Haftanın Özeti: 91

18 – 24 Temmuz 2016 tarihleri arasında Türkiye ve dünyadan haber, site, yazılım, donanım, cihaz, video ve trendler.
Garanti Bankası’nın desteğiyle Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan haftalık özetler, genel gündemin koşturmacasında gözünüzden kaçan ancak haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri sıralar.

Genel Gündem

  • Türkiye 15 Temmuz darbe girişiminin etkilerini kuvvetli şekilde yaşamaya devam ediyor. 20 Temmuz çarşamba günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan ve 4 saat 40 dakika süren Milli Güvenlik Kurulu’nun ardından yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından 3 ay sürecek olağanüstü hal kararı çıktı ve Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Böylelikle doğal afet, tehlikeli salgın hastalık, ağır ekonomik bunalım ya da kamu düzenini ciddi biçimde bozan yaygın şiddet olayları gibi durumlarda yönetim usullerinin değişebileceği, hak ve özgürlüklerinin kısıtlanabileceği anlamına gelen uygulamaya Türkiye tarihinde 3. defa başvurulmuş oldu. Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde FETÖ (Fettullah Gülen Terör Örgütü) ile ilişkili olduğu gerekçesiyle yüzlerce dernek, sendika, vakıf, yurt ve okula el konularak kapısına kilit vuruldu. Çok sayıda eğitim kuruluşu, yurt ve diğer kurumlarda aramalar sürerken şu ana dek işini kaybeden kişi sayısının 53 bini geçtiği öğrenildi. Bu sayıya tutuklanan 15 bin kişi dahil değil. Tedbirler kapsamında 3,4 milyon kamu çalışanı da -yurtdışına kaçma ihtimaline karşı- seyahat kısıtlamasıyla karşı karşıya. Öte yandan darbe girişiminin siyasi ve askeri lideri hala belirlenebilmiş değil. Dahası askeri kademede cuntaya kimin katılıp katılmadığı bile muamma. Türkiye Cumhuriyeti darbenin arkasındaki lider olduğunu iddia ettiği Fethullah Gülen’i ilk defa resmi olarak yaşamakta olduğu ABD’den talep edecek. Sunulacak belgelerin muhtevası kritik önem taşıyor zira Gülen de karşı bir çalışma yürütmekte. Diğer yandan (T.C.) Hükumet ve Cumhurbaşkanı tarafından darbeyi desteklemekle suçlanan ABD ise bu hafta iddiaları Başkan düzeyinde reddetti.

s_7656

  • 17 Temmuz sabahı Ermenistan’ın başkenti Erivan’da bulunan polis merkezi silahlı kişiler tarafından ele geçirildi. Baskın sırasında yaşanan çatışmada Komiser Artur Vanoyan hayatını kaybederken 3 polis memurunun da yaralandığı açıklandı. Pazar öğleden sonra merkezin etrafını saran güvenlik güçlerinin saldırganların teslim olmayı reddetmeleri durumunda ‘gereği neyse’ yapmak üzere geldikleri ve müzakerelerin sonuç vermemesi durumunda aksiyon alacakları belirtildi. Son olarak rehin tutulan 4 polis memurunun salındığı haberi geldiyse de bir anlaşmaya varılmış değil. Saldırıya karşı sokak protestoları sürerken rehinecilerin destekçileri tarafından hükümete karşı silahlı ayaklanma olacağı söylentilerinin internette yayılmaya başlanması üzerine ülkede Facebook başta olmak üzere bazı web sitelerine erişimin engellendiği öğrenildi. Ermenistan haber kuruluşları silahlı saldırganların Haziran’da tutuklanan eski ordu mensubu ve muhalif lider Jirair Sefilyan’ın salıverilmesini talep ettiklerini açıkladı. Sefilyan, Ermenistan Başbakanı Serj Sarkisyan’a (özellikle Azeri bölgesi Dağlık Karabağ ve Ermenistan karşıtı ayrılıkçılar konularında gösterdiği tutumdan dolayı) yaptığı çok sert eleştirilerle ve rejim değişikliğini savunmasıyla tanınıyor.

