Haftanın Özeti: 83

23 – 29 Mayıs 2016 tarihleri arasında Türkiye ve dünyadan haber, site, yazılım, donanım, cihaz, video ve trendler.
Garanti Bankası’nın desteğiyle Pazar günleri saat 10:00’da yayımlananhaftalıközetler, genel gündemin koşturmacasında gözünüzdenkaçan ancak haberdar olmanızdafayda olan gelişmeleri sıralar.

Genel Gündem

  • Binali Yıldırım geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirilen -ve tek aday olarak katıldığı-olağanüstü kongrenin ardından 1.405 delegenin oyuyla Adalet ve Kalkınma Partisi (yeni) Genel Başkanı seçildi. Hemen ardından da Türkiye Cumhuriyeti 65. Hükümet kadrosunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunarak görevine başladı. Aralarında toplumsal meselelere ilişkin tartışmalı açıklamaları ile akıllarda yer edinen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğu’nun da bulunduğu 8 bakan kabine dışı kalırken 4 bakanın yeri değişti.

binali-yildirimjpg

  • İnsan Eniklerin Gizli Hayatı isimli belgesel internetin ortak ilgi alanı olan insanların buluşmasını kolaylaştırması ile son 15 yılda patlama yaşayan bir BDSM topluluğuna odaklanıyor. ‘Pup play’ (enik oyunu?) pratiğini sempatik bir yaklaşımla ele alan belgesel ‘köpeğin olayım’ diyen adamların hikayesini anlatıyor. Vücutlarına tamamen oturan sentetik deri benzeri bir materyalden yapılmış kostümleri ile kaplarından yemek yemekten, karınlarından ve kulaklarından sevilmekten, oyuncaklarını kemirmekten keyif alan bu koca eniklerin ardında genellikle ‘sahip’leri ile birlikteliği olan yetişkin erkekler yer alıyor. Belgeselde enik hayatının tadını çıkaran isimlerden biri olan Tom muhtaç ve sevimli bir köpek olarak yaşadığı tecrübeyi ‘Para, yemek ya da iş konularında endişelenmek zorunda değilsiniz. Bu en yalın haliyle birbirine eşlik etmenin tadına varmak için bir şans.’ şeklinde ifade ediyor. Hayatın çeşitli dönemlerinde huzuru ve keyfi hayvan gibi yaşamakta bulmanın olağan olduğu düşünüldüğünde enik topluluğu ile dalga geçmek, bu topluluğu karalamak ya da yok saymak biraz ayıp oluyor.

  • İnsanlık havai fişekli kutlamaların kuşlarda şok ya da yanma sonucu ölüm, görme ve duyma kaybı gibi sorunlara sebep olduğu gerçeğiyle yüzleşmeye çalışırken Japonlar bu tehlikeli ve büyüleyici gösteriye ‘’güvenli’’ ve çok daha büyüleyici olması beklenilen bir alternatif getirdi.Japonya menşeili ALE co. araştırma şirketi Tokyo’da düzenlenecek 2020 Yaz Olimpiyatları açılışında sergilemesi beklenilen sansasyonel fişekçilik teknolojisini Sky Canvas adıyla sundu. Tokyo semalarını süsleyecek yüzlerce minik, renkli ateş topu ev sahibi şehrin 100 km.’ye kadar dışından da izlenebilecek.

  • Moody’s’in raporuna göre ABD’de ilk kez geçtiğimiz yıl finans sektörü dışındaki en büyük beş şirket teknoloji sektöründen çıktı.Apple, Microsoft, Google, Cisco ve Oracle’dan oluşan liste, finans dışındaki ABD ekonomisinin yüzde 30’unu oluşturuyor.
  • Çocukluğa ait en enteresan tecrübelerden biri de sallanan süt dişlerini çekmek ve yerine gelenleri gözlemektir. Dişi çekmek için kullanılan yöntemler konusunda da herkesin türlü çeşit anısı vardır. Fakatbir baba bu meseleyi farklılaştırma işinifena halde ciddiye almış. Çok fena halde hem de…

Gelişmeler devam ediyor! Sıradaki sayfaya aşağıdan geçebilirsiniz.

9 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • İnternet girişimcilerine özel, özenli bir video içerik: Geliştirici ve Tasarımcı Sohbetleri.
    başlığındaki video private olduğu için oynatılamıyor.

