Haftanın Özeti: 21

16 - 22 Mart 2015 arasında 5 ana başlık altında Türkiye ve dünyadan haber, site, uygulama, cihaz, video, trendler (ve biraz daha fazlası).

Tasarım / İnovasyon

  • Dünyada 300 milyon renk körü varmış. Bunu 200 yıldır boya üreten Valspar adlı şirketin Color for All isimli projesine ait siteden öğrendim. Ancak bu ürün boya değil; bir gözlük. Özel camı sayesinde renk körlerinin çevreyi ‘bizim gibi’ görmesini sağlıyor. Bu gözlük sayesinde hayatında ilk defa renklerle tanışanlara şahitlik edelim (böyle şeylere denk geldikçe mevcut ‘normal’ gözlerimizin kapasitesini mor ve kızılötesine esnetecek lenslere yönelik transhümanist damarım kabarıyor).

  • Londralı yaratıcı ajans Dalziel + Pow, mağazaların teşhir için kullandığı alanlara bizzat vitrinlerinin camlarını da ekledi. Yine Londra’da gerçekleştirilen Retail Design Expo etkinliğinde teşhir edilen etkileşimli ve dijital vitrin geleceğin sunumlarına yönelik ipuçları içeriyor.

  • 10 bin dolardan başlayan Apple Watch’un Edition serisi size yeterli gelmediyse Brikk adlı tasarım şirketi elmaslarla bezeli daha cazip bir Apple Watch seçeneği sunuyor: sadece 115 bin dolar! Kahrolasıca fakirler…

Brikk-Watch-Omni-Angled-Trio-1940x1071

  • Night Runner: gece koşucuları için fosforlu ayakkabı. #iyifikir.
  • Özetleri takip edenler hemen her hafta bir LEGO haberinin listede yerini aldığını fark etmiştir. Küçüklüğümden beri tutkunu olduğum için ekstra dikkat kesildiğim doğru. Ama LEGO da gündemden düşmemek için elinden geleni yapıyor. Üstelik bu çaba tahmin ettiğinizden çok daha zor şartlara sahip. Çünkü patent kanunu sebebiyle markanın tek ürünü olan plastik tuğlaların telif hakkı düştü (popüler bir davanın da konusu olmuştu). Yani artık her marka aynı ebat ve şekillerde kendi tuğlalarını üretebiliyor. LEGO ise çok akıllıca bir kararla Star Wars gibi ikonik markalarla işbirliği yaparak benzersiz kalmayı başarıyor. Sinema alanındaki başarısını da aynı pazarlama dehası içinde düşünmek gerek. (Bir diğer tutkum) BBC’nin özen dolu programı The Culture Show kapsamında markanın tutkunlarının ağzından algısı ve tarihi belgelerden yola çıkarak gelişimi işlemiş. Yarım saatlik bir keyif (BBC izleyerek büyüyen bir ulusla nasıl rekabet edebilirsiniz?).

https://www.youtube.com/watch?v=NHamIjw11BQ

  • Bu hafta Indiegogo’da fon toplayan (ve ihtiyacının çok ötesinde bir rakama ulaşan) Rocketbook, son zamanlarda karşıma çıkan en ilginç proje oldu. Rocketbook bir defter. Sayfalarına herhangi bir kalemle aldığınız notları kendine özel cep telefonu uygulamasıyla fotoğraf çeker gibi Dropbox, Evernote, Google Drive hesaplarınızıa ya da e-posta olarak (belirlediğiniz hesaba) yolluyor. Buraya kadar çok ilginç değil; eski özetlerde Evernote’un benzer hizmetlerini tanıtmıştım. Fakat Rocketbook’un sayfaları özel bir bileşene sahip. Uygun bir kalem kullandığınızda sayfalarını silip yeniden kullanabiliyorsunuz. Silmek için silgi değil mikrodalga fırın kullanılıyor! İzleyelim.

https://www.youtube.com/watch?v=Dmcf_F84BPY

  • İtalyan Mimar Giancarlo Zema’nın WaterNest adlı yüzen ev tasarımı doğayla dost bir platform ve güneş enerjisiyle beslenen bir yapı sunuyor. Malzemesinin yüzde 98’i geri dönüşümden mamul. 100 m2’lik evin iç kullanımı da tahminlerin ötesinde kullanışlı ve konforlu. 1 milyon euro etiketini görene kadar içinde yaşamak gibi bir hayalim vardı. Artık yok.