  • Akıllara 15 Temmuz Darbe Girişimi ile takılan pek çok bireysel ve ulusal güvenlik sorusu tartışıladururken Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri, Türk Silahlı Kuvvetleri ve NATO’nun ortak kullanım alanı olan Adana İncirlik Hava Üssü’ndeki nükleer silahların kontrolü ve güvenliği de The New Yorker’da yer alan bir inceleme yazısı ile gündeme geldi: Bu gibi olağanüstü durumlarda üste bulunan B-61 tipi hidrojen bombalarının akıbetinden kim sorumlu ve güvende miyiz? NATO’nun en büyük nükleer silah deposu olan hava üssünde darbe girişimi ensasında yaşanan elektrik kesintisi, Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri uçaklarının kalkış ve inişlerinin engellenmesi, güvenlik tehdidi seviyesinin en yüksek seviye olan Force Protection Condition (fpcon) Delta’ya çıkarılması, Pazar günü üs komutanı General Bekir Ercan Van ve 9 Türk subayının darbeyi desteklemekten gözaltına alınması, Suriye sınırına sadece 100 km mesafede olan tesisin, ve dolayısıyla orada bulunan silahların ve görevlilerin, güvenlik önlemleri ve uygulamaları bakımından zayıf ve kırılgan bir konumda olduğu iddialarını doğurdu. Nükleer silahlar konusunda yaratılan güvenlik illüzyonu konusunda bir kitabı bulunan yazar Eric Schlosser, İncirlik’te silahların yetkisiz kişilerce kullanımının çeşitli önlemlerle engellenmiş olduğunu ancak bunların aşılması zor önlemler olmadığını ifade ediyor. Schlosser’in diğer bir iddiasına göre İncirlik’in tüm NATO üslerinden daha fazla nükleer silaha sahip olmasına karşın silahları taşımaya uygun ekipman herhangi bir Türk ya da Amerikan uçağında bulunmuyor. Yani bombalar (yetkili ya da yetkisiz kişilerce) kullanılana dek yerin altında öylece beklemek durumundalar.
Fotoğraf: Phil Schmitten / Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı
Fotoğraf: Phil Schmitten / Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı.
  • Anne baba olmanın güzelliklerini hep dinleriz ya da anlatırız. Çocuk evin neşesi, uğuru, ilişkinin çimentosudur, onun gelişi ebeveynlerinin hayatına anlam katmıştır, onunla geçiren bir dakika derdi tasayı uzaklaştırmaya, migreni geçirmeye yeter, kişiye daha iyi bir insan olmak için ilham verir ve dünyayı zenginleştirir. Çocuklu çiftler birbirlerine sürekli onlardan bahseder, bıkmadan usanmadan ne kadar zeki ve özel olduklarından dem vurulur ve tabi ki fotoğraf – video gösterimleri eşliğinde detaylar daha da çeşitlenmeye başlar. Eğer yeterince şüpheciyseniz bir şey dikkatinizden kaçmamıştır: Ebeveynler neden çocuklu bir hayattan gerçek olamayacak kadar memnundur? Bütün bu teşviklerde, iftiharlarda çoğu zaman aşırıya kaçmanın altında yatan ‘sorun’ nedir? Madalyonun parlak ve güzel yüzünden sıkılanlar, bazı parıltısız ve hiç de toz pembe olmayan gerçekler için buraya göz atabilir: ‘Çocuk sahibi olmak BERBATTIR!’.

messy2 (1200x900)

  • 1945 Mart ayının ilk günlerinde 26 Amerikan gemisinden oluşan konvoy İskoçya’yı terk ederek, Sovyet güçlerine yardım etmek üzere güneye doğru yola koyuldu. İskandinavya’ya yaklaştıklarında Rusya sınırından pek de uzak olmadıkları bir noktada konvoy gemilerinden Thomas Donaldson bir Alman denizaltısı tarafından vuruldu. 7 bin 679 ton (yiyecek, mühimmat ve tanklardan oluşan) kargosu ile uzun yıllar ikamet edeceği suyun derinliklerine doğru ilerlemeye başlayan geminin mürettabatından hemen ölenler ve yaralananlar olsa da çoğu kurtarıldı. Geçtiğimiz günlerde kargo gemisi ile birlikte batan bu tanklardan biri askeri talimin bir parçası olarak Rus dalgıçlar tarafından 71 yıl sonra deniz tabanından çıkarıldı. Fotoğrafların devamı burada.

