bir proje: DeepStereo.
- Şu an Londra’da yaşayan İstanbullu Sanatçı Memo Akten ise ‘Journey through the layers of the mind’ teknoloji ve halüsinasyon kesişiminde geziniyor. Sitesindeki diğer işlerine de bakmanızı şiddetle tavsiye ederim.
- Michael Lester dünyanın en küçük portfolyosuna imza attı.

- Google’ın bir nevi hayalleri görselleştiren DeepDream algoritmasından daha önce bahsetmiştim. Bu algoritmayı mevcut bir video üstünde kurgulayınca; bir de seçim olarak Fear & Loathing in Las Vegas’ı seçince ortaya hayli garip bir ‘trip’ kafası çıkmış.
- DeepDream ile hayata geçen bir başka çalışma izleyeni hayranlıkla ürperme arasında bırakıyor. Açıklamasında detayları var ama özetleyeyim: yapay zekaya görüntüler gösterip algıladığını çizmesini istiyorlar. Ardından çizdiğini tekrar kendine göstererek yeniden yorumlamasını istiyorlar. Sanatsal bir inception da denebilir. Ayrıca bence bu yeni akıma bir isim vermek de şart oldu. Önerilerinizi beklerim.
- Japon Sanatçı Ai Weiwei interneti çok uçucu bularak 2005-2013 yılları arasındaki bütün Twitter paylaşımları ve blog yazılarını 6 bin 830 adet parşomen kağıdına işledi.

- Sanatı paraya çevirme konusunda değme simsarlara taş çıkartacak kadar iyi çalışan yeni bir kuruluş var: IŞİD. Terör finansmanının en estetik metodu da denebilir.
- Star Wars’un yeni sahibi Disney, Han Solo’nun bağımsız bir filmle beyazperdede yer alacağını açıkladı.

- Dünya sinema endüstrisinin tartışılmaz lideri ABD arşivini nasıl ve nerede saklıyor dersiniz? Bir nükleer sığınakta! WIRED dergisi bulmuş, incelemiş. Detaylar inanılmaz. Her biri filmi bir servete mal eden saklama koşulları bir anlamda dünyanın da görsel belleğini oluşturuyor. Olur da bir nükleer kıyamet çıkarsa en azından canları pek sıkılmayacak. Zira içerdeki 205 koltuklu salonda her türlü formattaki filmleri oynatacak sistem hazır. Ne yazık ki 1 milyon 400 bin adetlik toplam üretimin sadece 160 bini bu tesiste saklanabiliyor. Aşağıdaki fotoğrafına bakınca içindekileri tahmin etmek zor, değil mi?

[box type=”info”]Bu derlemeden arkadaşlarınızı haberdar etmek için aşağıda yer alan sosyal medya paylaşım düğmelerini kullanabilirsiniz. Blogdaki yeni yazılardan anında haberdar olmak için yine aşağıda yer alan forma e-posta adresinizi girmeniz yeterli.[/box]
Fikir ve katkılarınızı yorumlarda bekleyeceğim.
Hepinize sağlıklı, mutlu ve bereketli bir hafta dilerim.


Bir yanıt yazın