WaterNest

  • Alternatif yaşam alanlarına (benim gibi) meraklı fakat 1 milyon euro’dan mahrumsanız Das Park Hotel‘e bir şans verebilirsiniz. Nisan ayından itibaren rezervasyon almaya başlayacak girişim kanalizasyon borusunda (elbette kullanılmamış) konakladığınız bir otel. Fakat unutmayın; tuvalet kağıdı, sabun gibi şeyleri kendiniz getiriyorsunuz.

Das Park Hotel

  • ABD Texas’taki A&M Üniversitesi’nin yeni projesi dünyanın en dirençli hayvanları olarak bilinen kakalakları sırtına yerleştirdiği heybeyle istihbarat elemanlarına çevirdi. Eski evimizde bu hayvanlarla mücadele adına yaptıklarımı yazsam neden korkmamız gerektiğini daha iyi anlardınız.

roach_custom-7cdac87d3294fc77312b724cd0d116dff52bb8e6-s1600-c85

  • Daha garip bir gelişme daha var. Uzaktan kumandalı kanatlı hayvanlar! Videosunda yöntemini gayet güzel açıklamışlar. Dünya nereye gidiyor?

remote-control-giant-flower-beetles-4

  • Google, Microsoft, Apple ve Tesla gibi teknoloji şirketlerinin öncülüğünde büyük bir dönüşüm yaşayan otomotiv sektörü yeni konseptlerle zenginleşiyor. Cenevre Motor Show’da ortaya çıkan (İtalyan tasarımcıların imzasını taşıyan) Gea, sürücüsüz araç kategorisini üst düzey lüksle buluşturarak farklı bir yere oturuyor. Özellikleri sayarak bitecek gibi değil. Benim için en enteresanı detay kapıları açılınca beliren ‘sanal kırmızı halı’ oldu.

  • 4 tekerlekli dünyanın yeni merak konusu ise bu alana gireceği dedikoduları ayyuka çıkan Apple’ın planları. Şirketin kulis haberlerini yapan Apple Insider, uzun ve ilginç detaylara sahip bir derleme yayımladı. Kiralanan gizemli bir bina ve içindeki hummalı çalışmalar…
  • The New York Times, Mercedes’in sürücüsüz (konsept) otomobili F 015 ile bir deneme yapmış. Videosu da haber ayrıntıları da heyecanlandırıcı (bu haber sayesinde tarzına hayran olduğum Molly Wood‘un da NYT’de çalışmaya başladığını fark ettim).

  • Yerden ümidini kesenlerin gözü göklerde. AeroMobil adlı bir şirket karada ve havada ilerleyebilen bir taksi üstüne kafa yoruyor. Araç hem yerde hem de havada sürücüsüz yol alabiliyor. Havada 700, karada 875 kilometre menzile sahip. Dolayısıyla (örneğin) İstanbul’dan bindiğinizde epey geniş bir ülke seçeneğine sahip oluyorsunuz. Uçmak için saatte sadece 15 litre yakıt harcıyor olması da hayret verici. Üstelik bu bir fikirden değil; ürüne dönüşmüş bir araçtan söz ediyoruz!

  • Karada ve havada durumlar böyle (havada ‘büyük düşünenler‘ de yok değil) ama denizler de durgun değil. Jet Capsule adlı bir araç şansını engin sularda deniyor. Kaptan dahil 9 kişi kapasiteli ve 570 beygirlik jet motorlu aracın hızı saatte 50 knot ile sınırlandırılmış. Videosu biraz hoplamalı görünüyor. Biraz da bizim Deniz Taksileri hatırlattı sanki.

  • Denizde sarsıntısız ilerlemek isteyenler Quadrofoil‘e bir baksınlar.
  • Karadaki seçenekler de bitmiş değil. İki tekerli dünyada Tron kafasıyla ilerlemek de olası. Bunun için 40 bin doları gözden çıkartmak gerekiyor.

tron

  • Bu haftaki TED konferansında konuşan Joseph deSimone 3D yazıcılar alanında yeni bir çağı duyurdu. Geliştirdiği sistem baskıyı 100 kat hızlandırıyor. İlhamını Terminator II filmindeki T1000 karakterinin oluşumundan alan ve 2 yıllık çabayla geliştirilen sistem dudak uçuklatıcı. Henüz Türkçe çevirisi yok (ve biraz teknik jargon içeriyor) ama bence teknolojik bilgi güncellemesi adına izlemenizde fayda var.

  • 3D yazıcı demişken; bu cihazlarla üretilen en küçük alet aşağıdaki matkap oldu. Üstelik, ÇALIŞIYOR!

25 Yorum

  • Whatsapp’i bırakıp başka bir uygulamaya geçmeniz beni çok şaşırttı. Gizlilik detaylarına dair her hangi bir link ya da başlık bırakırsanız sevinirim. Ayrıca yazıda belirtmiş olduğunuz alternatif uygulamayıda yakın zamanda inceleyeceğim.