  • hahahaha..Kainatın özetinin sonu çok güzel,Nothing means anything and we re all gonna die,by then :D :D

  • sanirim gittikce okurun yazarinin takip ettigi siniftan cikip yazarinin okurunu takip ettigi sinifa giriyorsun. eski gazete ve blog yazilarinin tadi cok eskilerde kaldi. her hafta (eminim ki cok emek veriyorsun) dunya hallerini bitsede yayinlasam tadinda, sayfa okunmalarin nasil bilmiyorum ama kendini tuketiyorsun (belki de boyle daha cok para kazaniyorsundur bilmiyorum) ama nacizene fikrim bir silkelenme zamanini geldigidir. Ha boyle iyi diyorsan tabii ki kendi secimin ama bir okurun olarak artik tahammul edilemez derecede siradanlasmaya basladigini soylemek istedim, sevgiler ve saygilar.

    • Öncelikle yorum ve katkınız için çok teşekkür ederiz.

      Dünya Halleri sitesinin içeriği hafta boyu Türkiye ve dünyada olup biten -ama genellikle gündem dışında kalan- önemli gelişmeleri kısa formatla ilgili kişilere aktarmak üzerine kurulu. 83 haftadır da tarzında bir değişim yok. Hatta ilk sayısından bugüne bakınca epey de geliştiğini gözlemleyebilirsiniz.

      Haftalık özetlerde yer verilen haberlerin neredeyse tamamının İngilizce kaynaklı olması yüzünden okurlardan gelen talep üzerine bir süredir hafta içinde -normalde sessiz kaldığımız dönemde- haftasonu özetinde yer vereceğimiz yabancı dildeki haberleri Türkçeye çeviriyoruz.

      Bağlantıyı nasıl kurdunuz bilemiyoruz fakat bu çaba sonucu daha fazla para kazanma gibi bir şey elbette söz konusu değil. Burası bir üretim atölyesi olsa (ya da sayfalarında reklam gösteren bir site olsa) daha fazla üretim daha fazla para anlamına gelebilirdi elbette. Ama öyle bir şey yok.

      Tahammül ile ilgili genel bir sıkıntı olduğunu da sanmıyoruz zira ziyaretçi trafiği her hafta bizim bile öngörmediğimiz bir hızla artıyor. Umarız daha da artacak. Sizin -bahsetmediğiniz sebeplerden ötürü- bir tahammülsüzlüğünüz olabilir. Neyse ki internette milyonlarca site var. Bizim için bu kadar kendinizi zorlamanıza gerek yok. Tahammül edebildiğiniz bir başka siteyle devam edebilirsiniz.

      İlginiz ve vakit ayırıp yazdığınız yorumunuz için tekrar teşekkürler.

      • aslinda tamamen pozitif bir elestiri amaciyla yazilmis yorumuma daha dolu ve belki de kendi kendini de elestirerek cevap yazmani bekliyordum ama benim gibi dusunmediginden olsa gerek beni baska bir siteye yonlendirmissin, uzuldum ne diyeyim.

        1-dunya hallerine verdigin emegini, ilk sayisindan bugune kadar ki gelisimini gormemek cok haksizlik olur ki zaten oyle bir amacim yok. aslinda tam demek istedigime gelmissin senin gundem disi dediklerin burayi takip edenlerin zaten gundemi ve hafta boyu uc asagi bes yukari cogunu bir sekilde duyuyoruz ve okuyoruz. burada bir ozet gecmesi ve emekin yatsinamaz ancak eski radikaldeki yazilarinin (belki bir gazeteye kose yazmalisin), blogundaki yazilarinin (en son yazi nerdeyse 5 ay olmus), eski trt deki programlarinin tadinda olmayinca (amac da o degil tabii ki) bir otomatiklesme hissi olusuyor ben de onu ifade etmeye calistim.

        2-daha fazla para kazanma baglantisini su sekilde kurdum (dogruyum diye iddaa etmiyorum zaten). eskiden okurlar olarak bize gazeteden , televizyondan, internetten ulasiyordun (yani sen bize geliyordun); simdilerde takip edebilidigim kadariyle biz sana gelmek durumunda kaliyoruz. Yer aldigin etkinlikleri zaten blogunda yayinlamissin, hitap etmek istedigin kitle ve iletisim metotlarindan bu zaten belli. bizim sana gelmemizin de sana daha fazla kazandirdigi dusuncesiyle soylemistim ama burada kazanctan cok eskiye ait bir ozlemi ve tadi ifade etmeye calistim.