tank

  • 17 gün, 10 bin 500 atlet, 33 alan ve 450 bin kondom (prezervatif). Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından 2016 Rio Yaz Oyunları için atlet başına 42 kondom tedarik edildi. Bu da haklı olarak ‘Olimpiyat Köyü’nde neler oluyor?’ sorusunu akıllara getirdi. 350 bin erkek kondomu, 100 bin kadın kondomu 175 bin kayganlaştırıcı içeren dev seks paketini önceki olimpiyatlara göre değerlendirdiğimizde Brezilya’nın bakış açısı farkına neden olan etken hepten merak uyandırıyor. 1988 yılında Seul’de başlayan lateks dağıtımı 8 bin 500 kondomu kapsıyordu. 1992 Barselona’da 90 bin, 1996 Atlanta’da 15 bin, 2000 Sydney’de 70 bin (daha sonradan 20 bin daha eklendi), 2004 Atina’da ise Durex tarafından bağışlanan 130 bin adet kondom dağıtıldı. Dünyada testosteronun en yoğun olduğu yerlerden biri için belki de şaşırtıcı değildir.

rio (1200x720)

  • Emek gücü katılımındaki düşüş, göçmenliğin azalması ve baby boomer’ların emekliliği gibi meselelerin ufukta belirmesi ile Birleşik Devletler emek pazarındaki daralma ve ücretlerdeki yükselme eğilimi daha görünür oldu. Uluslararası iş dünyası için analizler sağlayan araştırma şirketi The Conference Board’ın Nisan 2016 raporuna göre Birleşik Devletler’in 10 yıl sonra karşı karşıya kalacağı emek kıtlığının bazı endüstri ve profesyonelleri doğrudan etkilemesi bekleniyor. Bu alan ve meslekler şu şekilde sıralanmış: Kalifiye iş gücü (elektrikçiler ve makineciler gibi), sağlık sektörü (nüfusun yaşlanması sebebiyle bakım profesyonelleri ve fizik tedavi uzmanları gibi), üretim, satış, matematikle ilişkili alanlar (aktüerlik ya da istatistik uzmanlığı gibi) Sebeplerine ilişkin detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

labor (1200x675)

  • Hangi ülke ne kadar zengin, insan hakları konusunda ne kadar gelişmiş uygulamalara sahip, kadın – erkek eşitliğini ne kadar destekliyor, çocuk işçilik, anne – bebek ölümü oranları ne? Bütün bunlar artık kolaylıkla ulaşabileceğiniz endeksler. Peki ülkelerin dikdörtgenlikleri üzerine hiç düşündünüz mü? David Barry düşünmüş. Mesela en dikdörtgen ülkeler Mısır ve Vatikan. Ülkemiz de dikdörtgenlikte iyi bir varlık göstererek 15. sıraya yerleşmiş. İlhamını Türkiye’nin dikdörtgenliğinden alan çalışmayı buradan inceleyebilirsiniz.

rect (1200x632)

  • Sirke harika bir yüzey temizleyicidir (söz konusu yüzey mermer değilse). Eğer hala kullanım alanını salatanızla sınırlandırıyorsanız ne pratik numaralar kaçırdığınız hakkında fikriniz yok demektir. Hem bunların bazılarını öğrenmek hem de reklama bağlamanın en güzel örneklerinden birini görmek isterseniz buradan buyrun:

Gelişmeler devam ediyor! Sıradaki sayfaya aşağıdan geçebilirsiniz.

Etiketler:

10 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Verdiğiniz rakamlar titiz çalışmanızı çok güzel ortaya koymuş ancak ölü ve yaralıların sayılarını göremiyorum

  • Abi ellerinize sağlık. Yine okuyacak bir sürü şey var. Yeni tasarım çok güzel olmuş ancak linklerin aynı renkte olması tıklayacak yeri bulmayı zorlaştırıyor.

  • Serdar Bey, hem ana sayfada üstte çıkan hem de haftanın özetlerinin üzerinde çıkan büyük fotonun sağ ve sola tam dayalı olmasıve boşluk bırakılmamış olması biraz yorucu.

  • Tasarım/Inovasyon başlığında tanıtılan ürünlerin satışı, TR’e getirilişi ile ilgili kolaylaştırıcı bilgilendirme yapılabilir mi?
    Tabii ki tembellik yapmayıp sitesi üzerinden istenebilir ancak genellikle prototip aşamasında olan ürünlerin bizim gibi orta sınıflar tarafından alınması denenmesi, takibi çok da kolay değil. Bununla ilgilenen/satışını yapan birileri var mıdır Türkiye’de merak ediyorum.

  • Bu konu ürün ve hizmet bazında değişkenlik gösterdiği için en doğrusu ilginizi çekenler için resmi sitesinden bizzat başvurarak sormak olacaktır.

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...