[box type=”info”]Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.[/box]
Başlığa yazarken fark ettim ki bu özet macerasında 6 ayı devirmişiz! Benim için kesinlikle gurur verici. Her gün ulaştığı trafiğe bakınca hiç ummadığım kadar fazla kişinin de ilgisini çektiğini, fayda yarattığını görerek daha da keyifleniyorum.
Biraz filmlerdeki gibi olacak ama siz bu satırları okurken ben bir uçakta İngiltere’ye doğru yol alıyor olacağım. Dolayısıyla yorumlarınızın onaylanması ve cevaplanmasında bazı gecikmeler yaşanabilir; şimdiden özür.
Genel Gündem
- Bu hafta Türkiye’de Twitter, Facebook ve Youtube erişime engellendi (bir ara Google bile radara girdi). Twitter’daki protestolar konuyu dünya gündemine taşıdı. Gerekçe olarak Çağlayan Adliyesi’nde rehin alınan ve ardından gerçekleştirilen polis baskınında aldığı 10 kurşun yarasıyla hayatını kaybeden Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın görüntülerinin paylaşılması gösterildi. Twitter konudan haberdar olmasının ardından (Facebook ve Youtube gibi) hükümetin görmemizi istemediği görüntüleri engelleyince erişim yasağı kalktı. Olay yerli ve yabancı basınında kendine geniş yer buldu (neye erişip erişmeyeceğinize kendiniz karar vermek istiyorsanız VPN ile ilgili yazıma göz atmanızda fayda var).

- Vatandaşlarına internette nefes aldırmamaya yönelik çabalarıyla dünyaya nam salan Çin ise yepyeni ve çok daha güçlü bir silahla ülkenin tüm elektronik trafiğini kontrol etmeyi başardığını iddia ediyor. ‘The Great Cannon’ adlı bu yeni araç içeriği denetleyip sansürlemekle kalmıyor; içine zararlı kod ekleyerek dilediği (yani çökertmek istediği) bir siteye de DDOS saldırısı olarak yönlendirebiliyor.
- Batman’ın Merkez Köyü’ne bağlı Aydınkonak Ortaokulu’nda görev yapan Bilişim Teknolojileri ve Yazılım öğretmeni Çağlar Gülcek her şeyi devletten beklememek gerek demiş ve internetin gücüne inanarak IndieGoGo’da bir fon kampanyası oluşturmuş. Toplamda 2500 dolara ihtiyaçları var. Küçücük bir desteğin bile işe yarayacağından bahsetmeye gerek yok sanırım.

- Birleşik Krallık’ın (İngiltere mi deseydik yoksa?) derdiyse internetteki pornografik içerikler. Daha doğrusu 18 yaşından küçüklerin bu içeriğe erişmesinin engellenmesi. Fakat bunun nasıl yapılacağına kimse karar verebilmiş değil. İngilizler ipi gevşetirlerse devletin internet polisliğine soyunacağından endişe ediyorlar. Bence bu endişelerinde sonuna kadar haklılar.
- Önce ismini paylaşalım, sonra tahminleri alalım: Maha bint Mohammed bin Ahmad al-Sudairi. Evet, bu bir Arap ismi. Bir ipucu daha: o bir Prenses. Geri kalan kısmı kesinlikle tahmin edemeyeceğiniz ayrıntılar içeriyor. Hanımefendi 3 yıl önceki Paris ziyaretinde [highlight]20 milyon dolarlık alışveriş[/highlight] yapmış fakat [highlight]verdiği çekler karşılıksız çıkmıştı[/highlight]. Bütün bunlar yetmez gibi bu haftaki Paris ziyaretinde beraberindeki [highlight]60 kişilik yardımcı heyetiyle[/highlight] kaldığı Shangri-La Oteli’nden hesabı ödemeden kaçmaya çalışırken yakalandı. 7 milyon dolarlık otel faturası küçük çaplı bir diplomatik krize yol açarken Prenses komşu ülke Katar’ın sahip olduğu Royal Monceau adlı otele taşındı. Daha da garip detayları haberden takip edebilirsiniz. Ben ise şunu sormak isterim: BU NASIL BİR HAYAT?

- Fransa bu hafta daha da ilginç bir olayla sarsıldı. IŞİD’e bağlı hackerlar ülkenin devlet televizyonuna yönelik yürüttüğü ‘siber’ saldırıyla yayını durdurdu, kanalın sosyal medya hesaplarından propaganda mesajları yayınladı. Kesinti neredeyse gün boyu sürdü. Konuyla ilgili devlet kademesinde soruşturma başlatıldı. Değişik zamanlardayız.
- ABD’de NSA’in Amerikalılar dahil bütün dünyayı akıl almaz yöntemler kullanarak yasadışı olarak dinlediğini ortaya çıkarınca vatana ihanetten dolayı yargılanan (şu an Rusya’da siyasi sığınmacı olarak yaşayan) Edward Snowden cidden garip bir şekilde yeniden gündeme geldi. Bir heykel sanatçısı Snowden’in dev bir büstünü yaparak New York’taki bir parkta yer alan Savaş Anıtı’na yerleştirdi. Polis failleri araştırıyor.
- Masa oyunlarının tarihi milattan önce 5.000 yılına dayanıyor desem, inanır mıydınız?


Bir yanıt yazın