Amerikan Rüyası Asya’ya taşındı

Peterson Enstitüsünden Caroline Freund'a göre, girişimcilerin kendi imkanlarıyla milyarder olması ihtimali gelişmekte olan ülkelerde daha yüksek.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Forbes dergisi her yıl dünyadaki milyarder sayılarını açıklıyor. Geçtiğimiz günlerde bu yılın milyarderleri de açıklanmıştı. Son yıllarda özellikle gelişmekte olan ekonomilerde milyarder sayısının hızla arttığı görülüyor. Washington’da bulunan Peterson Enstitüsü‘nden Caroline Freund konu ile ilgili hazırladığı makalede bu durumun sebeplerini irdeledi. Batı dünyasının durağanlığı ile Asya ekonomilerinin dinamizmini karşılaştırdı.

‘Zengin İnsanlar, Fakir Ülkeler: Gelişmekte Olan Pazarlarda Patronların ve Mega Şirketlerin Yükselişi’ adlı yazıda zengin ülkelerin milyarderleri ile gelişmekte olan ülkelerin sayıları gittikçe artan milyarderleri karşılaştırıldı. Ayrıca bu milyarderlerden ne kadarının kendi servetini oluşturduğu ne kadarının ise bu serveti miras yoluyla ya da devlet desteğiyle edindiği de göz önünde bulunduruldu. Buna göre 2004 yılında dünyadaki 587 milyarderin yaklaşık yüzde 20’si gelişmekte olan pazarlardan çıkmış; 2014’te ise bu oranın yüzde 43‘e yükselmiş. Ayrıca milyarder sayısı da yaklaşık üç kat artarak bin 645‘e ulaşmış.

Her yeni milyarder ekonomik başarı göstergesi değil

Kendi imkanlarıyla zengin olan milyarderlerin, o ülkenin ekonomisi açısından daha belirleyici olduğunu ifade eden yazıya göre, 2001-2014 arasında gelişmiş ülkelerde kendi servetini oluşturanların oranı yüzde 60 civarında sabit kalırken, aynı dönemde gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 56’dan yüzde 79’a yükseldi. Ancak bu rakamların da aldatıcı olabileceğini iddia eden Freund, arkasında devlet desteği olmayan ya da servetini finans işlemleri yoluyla kazanmayan şirketleri gerçek girişimciler olarak tanımladı.

Çin, yeni dünyanın her anlamda parlayan 'kırılgan' yıldızı.
Çin, yeni dünyanın her anlamda parlayan ‘kırılgan’ yıldızı.
Yazar Caroline Freund, Avusturyalı iktisatçı Joseph Alois Schumpeter‘in teorilerinden yola çıkarak miras devralmadan kendi servetini oluşturan girişimcileri dört farklı gruba ayırıyor ve bunlar arasından sadece yeni bir şirket kuranları ya da var olan şirketlerdeki başarıları ile üst noktalara gelenleri Schumpeteryen olarak adlandırıyor.

Schumpeteryenler arasında Tayvanlı Hon Hai (yurtdışında bilinen adıyla Foxconn) şirketinin kurucusu Terry Gou, Hindistanlı ilaç şirketi Sun Pharmaceuticals‘ın kurucusu Dilip Shangvi ve kendi çabalarıyla dünyanın en zengin kadınlarından biri haline gelen Çinli Lens Technology firmasının sahibi Zhou Qunfei gibi isimler bulunuyor.

2001’de gelişmekte olan ülkelerden Schumpeteryen kategorisine girebilen milyarder oranının sadece yüzde 17 olduğunu belirten yazıda 2014’te bu rakamın iki katını da aşarak yüzde 35’e yükseldiği belirtiliyor. Bu durum, ‘Amerikan Rüyası‘ olarak bilinen sıfırdan başlayıp zenginliğe uzanan yolculuğun, ABD gibi gelişmiş ülkelerde değil, Uzak Doğu ve Güney Asya’nın gelişmekte olan pazarlarında daha mümkün olduğu şeklinde yorumlanıyor.

Her yerde geçerli değil

Yine de bu durum tüm gelişen ekonomiler için geçerli değil. Güney Amerika, Güneydoğu Asya ya da Doğu Avrupa gibi bölgelerde hala zengin olmak için yüksek yerlerde tanıdıklar olması gerektiğini ifade eden yazıda, bu bölgelerin buna rağmen milyarderlere daha iyi gözle baktığı ifade ediliyor. Gelişmiş ülkelerdeki miras zengini ve yaşlı milyarderlerin toplumda çok sevilmediği ancak gelişmekte olan ülkelerde daha genç ve dinamik milyarderlerin sempati kazanabildiği dile getiriliyor.

Çoğu konuda önemli noktalara değinen yazı devlet desteği ve miras konularını tamamen dışarıda bırakması açısından eksik kalıyor. Çünkü Çin gibi devletin ekonomiye direkt müdahale ettiği ülkelerde devlet ile ilişkisi olan tüm şirketleri dışarıda bırakmak çok gerçekçi bir yaklaşım değil. Ayrıca Hindistan’da otomotiv firması Tata’nın başına geçen Ratan Tata gibi miras sahiplerine bakıldığında, bu kişilerin her zaman baba parası yemediği, bazılarının gerçekten çok çalışarak, devraldığı serveti artırdığı da göz önünde bulundurulmalı.

Gelişmekte olan ülkelerde milyarder sayısının artması Peterson Enstitüsü'nden Caroline Freund'un hazırladığı makalede incelendi. Freund makalesinde Amerikan Rüyası'nın ABD'den ziyade gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olduğuna değindi.

2 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • […] Üretimin insandan robotlara geçtiği bir dünyada zenginlik, girişimcilik, servet ve fırsatlar konusundaki kartlar da yeniden dağıtılıyor. Peterson Enstitüsü’nden Caroline Freund’un incelemesinde ABD’yi bugüne taşıyan ‘Amerikan Rüyası’ ele alınıyor. Rakamlar ve vakalar bu rüyanın bugün ABD’den ziyade -Asya ağırlıklı- gelişmekte olan ülkelere kaydığını ortaya koyuyor. […]

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...