Nakitsiz toplum pek de hayrımıza olmayabilir

The Guardian yazarı Brett Scott dijital ekonomiye geçişin zararsız, doğal bir süreç olduğuna dair anlatılanlara inanmamamız gerektiğini düşünüyor.

Haber Özeti

Tam Sürüm

Batı dünyasında bankalar şubelerini kapatıyor, ATM’lerini kaldırıyor. Buna gerekçe olarak müşterilerin dijital ve nakitsiz ekonomiye yönelmesi gösteriliyor. Ancak bu değişimi talep edenin müşteriler mi yoksa bankalar mı olduğu tartışma konusu.

The Guardian yazarı Brett Scott bankaların kendi fikirlerini müşterilere zorla kabul ettirdiğini ve tüm bu fikirler sanki müşterilerden geliyormuş gibi gösterdiğini düşünüyor. Scott’a göre bankalar dijital sisteme geçerek müşterilerinin para akışını gözetlemek ve kontrol altında tutmak istiyor. Bu alana yönelik ilgiyi artırmak için ise nakit, kullanımı zor bir yöntem gibi gösterilmeye çalışılıyor. Daima dijital sistemlerin kolaylığından bahseden bankalar, müşterilerinin de nakit parayı kullanışsız bulduğunu söyleyen reklamlar hazırlıyor.

“Müşterilerin böyle bir talebi yok”

Scott dijital ekonomiye geçiş talebinin müşterilerden geldiğinin bir illüzyon olduğunu söylüyor. Nudging (dürtme) adı verilen bir yöntemle bankaların müşterilerin seçeneklerini azalttığını belirten yazar, elinde başka seçenek kalmayan müşteriler dijital araçlara yönelince bankaların bu durumu “Müşterilerimiz dijital hizmetlerimizi daha çok tercih ediyor” şeklinde servis ettiğini söylüyor. Banka şubelerinin ve ATM’lerin azalmasıyla işlemlerini dijital ortamda yapmaya mecbur kalan müşteriler bir anda dijital ekonominin savunucuları haline geliyor.

Marksist filozof Antonio Gramsci‘nin hegemonya kavramına değinen Scott, güçlü kişi ve kurumların kültürel ve ekonomik ortamı kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmek ve bu değişimi toplumun geneli talep ediyormuş gibi göstermek için çabaladıklarını anlatıyor. Günümüzden 20 yıl önce kimse dijital ödeme yöntemlerini kullanmayı talep etmiyordu. Bugün ise bu yöntemlere geçiş artık doğal bir süreç olarak görülüyor.

“Dijital ekonominin olumsuz yönleri konuşulmuyor”

Bankalar tarafından sürekli övülen ve kullanışlı olarak nitelendirilen dijital ödeme yöntemleri, en son yaşanan Visa kaosu ile milyonlarca kişiyi mağdur etti. Veri merkezlerinin etkili çalışmasına bağlı olan dijital ödeme yöntemleri, bu sistemlerin çökmesiyle kullanılamaz hale geliyor. Oysa nakit sistemi herhangi bir dış güce bağlı değil. Basit bir takas yöntemiyle nakit para kolay ve sorunsuz bir şekilde kullanılabiliyor.

Dijital ekonomiyi topluma kabul ettirmeye çalışan kurumların asıl amacı, yapılan alışverişlerden komisyon ve ek ücretler almak. Ayrıca kullanıcıların verilerini inceleyip buna göre strateji geliştirebilmek. Scott “Nakitsiz bir toplum yanında bazı tehlikeleri de getirecektir” diyor. Banka kullanmayı reddeden kişiler ötekileştirilecek ve bazı haklarını kullanamamaya başlayacak. Ayrıca nakit yerine kartla ya da cep telefonuyla ödeme yapmanın psikolojik sonuçlarına dair henüz yeterince çalışma yapılmış değil. Bu yöntemler insanları daha fazla harcama yapmaya teşvik edebilir.

“Devletlerin de işine geliyor”

Tüm bunlara rağmen devletler ve finans kurumları arasında dijital ekonomiye geçiş konusunda bir anlaşma var gibi duruyor. Devlet nakit para kullanımını yasa dışı ödemeleri kolaylaştırması ve vergi kaçırmaya zemin hazırlaması sebebiyle istemiyor. Bu ifadeler dijital ekonomiye geçiş için bir sebep olarak sunuluyor. Ancak bu tartışmalarda dijital ödemelerin olumsuz etkilerinden hiç bahsedilmiyor.

Scott’a göre Birleşik Krallık hükumeti dijital finans hizmetleri endüstrisine destek olmayı tercih etti: “Bu sorumsuz ve samimiyetsiz bir davranış. Nakitsiz toplumun ve hiper-dijital bankacılığın ‘doğal süreç’ olduğunu anlatan hikayeleri kabul etmekten vazgeçmeliyiz. Kapatılan her bir ATM cihazının, bankaların bizi dijital kapanlarına sokmak için attığı bir adım olduğunu anlamamız gerek.

Kaynak: The Guardian

Batı dünyasında bankalar şubelerini kapatıyor ATM makinelerini kaldırıyor. Buna sebep olarak müşterilerin dijital ve nakitsiz ekonomiye yönelmesi gösteriliyor. Ancak bu değişimi talep edenin müşteriler mi yoksa bankalar mı olduğu tartışma konusu. The Guardian yazarı Brett Scott bankaların kendi fikirlerini müşterilere zorla kabul ettirdiğini ve tüm bu fikirler sanki müşterilerden geliyormuş gibi gösterdiğini düşünüyor. Scott'a göre bankalar dijital sisteme geçerek müşterilerinin para akışını gözetlemek ve kontrol altında tutmak istiyor. Bu alana yönelik ilgiyi artırmak için ise nakit, kullanımı zor bir yöntem gibi gösterilmeye çalışılıyor. Daima dijital sistemlerin kolaylığından bahseden banka reklamları, müşterilerinin de nakit parayı kullanışsız bulduğunu söyleyen reklamlar hazırlıyor. Ancak müşterilerin çoğunun dijital ekonomiye geçme gibi bir talebi yok.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

Yorumunuz:

  • Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla

Bülten Aboneliği

Günlük haberleri eposta bültenimizle takip edin!

Teşekkür ederiz.

Bir terslik var...