Birkaç teknoloji şirketinin kontrolündeki distopik bir geleceğe mi gidiyoruz?

Google ve Amazon gibi şirketlerin büyümesinde herhangi bir yavaşlama olmaması, bir gün kontrol edilemeyecek kadar büyüyeceklerine dair endişeleri artırıyor.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Google ve Amazon gibi teknoloji şirketlerinin yakın zamanda hayatımızın her alanını kontrol edecek şekilde büyüdüğüne dair endişeler giderek artıyor. Endişelerin sebebini anlamak gayet kolay; Amazon dünyanın en büyük çevrimiçi perakendecilerinden biri, Google ise her gün en az birkaç kez başvurduğumuz Google arama motorunun ve en popüler video yayınlama hizmeti YouTube’un sahibi.

Bu iki şirket, insanların alışveriş alışkanlıklarını (Amazon.com, Google Express), bilgiye ulaşma biçimlerini (Google.com), eğlenme yöntemlerini (Amazon Instant Video, YouTube) ve birbirleriyle iletişim kurma alışkanlıklarını (Alexa, Amazon Echo ve Google Asistanı) yönlendiriyor. Bu teknoloji devlerinin kontrol edilmemeleri halinde bir gün durdurulamayacak kadar büyüyeceklerine ve sonunda rekabeti engelleyeceklerine inananların sayısı gün geçtikçe artıyor. Zira şu an geçerli kanun ve düzenlemeler bu şirketleri yavaşlatacak kadar güçlü değil.

USA Today‘e göre, ABD’deki kitap satışlarının yüzde 50’sinden fazlasını Amazon gerçekleştiriyor. Bulut bilişimde yüzde 45 pazar payına sahip olan Amazon’un çevrimiçi market piyasasındaki payı yaklaşık yüzde 40. Google’a gelecek olursak, 2017 yılı Ağustos ayı itibariyle arama motoru piyasasında Google’ın payı yüzde 80’den fazla olarak kaydedildi.

Federal Ticaret Komisyonu Başkanı Maureen Ohlhausen 2017 yılında yaptığı bir konuşma sırasında bu korkuları bir kez daha dile getirdi. Ohlhausen, konuşması sırasında “birkaç dev teknoloji şirketinin ekonomik yaşamlarımızı kontrol altına aldığı distopik bir geleceğe doğru sürükleniyoruz” ifadesine yer verdi. Ancak Ohlhausen, 2000’lerin başında gerçekleşen AOL ve Time Warner birleşmesini örnek göstererek böyle bir şeyin gerçekleşeceğine inanmadığını da belirtti. Bugün AOL, piyasa egemenliğinin büyük bir piyasa payından daha fazlasını gerektirdiğinin örneğini oluşturuyor. Ohlhausen, Amazon ve Google gibi şirketlerin akıllı şekilde karar verme ve popülerlik açılarından büyüdüğü sürece hareketlerinin kabul edilebilir olduğunu, ağırlıklı olarak tüketici refahına odaklanan herhangi bir düzenlemeye tabi tutulmayacaklarını öne sürüyor.

Karşıt görüşler de var

Tabii ki herkes bu şekilde düşünmüyor. Örneğin New America adlı kâr amacı gütmeyen kuruluş, sağladığı rahatlığı ve düşük fiyatları bahane ederek düzenlemeleri nasıl bozduğuna dikkat çekerek Amazon’u birçok kez eleştirdi.

Open Markets Institute’da Hukuk Politikası Müdürü olan Lina Khan Ocak ayında yaptığı bir açıklamada “Eğer rekabeti fiyat ve ürüne bakarak ölçersek, Amazon’un egemenliğinin rekabette yarattığı potansiyel zararları fark edemeyiz.” demişti. Haziran ayında USA Today‘e konuşan Khan, “Amazon CEO’su Jeff Bezos, özel olarak antitröst yasalardan kaçınmalarını sağlayacak şekilde tasarlanmış bir yol haritası çizmiş gibi duruyor.” ifadesine yer vermişti.

Eğer rekabet ya da düzenlemelerle ilgili endişeleri olmasa Google, Amazon ve Facebook gibi etki alanları büyük şirketler ne yapardı bilinmez ancak her bir şirketin hiç beklenmeyen şekillerde büyümeye devam edeceği de su götürmez bir gerçek. Ohlhausen konuşmasına son verirken hem kendinin hem de Federal Ticaret Komisyonu’nun kimi zaman sevip kimi zaman sevmedikleri politika tutumlarını her zaman sağlam şekilde desteklediklerini belirtti. Belki de, teknoloji şirketlerinin engellenemeyen büyümelerinin artı ve eksilerini tartışmanın vakti gelmiştir.

İlgilisi için bir de TED sunumu paylaşalım.

Kaynak: Futurism, TED.

Federal Ticaret Komisyonu Başkanı Maureen Ohlhausen 2017'de yaptığı bir konuşmada "birkaç dev teknoloji şirketinin ekonomik yaşamlarımızı kontrol altına aldığı distopik bir geleceğe doğru sürükleniyoruz" demişti. Ancak Ohlhausen, 2000'lerin başında gerçekleşen AOL ve Time Warner birleşmesini örnek göstererek böyle bir şeyin gerçekleşeceğine inanmadığını da belirtti. Bugün AOL, piyasa egemenliğinin büyük bir piyasa payından daha fazlasını gerektirdiğinin örneğini oluşturuyor. Ohlhausen, Amazon ve Google gibi şirketlerin akıllı şekilde karar verme ve popülerlik açılarından büyüdüğü sürece hareketlerinin kabul edilebilir olduğunu, ağırlıklı olarak tüketici refahına odaklanan herhangi bir düzenlemeye tabi tutulmayacaklarını öne sürüyor. Ancak herkes bu şekilde düşünmüyor. Örneğin New America adlı kâr amacı gütmeyen kuruluş, sağladığı rahatlığı ve düşük fiyatları bahane ederek düzenlemeleri nasıl bozduğuna dikkat çekerek Amazon'u birçok kez eleştirdi. Open Markets Institute'da Hukuk Politikası Müdürü olan Lina Khan Ocak ayında yaptığı bir açıklamada "Eğer rekabeti fiyat ve ürüne bakarak ölçersek, Amazon'un egemenliğinin rekabette yarattığı potansiyel zararları fark edemeyiz." demişti.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...