DNA’ya 200 MB veri kaydedildi

Washington Üniversitesi ve Microsoft'un ortak çalışmasıyla DNA üzerine 200 megabayt veri yüklenerek bu alandaki rekor kırıldı.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Daha önce DNA üzerine veri depolama başarısıyla gündeme gelen Washington Üniversitesi, Microsoft ile birlikte yürüttüğü çalışma neticesinde DNA üzerine veri depolama rekorunu kırdı. Çalışma neticesinde DNA ipliklerine 200 MB veri yüklendi. Kullandığımız verileri gigabayt ve terabaytlarla ölçtüğümüz bu dönemde 200 megabayt kulağa çok da fazla gelmeyebilir ancak bu alanda eski rekorlar kilobaytlarla ölçülüyordu.

DNA’ya kodlanan 200 megabaytlık verinin içinde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi‘nin 100 farklı çevirisi, Project Gutenberg’de bulunan en popüler 100 kitap, Crop Trust‘ın tohum veri tabanı ve OK Go grubunun This Too Shall Pass adlı şarkısının yüksek çözünürlüklü video klibi bulunuyor.

Çok az yer kaplıyor

Elektronik yöntemleri kullanarak veriyi oldukça küçük alanlara depolayabiliyoruz. Ancak insanlık olarak ürettiğimiz veri, elektronik depolama alanlarındaki gelişmemize göre çok daha hızlı artıyor. 2020 yılında dünya üzerindeki toplam verinin 44 trilyon gigabayt’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu verileri depolamak için daha farklı yöntemlere ihtiyaç duyuyoruz. Bu noktada doğal veri depolama sistemi DNA devreye giriyor.

Elektronik sistemlerde kullanılan 1 ve 0’lardan oluşan ikili dizilerin aksine DNA dizilerinin dört farklı bileşeni bulunuyor: Adenin, Guanin, Sitozin, Timin. Bu sayede, çok küçük alan kaplayan bir DNA dizisine çok büyük boyutlarda veriler kodlanabiliyor. Kendi vücudumuza baktığımızda bir milimetreküp DNA içerisinde 5,5 petabit (125.000 GB) veri depolanabildiğini görüyoruz. Bu hesaba göre, günümüzde internet üzerindeki toplam 700 exabaytlık veri ortalama ayakkabı kutusu boyutunda DNA üzerine kodlanabilir.

Binlerce yıl dayanıyor

Üstelik DNA diğer veri depolama yöntemlerinden çok daha dayanıklı. Sabit disklerin ya da DVD’lerin en fazla 20-30 yıllık bir ömrü bulunuyor. Daha sonra deformasyona uğrayan bu cihazlar kullanılamaz hale geliyor ve veri kaybediliyor. Oysa DNA üzerine kodlanmış genler, binlerce yıl sonra bile çıkarılıp okunabiliyor. Örneğin bazı mikrobiyoloji kurumları, Sibirya’da bulunan mamut fosillerinden çıkarılan genleri kullanarak mamutları dünyaya geri getirme planları yapıyor.

DNA üzerine yapılan kodlamalar, okuma sırasında diğer depolama yöntemlerinde olduğu gibi bazı hatalar oluşmasına sebep olabiliyor. Ancak araştırmacılar bu hataların düzeltilmesini sağlayarak veri kaybını engelleyebiliyor. DNA üzerine kaydedilen verilere, hiçbir veri kaybı olmadan, rastgele erişim sağlanabiliyor.

Bu teknolojinin yakın zamanda hayatımıza girmesi beklenmiyor ancak gelecekte DNA’lar arşivleme amacı ile kullanılabilir.

1468002291-ceze-lab-dna-storage

Washington Üniversitesi ve Microsoft ortak çalışmasıyla gerçekleştirilen araştırma ile DNA üzerine veri depolama rekoru kırıldı. DNA'ya yerleştirilen 200 megabaytlık verinin içinde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin çevirileri, 100 adet kitap, tohum veri tabanı ve yüksek çözünürlüklü bir video klip bulunuyor. DNA küçük bir alana çok fazla veri depolama imkanı sunduğu için geleceğin depolama teknolojisi olarak görülüyor.

1 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...