    Elinize sağlık. Haftadan haberdar olmak ne güzel birşey arkadaş!

    • Ben de Telegram’da görüşecek insanları nasıl bulduğunuzu merak ettim. 50 milyon indirilmiş sanırım ama ben henüz etrafımda kullanan görmedim. Sizinle görüşmek isteyenlere Whatsapp yok Telegram’a mı gel diyorsunuz? O kısmı halledersek biz de geçmek isteriz amirim.

      • Benim butun arkadaslarim Telegram’da var. Olmayanlar da zamanla geliyor. Kullanmayanlar ile eposta ustunden haberlesiyoruz.

  • Ankara kökenli kilit uygulamasını çok beğendim, hayli geniş kullanım alanı var. Umarım çok başarılı olurlar. Bir de tanıtım filmindeki adam kapıdaki kadına kapıyı açıp yol verse daha şık olurdu. :)

  • Telegram’ı çıktığı günlerde kullanmaya başlamıştım. Güvenliği o kadar net değil. (http://goo.gl/je6vMA)
    Aman canım zaten alınmadık bilgimiz mi kalmış ki diyerekten kullanmaya devam ettim. Tüm platformlarda çalışıyor. (Windows, Linux, Mac OS, Web, Android, IOS ..) bu en sevdiğim özellik, gerisi de Whatsapp ile tamamen aynı, yazılımcı olduğum için laptop ile daha fazla vakit geçiriyorum telefona bakmak zorunda kalmıyorum, mesaj kaçırmıyorum. Whatsapp Web’ini açmadan önce Telegram CEO’sundan tiyo almış diye bir yerde okumuştum yanlış hatırlamıyorsam. Whatsapp Web bence saçma olmuş. Telefondan bağımsız kullanamıyorsun ne anladık ki? Telegram Whatsapp’ı döver bence.

    • Link verdiğiniz yazı konuyla ilgili Türkçe yazan pek olmadığı çok karşınıza çıkıyor olabilir ancak oradaki iddiaların hepsine bizzat Telegram ekibi tarafından tek tek yanıt verildi (zaten yazıdaki iddialar da -yazının sonunda linki verilen- yabancı e-güvenlik uzmanlarının analizlerinin çevirisi). Webde basit bir aramayla bu iddialara karşı argümanların hepsine ulaşabilirsiniz.

      Özetle Telegram hala güvenlik konusundaki iddiasını sürdürüyor.

      Facebook’un elindeki bir uygulamaya güvenmektense faks kullanırım daha iyi. Facebook’a duyulan güven akrebin hikayesine benziyor biraz.

      • Ulaşılabilir mutlaka amirim de benim İngilizcem yeterli değil malesef. Bu yorum vesilesiyle öğrendim daha da rahat ettim.
        Söylediklerinize aynen katılıyorum, Mark Whatsapp’ı aldığı gün direk sileceğim demiştim ama eş dost alışkanlıkları yeniliği sevmiyor hemen. Aklın yolu bir bekliyoruz bakalım.

  • Güney Afrikalı büyük annenin önünde saygı duruşuna geçmek gerek. Şu gencecik yaşımda ben o cesareti gösteremezdim.

    Sanırsam Al Pacino’nun filmi de daha eski bir filmin yenilenmiş versiyonuydu. Fakat bir daha böylesi gelir mi derseniz, gelmez. Aşağıdaki sözlerin geçtiği sahneyle beni hayran kitlesine katmıştır kendisi.

    “What are you looking at? You are a bunch of fucking assholes. you know why? You don’t have the guts to be what you want to be. You need people like me. You need people like me so you can point your fucking fingers and say: “That’s the bad guy”. So, what does this make you? Good? You are not good. you just know how to hide, how to lie. Me, i don’t have that problem. Me, i always tell the truth, even when i lie. So, say good night to the bad guy. Come on, the last time you gonna see a bad guy like this again, let me tell you. Come on, make the way for the bad guy. There’s a bad guy coming through! Better get out of his way!”

    Ayrıca “sanal gerçeklik”e de daha düzgün bir isim bulmak gerek bence. Sizce?

    • Sanal gerçeklik terimi ‘virtual reality’yi tam anlamıyla, birebir karşılıyor. Bence daha düzgün bir çeviri olamazdı.

  • Twitter’da da fazlasıyla aktifsiniz, “bu hafta kaçırdığınız tweet’ler” şeklinde takip ettiğiniz hesaplardan faydalı olduğuna inandığınız gönderileri bir ek sayfada embed embed alt alta toplasanız çok mu zahmetli olur?