        3-sayfa okumalarinin hizla artmasi benim elestirilerimi degistirmeyecegini tahmin edebilmen lazim, cunku her hafta ozet okumaktan cok bir blog yazini ya da gazete koseni okumayi tercih ederdim. seksen kusur haftadir okurlarine ozet gecmek siradanlasmaktir, yani bunun baska bir karsiligi yok. kisaca eskiden senden aldiklarimi simdi takipcin olarak alamayinca tahammul edilmedigini soyledim, ama bunun karsiligi tahammul edebildigin baska bir siteye gec olmamaliydi, neyse insanlar da degisir.

        belki bu yazdiklarim daha aciklayici ve doyurucu olmustur, tekrar sevgiler ve saygilar

        • Ferruh kardeş sen olayı kavramamışsın. “… seksen kusur haftadir okurlarine ozet gecmek siradanlasmaktir, …” diyorsun. Bu site Serdar beyin kişisel blogu değil. Veya köşesi de değil. Bu site kendi blogunda başlattığı [https://www.mserdark.com/haftanin-ozeti-1/ serinin] müstakil olarak ayrılmış hali. Yani eğer blogda devam etseydi yine size göre sıradanlaşmış olurdu. Ama bu bir mantık hatası. Çünkü bu serinin amacı her hafta, haftalık özet çıkartmak. Amacı da bu, var oluş sebebi de. Dolayısıyla bu bir sıradanlaşma değil. Bu, bu serinin özüne sadık kalıp sürdürmektir.

          Mesela kendi blogunda hep seri yapsaydı o zaman derdin “arkadaş sende bi başladın özete bi bitmedi.” diye. Ama öyle bir şey yok.

          Gelir meselesine gelince. Bu sponsorlu bir proje. Geliri açık. Gizli değil. Kaldı ki daha çok kazanmak için daha fazla çalışıp çalışmamasını kim yaptığı işe bağlayıp laf edebilir. İster daha fazla para kazanmak için yazar ister hiç. Sonuçta kendine bakması lazım. Onu da geçtim ailesi var. Ne kadar kazanırsa tabi ki de kar.

          Eğer “abi sen değiştin ya hu.” demek istiyorsan (ki diyorsun(UZ)), bunu kendi blogunu veya kişisel olarak yürüttüğü işleri baz alarak söyleyebilirsiniz.

          Siz çıkmışsınız belirli bir amaç üzerine kurulmuş bir sitenin özüne uygun davranmayı değiştiniz diye söylüyorsunuz.

          Yani mesela Bir insanı tanırsınız. Sonra o bi işe girer ve o iş boyunca o işin rutinlerini yapar. Sizde dersiniz oo sen de değiştin hep aynı şeyleri yapıyorsun. Bu kadar saçma bir yorum.

  • Kendinizi yormayin başka siteye, amirim hiç olmadi bence. Kişi yazmiş yorum cevabin sonu böylemi olmali?

  • Serdar aga inan çok sabırlısın. Helal sana :)) Okuyucunun hakkı var da yazarın da bir kaç “tuhaf” (!) söz söylemeye hakkı olsun artık. Müşteri memnuniyeti saçmalığı nereye kadar. Devam abi. Sıradan sıradan devam. Eline emeğine sağlık.

  • Mesele blogun (kişisel) yetim kalması. Aynı yazıyı 3-4 defa okuduğum oldu; pek çoğu da o lezzette yazılar. Takdir edilesi emek ürünü, edebi değeri olan, 20 yıl sonra da keyifle okunacak lezzette yazılar. Epeydir mahrumum bundan. Keşke vaktiniz yetse de ağırlık verebilseniz bloga. Ama bu temenniyi bile dile getirmem bencillik olur diye korktum; yattığım yerden, “yaz kardeşim bol bol, keyifle okuyayım” diyemem. Allah, zamanınızı bereketlendirsin ki vakit bulabilesiniz blog için. Dünyahalleri mecrasındaki kazancınız da büyüdüğü hız gibi artsın inşallah.

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...