Yüzyılın skandalı #PanamaPapers

Panama'da bir hukuk firmasının yardımı ile yasa dışı şirketler kurduğu ve para kaçırdığı iddia edilen devlet adamları ve ünlü kişiler tek tek ifşa ediliyor.

Haber Özeti

Tam Sürüm

2015’in başında adını açıklamak istemeyen birisi, Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung ile iletişime geçti. Elinde, Panama’da faaliyetlerini yürüten Mossack Fonseca adlı hukuk firması ile ilgili belgeler bulunduğunu belirten kişi, 2.6 terabaytlık veriyi Alman gazetesine teslim etti. 11.5 milyon dosyadan oluşan verilerden, Mossack Fonseca’nın (Mossfon) yaklaşık 214 bin şirketin kurulmasına yardımcı olduğu görülüyor. Bu şirketler ‘offshore‘ olarak tabir edilen, küçük ülkelerde vergilerden ve yasalardan bağımsız olabilmek için kurulan şirketler.

Öncelikle belirtmek gerekir ki bu işlem her zaman yasa dışı değil. Kişiler, kimliklerini açıklamadan ve kendi ülkelerindeki vergilere tabi olamadan, başka ülkelerde banka hesabı açabilir ya da şirket kurabilirler. Ancak bu sistem çoğu zaman, yasa dışı yollarla edinilmiş paraları saklamak için kullanıldığı için Mossfon’un verileri gazetecilerin dikkatini çekti. Süddeutsche Zeitung bu çalışma için Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu ile işbirliği yaptı. Bu işbirliği çerçevesinde 80 ülkeden, 100’ün üzerinde medya kuruluşunu temsilen 400 civarında gazeteci bir araya geldi ve bir yıldan uzun bir süre boyunca belgeler incelendi.

İlgi çekici isimler

Gazeteciler bu bir yıllık süre içerisinde belgeler arasında pek çok tanıdık isim gördü. Bu isimler arasında devlet başkanları, bakanlar, ünlü sanatçılar, sporcular ve suç şebekelerinin liderleri bulunuyor. Bugün açıklanan verilere göre halen görev başında bulunan 12 devlet başkanı başta olmak üzere 128 politikacının bu şirketlere para aktardığı görülüyor. Şirketler genellikle bu kişilerin akrabaları ya da yakın çevresinden kişiler adına açılmış.

İsimler arasında şüphesiz en dikkat çekenler Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad. Bu isimlerin yakınlarına ait banka hesaplarında, kamuoyuna açıklanmamış milyarlarca dolar para bulunduğu belirtiliyor. Mossfon belgelerine göre, Vladimir Putin’e yakınlığı ile bilinen Sergei Roldugin’e ait bir şirkete 2 milyar dolar para aktarılmış. Ayrıca David Cameron’ın babası adına açılmış olan ancak varlığından kimsenin haberdar olmadığı bir şirket bulunuyor. Benzer bir durum Beşşar Esad’ın yakın akrabaları için de geçerli.

mossfon

Seyşeller, Kıbrıs, Britanya Virgin Adaları, Singapur gibi pek çok farklı ülkede kurulan şirketler sadece politikacılarla ilişkili değil. Örneğin Hindistan’ın dünyaca ünlü sanatçılarından Aishwarya Rai ve Amitabh Bachchan listede adı geçenlerden. Geçen ay açıklanan Forbes Dünya Milyarderleri Listesi’nden de 29 iş adamı, offshore şirket sahibi kişiler arasında.

İzlanda’da durum kötüye gidiyor

Bundan 6 yıl önce büyük bir kriz atlatan ve ülke olarak batma noktasına gelen İzlanda, bu krizin etkilerini yeni yeni atlatırken, ülkenin şimdiki başbakanı Sigmundur David Gunnlaugsson’un Mossfon ile çalıştığı ortaya çıktı. İzlanda yasalarına göre, meclis üyeleri herhangi bir şirkette yüzde 25’in üzerinde hisse sahibi ise bunu kamuoyuna açıklamaları gerekiyor. Ancak Gunnlaugsson, eşi ile birlikte Panama’da kurdukları şirketten kimseye bahsetmemişti. Mossfon belgelerine göre, Gunnlaugsson milyonlarca dolar değerindeki şirketin yüzde 50 hissesini, eşine 1 dolar karşılığında devrederek bu yükümlülüğünden kaçmaya çalışmış.

2009 krizinin ardından, yolsuzlukla mücadele için İzlanda halkının güvendiği başbakana destek oldukça azalmış durumda. Paskalya tatilinden dönmeye hazırlanan İzlanda meclisinin ilk gündem konusunun başbakanın yurt dışındaki şirketi olması bekleniyor. Meclis önümüzdeki günlerde Gunnlaugsson’un istifası ile erken seçime gitme kararı alabilir.

Türkiye’den 101 şirket

Konsorsiyum Türkiye’den kimlerin yasa dışı şirketlerle ilişkisi olduğunu açıklamadı. Ancak harita üzerinde açıklanan verilerde, Türkiye’den 10 şirket sahibi ve 158 hissedarın, Mossfon ile işbirliği yaparak 101 şirket kurduğu belirtiliyor. Bu isimlerden bazılarına konsorsiyumun veri tabanından ulaşılabiliyor. Bu isimlerin kurduğu şirketlerin yasalara uygunluğuna dair bir açıklama yapılmamış. Detaylı açıklamanın Mayıs ayı içerisinde yapılacağı belirtiliyor.

