Günümüzde buzdolaplarına o kadar bağlıyız ki buzdolabımız birdenbire çalışmamaya başlasa, tamirci çağırmak dışında ne yapabileceğimiz konusunda hiçbir fikrimiz yok. Ancak Sahraaltı Afrika‘da ve dünyanın diğer yoksul bölgelerinde 1.3 milyar insanın elektriğe erişimi yok. Bu insanlar yiyeceklerini korumak için daha geleneksel yöntemlere başvuruyor ya da yiyeceklerini çürümeye terk ediyor.

Biyomimikri Dünya Tasarım Yarışması‘na katılan bir grup Calgary Üniversitesi mühendislik bölümü öğrencisi bu soruna bir çözüm geliştirdi. Ekibin WindChill adını verdiği cihaz geleneksel toprak altı mahzenlerinden ve hayvanlar aleminden ilham alarak elektrik kullanmadan çalışıyor.
Genç mühendislerin açıklamasına göre WindChill, mercan kayalıklarından ve termit yuvalarından ilham alan tasarımı ile havayı pasif olarak içine alıyor. Bu hava daha sonra Venturi Etkisi sayesinde bir yeraltı borusuna iletiliyor. Hava burada daralan bir boğaz ve düşük basınçla karşılaşıyor.
Buradan, borunun bir sıvının içinde bulunduğu bir buharlaşma odacığına geçen hava, borunun etrafındaki sıvının buharlaşması ile soğumuş oluyor. Böylece metal borular ince bir yoğunlaştırılmış soğutma sıvısı tabakası ile kaplanmış oluyor. Yer çekimi ya da güneş enerjili bir fan yardımıyla soğuk hava soğutma odacığına giriyor. Yiyecekler bu alanda saklanabiliyor.
Hayvanlardan ilham aldılar
Ekip mekanizmanın buharlaşma aşamasında fil, akbaba, arı ve kanguru gibi hayvanların vücut yapısından ilham aldığını ifade ediyor. Biyomimikri Tasarım Yarışması özellikle yiyecek üzerine odaklanmıştı. WindChill’in tasarımı da her yıl dünyadaki tüm yiyeceklerin çeyreği ile yarısı arasında bir oranın israf edildiği gerçeğini göz önünde bulundurarak oluşturuldu.
Cihaz henüz mükemmel değil. Ekip hala cihazı sürekli 4.5 santigrat derecede tutabilmek için çalışıyor. Ancak yarışmada birincilik ödülü, basit yapısı ve ucuz materyalleri ile gelecek vaat eden WindChill’e verildi bile.


Bir yanıt yazın