Çoban köpeği yerine, havlayan drone’lar

Robotlar sadece insanların değil hayvanların da işlerini elinden alıyor. Çoban köpeği gibi havlayabilen dronlar çobanların ve çiftçilerin yeni gözdesi oldu.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Robotlar sadece insanların değil hayvanların da işlerini elinden alıyor. Çoban köpeği gibi havlayabilen drone’lar çobanların ve çiftçilerin yeni gözdesi oldu. Drone teknolojisine gelen en son yenilikler, dronları çiftliklerde kullanmaya başlayan çiftçilerin işini kolaylaştırıyor.

Drone üreticisi DJI’ın Yeni Zelanda distribütörü Ferntech‘ten dron uzmanı Adam Kerr dronun tarımda kullanımının artmasıyla, Ulusal Tarım Uygulama Günleri’nin artık şirketin takvimindeki en büyük etkinliklerden biri haline geldiğini söyledi. Kerr “Geçtiğimiz iki yıl içinde çiftçiler kirli, tehlikeli ya da sıkıcı işler için drone teknolojisinden yardım almaya başladı.” diye konuştu.

Soğuk havalarda dışarı çıkmaya gerek kalmıyor

Yeni Zelanda’lı bir çoban olan Corey Lambeth, drone’u sayesinde sürüyü hareket ettirme, su ve yem seviyelerini kontrol etme gibi işlerin çok daha etkin şekilde yapılabildiğini söyledi. Lambeth “Kışın soğuk günlerde, dışarı çıkmak istemediğim zaman dron uçurmak en ideali oluyor. Dronla sürüden hiçbir hayvanın tellerin dışına çıkmadığından emin oluyorum. Ayrıca kuzulama sırasında da drone’u etrafta uçururken kamerasının zum özelliği, hayvanları rahatsız etmeden kontrol etmemizi sağlıyor.” diye konuştu.

En son drone modeli, 3 bin 500 Dolar’lık DJI Mavic Enterprise bunlara ek olarak ses kaydı yapabiliyor ve bu kaydı hoparlörden çalabiliyor. Böylece köpek havlaması ya da diğer sesler çayırda yüksek şekilde çalınabiliyor. Lambeth bu özelliğin sürüyü daha kolay hareket ettirmeyi sağladığını ve hayvanları bir çoban köpeği gibi strese sokmadığını söyledi. Lambeth, “Bazen çoban köpekleri çok yaklaştığında, inekler buzağıları korumak için çoban köpeklerine saldırabiliyor. Ama drone’lara karşı hiç böyle bir şey yapmadılar.” diyor.

Tembellik değil tasarruf kaynağı

Bazı çiftçilerin drone kullanmayı tembellik olarak görebileceğini söyleyen Lambeth, bir droe’un çiftçiye para ve zaman kazandırabileceğini ifade etti. Lambeth’in patronu, dört nesildir çiftçilik yapan Ben Crossley, Lambeth’in her gün drone kullandığını görünce kendisi de bir tane almaya karar vermiş. Crossley bazı çiftçilerin yeni teknolojiye alışmakta güçlük çektiğini ama teknolojiye ayak uydurmak gerektiğini söylüyor.

Crossley “Bazen bir su sızıntısını bulmak yarım gününüzü alabilir. Ama drone kullanarak en fazla bir saat içinde sorunu çözebiliyorsunuz. Eskiden büyükbabam da çiftlikte yaşarken her akşam onu ziyaret ederdim. Cep telefonlarına bile alışmakta zorlanmıştı. Drone görmek onun için büyük bir şok olurdu.” diyor.

Zorlu hava şartlarında çalışmıyor

Drone’lar çiftçilerin kullandığı aletler arasında yerini aldı ama Lambeth bu teknolojinin bazen insanı yarı yolda bıraktığını söylüyor; özellikle de zorlu hava koşullarında. Lambeth, “Gerçekten zorlu koşullarda, yağmurlu havalarda drone uçuramıyorsunuz. Büyük ihtimalle yakında kış şartlarına dayanıklı modeller de yapacaklardır. Ama şimdilik yağmurlu havalarda yine köpek kullanmak gerekiyor.” dedi.

Lambeth şimdilik, iş saati geldiğinde beş köpeğini evde bırakmak gibi bir planı olmadığını söylüyor. Drone’ların, tüm elektronik cihazlarda olduğu gibi arada bir şarj edilmesi gerektiğini belirten çoban bu yüzden çiftlikte daima köpeklere ihtiyaç duyulacağını söylüyor. Ayrıca bir drone’un ömrünün, iyi bakılmış bir köpeğin 10 yıllık hizmet süresiyle yarışamayacağının altını çiziyor.

Kaynak: Radio NZ

Robotlar sadece insanların değil hayvanların da işlerini elinden alıyor. Çoban köpeği gibi havlayabilen dronlar çobanların ve çiftçilerin yeni gözdesi oldu. Dron teknolojisine gelen en son yenilikler, dronları çiftliklerde kullanmaya başlayan çiftçilerin işini kolaylaştırıyor. Dronlar sayesinde zaman ve paradan tasarruf eden çiftçiler, hayvanları da ürkütmeden uzaktan kontrol edebiliyor.

1 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...