[box type=”info”]Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.[/box]
Alabildiğine gerilimli geçen propaganda sürecinin ardından 2015 Genel Seçimleri bugün gerçekleşiyor. [highlight]54 milyon seçmen sandık başına gidecek[/highlight]. Ve her seferinde olduğu gibi ‘bu seferki ölüm-kalım meselesi, en önemlisi’ olacak. Öyle olmadığını bir sonraki seçimde göreceğiz. Çünkü o seferki de bir şekilde ‘ölüm-kalım meselesi’ olacak.
Bu özetleri hazırlarkenki ana mesajım “bakın böyle şeyler de oluyor” diyebilmek. Kendi zihni ve fiziki hapishanemizde kafa yorduğumuz konuların sandığımız kadar biricik ve önemli olmayabileceğini düşündürtmek istiyorum biraz da. Gırtlağımıza kadar siyasete battığımızı sanarken dahi uç veren yeni ideoloji ve değerlerden habersiz kaldığımızı düşünüyorum. Bu yüzden ‘diğer’ konular çok daha anlam kazanıyor gözümde.
Her şeye rağmen seçim sonuçlarının hepimiz adına hayırlı şeylere vesile olmasını dilerim.
Genel Gündem
- Meksika’da yaklaşan genel seçimler öncesi hükümetten enteresan bir hamle geldi: her eve bedava televizyon! 24 inçlik LED TV’ler içinden akacak politik propaganda ve mesajları taşıması için milyonlarca haneye dağılacak. Olayın kılıfı yeni nesil televizyona ihtiyaç duyan dijital karasal yayına geçiş.
- BBC ‘diktatörlerin olmadığı bir gelecek mümkün mü?‘ diye soruyor. Uzun bir analizden sonra da şu sonuca varıyor: Bu pek mümkün değil çünkü bazı toplumlar güvenlik ve istikrarı özgürlüğüne tercih eder.

- Dilimize ‘bilgisayar oyunu’ şeklinde yanlış bir şekilde girmiş olan ‘video oyunları’, tarihin her döneminde her cihazda büyük bir tutku yarattı. Ancak bugünkü teknoloji sayesinde sinematografik gerçekliğe ulaşıp ve devasa sanal evrenlere genişleyince küresel bir salgına dönüşmesinin önüne geçilemedi. Ne kadar ilgisiniz bilmiyorum ama özellikle Güney Kore, Çin ve Japonya gibi Uzakdoğu ülkelerinde video oyunları salgın hastalık misali insanları pençesine almış ve neredeyse hayattan tamamen koparmış durumda. Çin’de devlet kanun ve düzenlemelerle olayı kontrol altında tutmaya çalışıyor. BBC bu hafta olayın hiç incelenmeyen bir tarafına mercek tutmuş. [highlight]Fazla oyun oynamaktan fiziksel hasara uğrayanlar![/highlight] Unutmayalım ki bu ülkelerde başından kalkamadığı için masada ölen de çok sayıda ‘oyunsever’ bulunuyor (bulunuyordu desek daha doğru gerçi; çünkü artık yoklar).

- Çin’de öğrencilerin başarısı bir toplumsal baskı. Başarısız olduğu için intihar eden öğrenci haberleri bile sıradan. Bu baskının kaçınılmaz yan etkilerinden biri de kopya çekmek. Teknolojiye yatkınlık sebebiyle akıl almaz teknikler kullananlarla mücadele de eğitimcilerin yeni dönem uğraşlarından biri. Üniversiteye giriş sınavında başvurulan son tedbir de gücünü teknolojiden alıyor. Havada dolaşan özel insansız hava araçları (drone) yüzlerce kilometre çapındaki radyo sinyallerini takip ederek dışarıyla iletişim kurarak kopya çeken öğrencileri tespit ediyor. Çin’de kopya çekerken yakalananlar 3 yıl sınavlardan men ediliyor (kopya demişken bir eski yazımı da araya iliştirmek isterim).

