Genel Gündem
Türkiye ve dünyadan güncel haberler.
[box type=”info”]Garanti Bankası’nın desteğiyle Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan haftalık özetler, genel gündemin koşturmacasında gözünüzden kaçan ancak haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri sıralar.[/box]
- ‘Şeytan taşlama’ adıyla anılan Hac adeti sünnet mi yoksa İslamla çelişen bir ritüel mi tartışıladursun hacı adayları için ölüm riskinin en yüksek olduğu anlardan biri olduğu acı örneklerle ortada. 2 milyon müslümanın bu haftaya denk gelen Hac ziyaretindeki şeytan taşlama sırasında (kendilerine belirtilen zamanlara uymayan iki farklı grubun karşı karşıya gelmesi sebebiyle) çıkan izdihamda ilk haberlere göre 300 kişi ezilerek öldü. Sayı an be an artmaya devam etti. Son açıklamalara göre 4’ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak üzere 717 ile 769 arası kişi hayatını kaybetti, 934 kişi yaralandı (kesin rakam hala belli değil). Quartz sitesi hacca gitmenin temel anlamından yola çıkarak ‘Suudi yönetimi ibadet ile kapitalizm dengesini bozduğu’ iddiasıyla soruyor: Mekke’nin modernizasyonunda kantarın topuzu kaçmış olabilir mi? WIRED dergisiyse bu felaketin tamamen bir akışkanlık sorunu olduğunu savunarak sebep sonuç ilişkilerine bakıyor hatta tavsiyelerde bulunuyor. Aşağıdaki videoda ‘şeytan taşlama’ olarak anılan sürecin haber arşivlerinden bir örneğini izleyebilirsiniz.
- Huzur ve barış ülke olarak hasretini çektiğimiz temennilere dönüştü. Peki dünyada durum ne? Gezegenimiz daha barışçıl ve huzurlu mu yoksa gözden kaçırdığımız bir şeyler mi var? 8 yıllık bir küresel çalışmanın ışığında detaylarına bakalım.
- Honda’nın bu hafta gösterime giren Paper başlıklı reklamı otomotiv ve inovasyon tarihinin 60 yılını 1,5 dakikada özetliyor (yapım öyküsü de en az kendisi kadar etkileyici).
https://www.youtube.com/watch?v=fLCEd8xk1BE
- Ikemeso Danshi. Bir şey ifade etti mi? Etmediyse açıklayayım: Japonya’da başlayan bu yeni trend, toplu ağlama etkinliklerinde gözyaşlarınızı silen ‘çekici’ erkeklerin hizmetine verilen isim. Bedava da değil: 65 dolar. Şimdi bir şey ifade etti mi? Bende de etmedi.
#BugünÖğrendimKi dünyanın en büyük 'lastik üreticisi' LEGO'ymuş. http://t.co/oD6bFzVR98 pic.twitter.com/oz2mqdgwzC
— M. Serdar Kuzuloğlu (@mserdark) September 22, 2015
- Irak’tan İsrail’e göçmek zoruda kalan bir musevi ailenin çocuğu Jason Buzi, Ortadoğu mültecilerinin çaresizliği ve çözümsüzlüğü üstüne kafa yorarak Refugee Nation adını verdiği bir projeye girişti. Bu çaba sadece göçmenlerden oluşan yeni bir ülkeyi temel alıyor. Şu an dünyanın dört bir yanına dağılmış ve sayıları 60 milyonu aşan mültecilere yardım etmeye çalışan 50 binin üstünde kuruluş var. Bu operasyonun günlük maliyeti 27 milyon doları geçiyor. Ancak bütün bu çabaya rağmen her yıl bu kitlenin sadece yüzde 1’i yeni ve kalıcı bir yere sahip olabiliyor. Refugee Nation (Mülteci Ulusu) projesinin ihtiyaç duyduğu toprak parçasını ABD ya da Avrupa ülkelerinden karşılama önerisi pek akla yatkın değil. Ancak raporda dikkat çekildiği gibi sadece Filipinler’in dahi çoğu kullanılmadan boş duran 7 bin adası bulunuyor. Endonezya’da bu rakam 17 bin. Toplanacak uluslararası bağışlar karşılığında toprağını satmak isteyecek ülkeler dahi seçenekler arasına alınmış (Yunan adalarından ikisini satın alıp benzer bir projeyi hayata geçirmek isteyen Mısırlı milyarder Naguib Sawiris’e birkaç hafta önce yer vermiştim). Fikirler arasında uluslararası (sahipsiz) sularda bir yapay ada inşa etmek gibi fikirler dahi var. Ancak bunca farklı ulustan insanı ortak bir paydada (dil, din, anayasa, vs) buluşturmak, sürdürülebilir bir ekonomi ve siyasal düzen yaratmak elbette kolay değil. Hepsinin orada yaşamak isteyip istemeyeceği de meçhul. Ama yine de kulak vermekte fayda var (PDF).

- Mülteci konusuna teknolojinin sunduğu fikir ve çözümlere topluca bakalım.
- Köprü ustası drone’ların sanatını gördünüz mü?
- Ekim ayından itibaren Malezya’da bütün araçlara (motosikletler dahil) Türkiye’deki OGS / HGS benzeri çip takılmaya başlanacak. Kanunen zorunlu tutulan bu girişim 2018’e kadar tamamen RFID çipi okuyucularıyla donatılmış yollarla entegre edilecek. Amaç trafiği gözlemek ve suçlu takibi gibi olağandışı durumlarda destek almak. Ancak işin diğer yanında devletin herkesin nerede olduğunu ve nerelere gittiğini bildiği bir yapı kurulmuş olacak. Türkiye Malezya olmasın.


Bir yanıt yazın