FIFA ve Messi

Geçtiğimiz dönemde çok büyük yolsuzluk iddialarıyla çalkalanan ve yönetiminde büyük değişikliklere gidilen FIFA’nın bazı üyelerinin de Mossfon ile çalıştığı açıklandı. FIFA’daki yolsuzluk iddialarını araştırmakla görevli FIFA Etik Komitesi üyesi Juan Pedro Damiani’nin Mossfon aracılığıyla kurulmuş 200 adet şirketle doğrudan ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Yolsuzluğu araştırmakla görevli kişilerin yolsuzluğa bulaşmış olması, FIFA Etik Komitesine olan güveni derinden sarsabilir.

Öte yandan, daha önceden de vergi kaçırdığı iddiasıyla hakkında dava açılan Barcelona’lı futbolcu Lionel Messi de belgelerde adı geçenler arasında. Messi’nin babasının, İspanya’da hala devam eden davada hiç adı geçmeyen Mega Star adlı bir şirketin sahibi olduğu Mossfon belgelerinde görülüyor. Bu bilgi davaya yeni bir boyut kazandırabilir. Messi ve babası konu ile ilgili açıklama yapmayı reddetti.

Panamalı hukuk şirketi Mossack Fonseca'ya ait 11,5 milyon dosyalık verinin incelenmesiyle pek çok kişiye ait yasa dışı şirketler ortaya çıktı. Devlet başkanları da dahil olmak üzere, tüm dünyadan pek çok bilinen ismin bu tarz şirketler kurduğu ifade ediliyor. 80 ükeden 400'e yakın gazetecinin incelediği veriler ülkelerde yönetimlerin değişmesine sebep olabilir.

12 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • FIFA’da bitmiş. Bundan sonra nasıl güvenebilirsin. Dünyada doğru dürüst çalışan bir kurum yok mu kardeşim.

  • […] İnternet çağı ‘sızıntı’terimine apayrı bir boyut kattı. Wikileaks grubu ile organize bir şekilde hayatımıza giren ve bir dizi skandal yaratan bilgi ifşasıyla devam eden sızıntılarda -ne yazık ki- Wikileaks’in Kurucusu Julian Assange dışında kimse mağdur olmadı (gibi görünüyor). Bu hafta dünya gündemine damgasını vuran sızıntıysa bugüne kadar hiçbir hayırlı olayla gündeme gelmeyen Latin Amerika’nın küçük devleti Panama kökenliydi. İlginç bir ayrıntı olarak mağdurların hiçbiri Panama kökenli değil. Off-shore ya da ‘vergi cenneti’ olarak bilinen kategorideki bu ülke şirket kurucularına fazla soru sormaması ve kazançlarının tepesine vergi talebiyle binmemesi sebebiyle yüzbinlerce şirketin -kağıt üstünde- merkezi konumunda. Panama’lı hukuk şirketi Mossack Fonseca’dan sızdırılan ve toplam boyutu 2.6 terabayt (2 bin 600 gigabayt) tutan 11,5 milyon dosyalık verinin incelenmesiyle pek çok kişiye ait yasa dışı şirketler ortaya çıktı. Belgelerde sadece bu şirket tarafından kurulan 214 bin paravan şirkette devlet başkanlarından futbolculara kadar birçok kişinin yüklüce vergi kaçırdığı ve ülkesine ait paraları (rüşvetleri) yurtdışına transfer ederek ‘akladığı’ ortaya çıktı. Ortaya çıkan kısmıyla yatırımların büyük bölümü Londra’daki gayrımenkullere yapılmış. En büyük zula Rusya Başkanı Vladimir Putin ve İzlanda Başbakanı Sigmundur Gunnlaugsson’un çıktı. Henüz çok az bir kısmı açıklanan belgelerin Mayıs ayında daha geniş şekilde paylaşılacağı söyleniyor. (Rusya tarafından dile getirilen) İddialar arasında bunun CIA’in operasyonu olduğu dahi konuşuluyor. En düşündürücü ayrıntılardan biriyse 80 ülkede 100’ün üstünde medya kuruluşundan 400’e yakın gazetecinin neredeyse 1 yıl boyu bu belgeler üstünde ‘GİZLİCE ve hiçbir sızıntı yaşatmadan’ çalışmış olması. Ortaya çıkan isimler, rakamlar ve detaylar haberimizde. […]

  • […] Panama Belgeleri‘nden beri yönetim katında sıkıntı yaşayan İzlanda yeni yıla hükümetsiz girdi. 2016’nın son aylarına doğru Korsan Parti’nin iktidara yürüdüğü ülkede kimse koalisyona yanaşmazken, Kasım ayında sağ ve merkez partiler birlik olmayı denemiş ve başaramamıştı. Ardından, sol-merkez parti birleşimi de aynı şekilde sonuçlanmış ve hükümet kurulamamıştı. […]

  • […] Panama Belgeleri‘ni Malta’daki yolsuzluk araştırmasıyla ilişkilendiren gazeteci Daphne Caruana Galizia, aracına yerleştirilen bombayla öldürüldü. Ülkedeki tüm gazetelerin tamamından daha fazla okunma sayısına sahip bir blogu bulunan Caruna Galizia, ‘tek başına WikiLeaks’ olarak adlandırılıyordu. Gazetecinin blog yazıları, ülkedeki yolsuzlukları gün yüzüne çıkararak toplumun bu durumdan haberdar olmasını sağlıyordu. […]

  • […] Panama Belgeleri‘ni Malta’daki yolsuzluk araştırmasıyla ilişkilendiren Gazeteci Daphne Caruana Galizia, aracına yerleştirilen bombayla öldürüldü. Ülkedeki tüm gazetelerin tamamından daha fazla okunma sayısına sahip bir blogu bulunan Caruna Galizia, ‘tek başına WikiLeaks’ olarak adlandırılıyordu. Gazetecinin blog yazıları, ülkedeki yolsuzlukları gün yüzüne çıkararak toplumun bu durumdan haberdar olmasını sağlıyordu. […]

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...