- Sosyal medya terör örgütleri için benzersiz, görülmedik bir propaganda ve taraftar toplama aracı. Ama bu avantaj ‘karşı taraf’ için de geçerli. Genellikle unutulan bu detayı bu hafta yaşanan ilginç bir gelişme tekrar hatırlattı. Sosyal medya paylaşımlarına yönelik teknik takip sayesinde IŞİD’in karargahını tespit eden ABD istihbaratı, aynı gün Hava Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği bir hava saldırısıyla örgütün genel merkezini yerle bir etti. Kullanılan tekniklerden biri paylaşılan fotoğrafların EXIF bilgilerinden koordinatları tespit etmekti.
- ABD Green Card Lottery (Yeşil Kart Piyangosu) adı altında her yıl dünyanın birçok ülkesinden yapılan ücretsiz başvurular arasından on binlerle ifade edilen sayıda göçmen kabul ediyor. Yeşil Kart bir anlamda ABD vatandaşlığının da ilk adımı. Bu kartı almaya hak kazanan başvuru sahiplerine yönelik 16 yıllık verileri içeren bir veritabanına denk geldim. Türkiye 15. sırada. Başvuranların eğitim düzeyi oldukça yüksek. Doğal olarak kabul edilme oranları da. Sandığımızdan çok daha büyük bir beyin göçüyle taze zihinlerimizi kaybediyoruz.
- Futbol ile ilgim yok ama güzel futbolu anlayabiliyorum. Geçen haftaki özeti yayınladıktan hemen sonra oynanan 2015 Copa del Rey final maçında Barcelona oyuncusu Lionel Messi’nin futbol tarihine geçecek gölünü ESPN adım adım incelemiş. Bu mucizeye bir de bu gözle bakalım.
- Köpekler sahiplerini telefon ya da tablet ekranlarından tanıyamıyor. Bunun sebebini araştıran National Geographic ilginç bir sonuca ulaşmış. Köpekler tanıma ve algılama yeteneğini büyük ölçüde kokuyu merkez alarak yapıyor. Kokunuzu alamadıkça görüntünüz onun için pek bir şey ifade etmiyor.
#BugünÖğrendimKi az / kalitesiz uyku Alzheimer hastalığını tetikliyormuş. http://t.co/E6QLae6g0D
— M. Serdar Kuzuloğlu (@mserdark) June 6, 2015
- Avrupalı bir araştırma grubu kanalizasyonlardan topladığı örneklerle şehirlerin uyuşturucu kullanım haritasını çıkardı. Avrupa Birliği Uyuşturucu Bağımlılığı Takip Merkezi tarafından gerçekleştirilen çalışmada idrar ve dışkı örneklerinden ‘karneler verildi‘. Sonuçlar çok da sürpriz sayılmaz. Londralılar kokainde, Amsterdamlılar ot ve ecstasy’de, Oslo meth, Antwerp ise amfetaminde lider. Amsterdam, Londra ve Barcelona neredeyse her kategoride ilk sıralarda.
- Yukardaki araştırma Avrupa’da mümkün ancak Hindistan’da neredeyse imkansız. Çünkü [highlight]ülkedeki evlerin yüzde 53’ünde tuvalet bulunmuyor[/highlight]. Kırsal alanlarda bu oran yüzde 70‘i geçiyor. Tuvaletini uygun bulduğu yere yapan halk birçok hastalık yayıyor. Hükümet ‘Temiz Hindistan’ kampanyası çerçevesinde her eve ücretsiz tuvalet kabini dağıtmaya başladı. 2019’a kadar 60 milyon hane ‘tuvaletlenmiş’ olacak. Fakat esas sorun alışkanlık yaratmak çünkü halkın büyük kısmı evine yakın bir yere tuvaletini yapmak istemiyor. Bir diğer gerekçeyse ‘deliğin küçük oluşu’.

- Marvel yepyeni süper kahraman yorumlarıyla karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Detayların sonu yok.
- Dünyanın en iyi 50 restoranı arasında Türkiye’den bir tane bile mekan yok. Bu ayıp bizim.
- [highlight]45 kata yayılan 70 restoran ve 10 bin odasıyla[/highlight] dünyanın en büyük oteli unvanına sahip olacak Abraj Kudai 2017’de tamamlanacak. 3,5 milyar dolara mal olacak yapının konumuysa ilginç: Mekke. İslam camiasının o bölgede Kabe dışında dikkat çekici bir şeyin varlığına izin vermesini / tahammül edebilmesini anlamak güç.

- Kocasının vefatının ardından geriye kalan ‘ıvır-zıvırlarını’ çöpe atan bir kadın farkında olmadan 1976 yılına ait ilk Apple bilgisayarı da gözden çıkarmış oldu. Çöpleri devralan Clean Bay Area adlı firma açık arttırmada cihazı [highlight]200 bin dolara sattı![/highlight]. İşin ilginci bu bedeli kadına devretmek istemelerine rağmen kendisine ulaşamıyorlar.

- The New York Times gazetesi Rusya’da iktidar adına internet trollüğü yapan ekibin genel merkezini mercek altına alarak çok ilginç bir dosya hazırlamış. Çok uzun fakat ibretlik bir makale.



Bir yanıt yazın