    Bu arada Mundaine Helvetica Türkiye’de temin edilebilse ne güzel olurmuş…

  • “BBC izleyerek büyüyen bir ulusla nasıl rekabet edebilirsiniz?” en çok da bu tespiti beğendim.

  • “RMIT üniversitesinin icadı” giyilebilir teknolojilere bambaşka bir boyut kattı: Yenilebilir teknolojiler! Her taraf sensörlerle donanıyorken, neden akıl edemedik her organa birer sensör :) Süper zekice..

  • Serdar Bey, “haftanın özeti” bir harika…Yakın geleceğin gözde mesleğinin “enabler – kolaylaştırıcı” bir temsilcisi olduğunuzu düşünüyorum. Ben emekleriniz için teşekkür etmek istiyorum. Her okumamda sadece bir noktada görüşüm hiç değişmiyor : “Hep başka milletlerin inovasyonlarını, ilerleyiş haberlerini okuyoruz. Pozitif olmaya gayret etsem de, her geçen gün ümidimi yeşertecek bir damla su bulamadığım güzel ülkemde de yaratıcılığa dair,bilime, sanata, tekonolojiye katkı sağlayacak gelişmelerin yaşanmasını düşlüyorum.” İyi haftalar dileklerimle…

    • Takip ediyorsunuz, elimden geldikçe, haberim oldukça Türkiye’ye has gelişmeleri de paylaşmaya çalışıyorum.

      O tarafta nispeten bir kısırlık olduğunu kabul ediyorum. Ancak yine de kendi küçük dünyamıza hapsolmadan gözümüzü kulağımızı bu şekilde dünyaya çevirerek heves, hırs ve yaratıcılığımızı diri tutabileceğimizi düşünüyorum.

  • Ted monica konuşması çok etkileyici, youtuba.da var.. tamamen katılıyorum dediklerine, kısaca;
    ben çok gençtim, hata yaptım, herkes hata yapar ama o yaşta sosyal medya yoktu, kendimi ifade edemedim,2010.dan sonra istediğim gibi kounaşabiliyorum.. Genel olarak mesajları da;
    dedikodu yapmayın,başkalarını gizlice gözetlemeyin, sırlarını ortaya dökmeyin, böyle yapan sitelere, haberlere,insanlara arkanızı dönün AMA biliyorum ki bütün net dünyası bu işin içinde ve büyük paralar var..

    Sünnet konusunda esas, Nil Gün, ün çok iyi bir kitabı var. lütfen, erkek bebeği olanlar okusun ve okuttursun.. sünnet, yani pipinin kesilmesi islamda yoktur.

    finlandiya’da öyle bizde şöyle ; ne kadar çok paran varsa o kadar az ceza ödersin.

    japonya hikayelerini ne zaman okuyacağız senden, bir kaç haftadır sordum, cevap yok ama ama ümidimi kaybetmedim :)

    microsoft hala klavye üretiyor.. ben de sanayide ürettireceğim, kare olmayan, parmaklara uygun, oval.. hadi bakalım.

    Rocketbook yerine normal deftere yazıp foto çekmek daha mantıklı değil mi ya?

    300lü link süper, tşk.

  • Haftanın özeti çalışmalarınızı daha düzenli bir şekilde ve zamanında takip etmek istiyorum. Aklıma geldikçe veya denk geldikçe değil. Bunun için en kolay yol galiba IFTTT (ya da IF). Birçok uygulama için takip mekanizması hizmeti sunan IF bildiğim kadarıyla bu durumda işe yaramıyor. Google Chrome ile ilgili bir koşul veremiyoruz galiba değil mi? Dolayısıyla IF’ten bildirim almamızı kolaylaştıracak şekilde (Twitter’dan belli bir metin şeklindepaylaşmak gibi) bir metot tatbik eder misiniz? Teşekkürler

  • Amirim yukarda bahsi gecen ‘ Rocketbook’un sayfaları özel bir bileşene sahip. Uygun bir kalem kullandığınızda sayfalarını silip yeniden kullanabiliyorsunuz ‘ demissiniz bir detay vermek isterim bu olay defterin ozelligi degil Kalemin ozelligidir ve her zeminde gecerlidir. Kalemi inceleme firsatiniz olursa sadece mikrodalgada degil herhangi bir isiya maruz kaldiginda silinebilen bir murekkebi oldugunu gorursunuz. http://pilotpen.us/brands/frixion/ (Haftalik ozetlerinizden dolayi mutesekkir oldugumuda belirtmek isterim)Hepimize kolay gelsin..

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

e-Bülten Aboneliği